Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Eylül 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

AB'yi yeniden tartışmalıyız


Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Pazartesi günkü MANŞET ( CNN TÜRK hafta içi hergün 17:00) programında son derece önemli bir noktaya parmak bastı. Daha doğrusu hepimizi uyardı.
Avrupa Birliği konusunda herkesin farklı bir düşüncesi olduğunu, işsizlerin iş bulmak, malını satamayanların malını satabilmek için, AB'yi istediğine dikkat çekti. Herkesin farklı düşünmesinin doğal olabileceğini, ancak doğal olmayanın daha doğrusu tehlikeli olanın AB'nin getirdiği yükümlülükleri, fedakarlıkları toplumun tartışmak istemediği olduğuna dikkat çekti.
"Gelin, 17 Aralığa kadar AB'yi yine tartışalım" dedi.
Tabii, kibar bir siyasetçi olduğu için "Bu kafayla biz müzakereleri bitiremeyiz" demedi. Ancak, söylemek istediği buydu.
Bu konuyu biraz daha açmamızda yarar var.
Cemil Çiçek'in değindiği nokta gerçekten çok önemli.
Nedeni de, kamuoyu bir yana, köşe sahibi olanlarımızdan uzmanlarımıza, siyasetçilerimizden program yapımcılarımıza kadar, AB'yi sesli-sözlü tartışan insanlarımızın AB'ye tam üyeliğin ne anlama geldiğini, nasıl yükümlülükler getirdiğini tam olarak bilememeleri.
Oysa 17 Aralık'tan sonra uzun bir müzakere süreci başlayacak. AB doruğundan çıkacak karara istenildiği kadar koşullar konsun, istenildiği kadar farklı bir müzakere yöntemi saptansın, kesin bir tarih verildiği andan itibaren yepyeni bir süreç başlayacak.
Bu müzakereler, son dört yıldır yaşadıklarımızdan çok farklı olacak. Kopenhag kriterlerine uyum sırasında karşılaşılan güçlükler, katılma müzakerelerinde karşılaşacaklarımızın yanında çok hafif kalacak.
İşte böylesine zorlu bir sürece girerken, nelerle karışı karşıya kalacağımızı, nasıl büyük fedakarlıklar gerekeceğini, bugüne kadar ki düzeni nasıl baştan aşağı değiştireceğimizi bilmemiz şart.
Bu koşulları bilmekte yetmiyor.
Ardından, karşı karşıya kalacağımız güçlüklere hazır olup olmadığımızı da tartışmamız ve içimize sindirmemiz gerekiyor.
Biz hala AB ile birşeylerin pazarlığının yapılacağını sanıyoruz. "Müzakere" kelimesini, AB'nin bazı kurallarını kendimize göre değiştirmek, işimize gelmeyenleri kabul etmemekmiş gibi algılıyoruz.
Oysa, ortada bir pazarlık yaşanmayacak.
AB'ye üye tüm ülkelerin benimsedikleri yazılı kuralları (örneğin tarım politikalarından çevreye, enerjiden bankacılığa, sanayiye kadar) bizim ne sürede hayata geçirip uygulayacağımız ve bunu yaparken AB'den teknik ve maddi ne kadar destek alacağımız konuşulacak.
Bu, bir pazarlık olmayacak.
Oysa komuoyundaki algılama çok farklı. Hemen her konuda büyük alınganlıklar yaşıyoruz. Avrupa Birliğini adeta bir hasım gibi görüyoruz. Türkiye'yi sömürmeye ve bölmeye çalışan, üstüne vazife olmayan alanlarda dahi, iç işlerimize burnunu sokmaya çalışan bir grup olarak niteliyoruz. Uyum için atılan her adımı bir "ödün", onurumuza vurulan bir "darbe" gibi algılıyoruz.
Bu şekilde devam edersek, katılma müzakereleri hiç bitmez. Türkiye'yi aralarında görmek istemeyen ülkeler de çok memnun olurlar. Sonunda da, karşılıklı şekilde öylesine yoruluruz ki, tam üyeliği bırakır "özel statü" formülüne kaymak zorunda kalırız.
Bundan dolayı, yola çıkmadan önce, AB'ye tam üyeliğin ne anlama geldiğini, bunu gerçekleştirebilmek için nelere katlanmamız gerektiğini bilmeli ve tartışmalıyız.
Eğer altından kalkamayacaksak, başından vazgeçmeli ve toplumu da boşyere ümitlendirmemeliyiz.
Unutmayalım ki, AB'ye tam üyeliği bizler istiyoruz.
Unutmayalım ki, Ulusal programla ve bugüne kadar ki çok hükümet ve meclis kararlarıyla AB'ye kesin taahhütlerde bulunduk.
Yine unutmayalım ki, AB'ye tam üye olmak, bir sistemin içine girmektir. Her alandaki politikaların Ankara'da değil, Brüksel'de saptanması demektir.
Birçok alanda egemenliğimizi paylaşacağız. Her iktidar değişiminde farklı politikalar değil, Avrupa Birliğinin temel politikalırı uygulanacaktır.
Toplum olarak birçok alışkanlığımızı bırakmak, yasaların neresini delebileceğimizi düşünmek yerine, hukuka ve yasalara harfiyyen uyacağımızı içimize sindirmek zorunda kalacağız.
İşte Cemil Çiçek haklı olarak buna dikkatimizi çekti.
Bakalım dinleyen bulunabilecek mi?

