|
 |
|
|
Bodrum'a yeniden dönüş
Bodrumseverler Oral Gönenç'in ilk kitabı "Bodrum'da Yeniden"i okurken hem o yörenin değişik yanlarını, kişilerini öğrenecekler hem kendi Bodrum'larını bir daha yaşayacaklar
Yaz bitiyor. Bu yaz yine en çok Bodrum yazıldı çizildi. Biz de yazı Bodrum üstüne bir kitapla kapatalım. Oral Gönenç'in "Bodrum'da Yeniden"iyle (Güncel Yayıncılık).
Yazarın ilk kitabı bu. Fotoğrafçılık, bir süre de gazetecilik yapan Gönenç, "Elimizdeki kitabı hazırlarken doğaldır ki, bir edebiyat eseri yaratmak gibi bir kaygım olamazdı" diyor... "Kitap nasıl yazılır bilmiyordum. Bende olmayan bilgisayarla mı, deftere mi, tek tek kağıtlara mı, elle mi, daktiloyla mı?" (Son noktasını koyduktan sonra kitabın bunlarla yazılmadığını sanırım anlamıştır.)
"Bodrum'da Yeniden"i okurken hemen iki tanıdık ilişti gözüme:
"Sadece atı, çizmelerinde mahmuzları ve göğsünde yıldızı eksik bir Amerikan 'sheriff'i gibi giyinen başkomiser Mustafa Yeşilova..."
"Nazmi'nin yanında bir lokanta ve pansiyon vardı, ilginç ismiyle: 'Hey Yavrum Hey'. Sahibinden de herkes, 'Hey Yavrum' diye söz ederdi. Hey Yavrum Mustafa Bey, İstanbul Sarıyerli, emekli bir Fransızca öğretmeni. Nasıl olmuşsa olmuş, önce Bodrum'a gelip aynı isimle lokanta işletmiş. Sonra Gümüşlük'te karar kılmış."
Vitamina'yı, Huk'u da biliyorum ama Şerif'le Hey Yavrum'u yakından tanıma, onlarla dostluk kurma olanağını bulmuştum.
* * *
Herkesin Şerif diye çağırdığı, çok kimsenin gerçek adını bile bilmediği Mustafa Yeşilova, terörün doludizgin günlerinde Bodrum'a atanmış Doğu kökenli bir emniyet görevlisiydi. Bodrum polisinin başıydı. Sanata inanılmaz derecede tutkundu. Kendi de yazıyordu. Belki ileride "edebiyatımızın tek romanlı yazarlarından biri" olarak hatırlanacak.
Yazdığı "Kopo" romanını, benimle tanışıklığını kullanmadan, bana haber bile vermeden, o sıralar yönettiğim Milliyet Yayınları'nın roman yarışmasına yollamış, bileğinin hakkıyla birincilik ödülünü almıştı.
Kitabını yayımlamak bana düştü.
O karmaşık günlerde birçok aydın kuşkuyla bakardı ona. Bilemem, belki onları denetlemesi için görevlendirilmişti Bodrum'da. Ama Yeşilova hepsini kolladı, hiçbirinin incitilmesine izin vermedi.
Sanatı da, sanatçıları da gerçekten seviyordu.
* * *
Hey Yavrum, Bodrum'un en renkli kişilerindendi. Azmakbaşı'na yakın, deniz kenarında bir evde tek başına yaşıyordu.
Her sabah Köfteci Nasip'le evinin önüne gider, "Hey Yavrum!" diye bağırırdık. İçeriden hemen yanıt gelirdi: "Hey Yavrum Hey!" Sonra Mustafa hoca görünürdü kapıda.
Birlikte Azmakbaşı Kahvesi'ne yollanır, saatlerce çene çalardık.
Çok güzel yemek yapardı Hey Yavrum. Bir akşam evinin balkonunda yemek yiyorduk.
Nasip de mangalını, kıymalarını getirmiş, köfte yetiştiriyordu boyuna.
Bir ara, "Hoca" dedi, "şu senin yaptığın zeytinyağlıyı yapan yok. Böyle emekli emekli oturacağına bir lokanta açsana."
"Nerede açayım ki?" dedi Hey Yavrum.
"Evinin altı ne güne duruyor, kumsala da birkaç masa atarsın. Milletin midesi yemek görür."
Hey Yavrum'un aklı yatar gibi oldu. Ama çok titiz bir adamdı. Masa örtüsünden bulaşığına, garsonun temizliğine, inceliğine kadar binbir soru işareti vardı kafasında. Uzun süre direndi. Sonunda Nasip'in önerisine aklı yattı. Bir ay sonra da "Hey Yavrum Hey"in açılışını yaptık.
Gümüşlük'e taşınmadan önce de lokantasını devretti.
* * *
Güzel insanlardı bunlar. Şerif, Hey Yavrum, Köfteci Nasip, Pamili, Şalvarağa, Vitamina, Hataylı, Balıkçı Yaşar, Kahveci Raşit... Nur içinde yatsınlar. Bodrum'u Bodrum yapan onlardı.
"Bodrum'da Yeniden", yeniden Bodrum'a götürdü beni.
Oral Gönenç, daha çok Gümüşlük'ü anlatıyor gerçi. Onun ilk karşılaştığı Gümüşlük'ü de hatırlıyorum. Bir kahvesi, bir balıkçı lokantası, içinde çay, şeker, sigara, kibrit ve ekmekten başka bir şey bulunmayan, iki metrekarelik, ama kapısının üstünde "süpermarket" yazan bir de bakkalı vardı. Dolmuş, minibüs ne gezer o sıralarda! Bodrum'dan tuttuğumuz bir cipe doluşur, günübirliğine gider dönerdik.
* * *
Gönenç'in Bodrum'undan çok kendi Bodrum'umdan söz ettiğimin farkındayım. Ama bu tür kitaplar, anlatılan yerlerde bir süre olsun yaşadıysanız, sizi kendi anılarınıza sürüklüyor ister istemez.
"Bodrum'da Yeniden" de bunu sağlıyor. Oral Gönenç'in keyifle okunan "yaşamını yeniden kurma serüveni" Bodrumseverlere ilginç gelecek. Hem o yörenin bilmedikleri yanlarını, kişilerini öğrenecekler hem kendi Bodrum'larını bir daha yaşayacaklar.
|
|
|

|