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Kemalizmde reform
KARA Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Büyükanı...
Çetin ALTAN
Eylül sonunda bu ne sıcak yahu!
EYLÜLÜN son günlerinde böylesine sıcak olur m...
Melih AŞIK
Kurdoğlu'nun suçu!
Önceki gün kaybettiğimiz değerli tiyatro sana...
Fikret BİLA
Memura maaş zammı
Memur sendikalarıyla hükümet arasındaki görüş...
Hasan CEMAL
Necdet Uğur Bey...
Necdet Uğur Bey öldü. Politikayı hayatı boyun...
Güneri CIVAOĞLU
Deli dana
İstanbul Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastane...
Abbas GÜÇLÜ
İstanbul Üniversitesi'nde rektör kim olacak?
Kemal Alemdaroğlu'nun görevden alınmasıyla bo...
Hurşit GÜNEŞ
Petrol fiyatı bir türlü düşürülemiyor!
Petrol fiyatları hala çok yüksek seyrediyor. ...
Nail GÜRELİ
Self servis kriz
Türk Ceza Kanunu = Zina "krizi" sürecinde hep...
Sami KOHEN
Zor komşu...
KOMŞU ülkelerin liderlerinin Türkiye'yi ziyar...
Mehmet Y. YILMAZ
Tepki göstermek medeniyet ister
Bir gazetede günlük yazılar yazıyorsanız, yaz...
Hasan PULUR
Necdet Uğur...
"BİR bir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar
Meral TAMER
Türkiye'nin AB'ye kattığı popülarite
Brüksel'e adımınızı atar atmaz, Türkiye - AB ...
Ece TEMELKURAN
F
13 Eylül günü, Çankırı'da biri, erken saatler...
Yaman TÖRÜNER
Parayı sıfırlarından arındırma
Geçen hafta, İktisadi Araştırmalar Vakfı'nın ...
Osman ULAGAY
AB'ye hiçbir dönemde bu kadar yakın olmamıştık
Belçika'nın ve Avrupa Birliği'nin başkentine ...
Güngör URAS
Memur da, hükümet de haklı (...fakirlik başa bela)
Memur konfederasyonları, en düşük memur maaşı...
M. Ali BİRAND
AB'yi yeniden tartışmalıyız
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Pazartesi günkü MA...

© 2004 Milliyet