Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 30 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

FB'nin Manchester faciası...


Fenerbahçe'nin Manchester United faciası için "Kara Salı" deyimini kullanmak daha doğru olur. Fenerbahçe çok kolay gol yiyen ve çok kolay gol atan bir klüp görünümündeydi. Sahada sergilediği futbol ile 6 golü haketmedi. Ancak nedense tutuk idi. Sanki Manchester United'ın varlığından, seyirciden korkmuş, altında ezilmiş gibi bir hali vardı.
Manchester United yakaladığı her pozisyonu gole dönüştürdü. Oyuna başından itibaren egemen oldular. Buna karşılık, Fenerbahçe ise ayağına gelen her fırsatı harcadı.
Salı akşamı karşımızda bambaşka bir Fenerbahçe bulduk. Ancak bu sonuç dünyanın sonu da değil. FB önümüzdeki dönemde gereken puanları alıp, Manchester United ile birlikte tur atlayacaktır. Bir tek maç sonucu –bu, ne kadar facia ile sonuçlansa dahi- karamsarlık yaratmamalı.
Futbol böyledir.

* * *

AKP'DE ERKEN UYARI SİSTEMİ YOK
AKP liderliğinin hakkını verelim.
Hem tabanıyla, hem de milletvekilleriyle iyi iletişim kurmaya çalışıyor. Diyaloğun kesilmemesine özen gösteriyor. Kızılcahamam'daki toplantı bunun tipik bir örneğidir. Milletvekilleri ne olup bittiğini Başbakanlarının ağzından öğreniyorlar. Gazete haberleriyle yetinmiyorlar.
Siz Milletvekillerinin şikayetlerine bakmayın.
Bakanları yeterince göremediklerini, gerektiği kadar bilgi alamadıklarını belirtmişler. Aslında söylemek istedikleri, Bakanlara yeterince torpil yaptıramadıkları, kırmızı plakalı arabayla dolaşamadıklarıydı.
Bu, her iktidarın karşı karşıya kaldığı temel sorundur. İktidar milletvekilleri, seçmenlerinden gelen istekleri yerine getirebilmek amacıyla bakanlara kolaylıkla ulaşmak ve taleplerini kabul ettirmeyi arzularlar. Adeta bir emme basma pompası işler. Bakanlar da bu baskılardan boğulurlar.
Ne olursa olsun, Kızılcahamam toplantılarının yararını kimse inkar edemez. Başka partiler küçük bir grup tarafından yönetilirken, AKP'de çok daha geniş bir diyalog göze çarpıyor. Dış görüntü böyle...
Ancak aynı durum politika oluşturma konusunda yok.

SÜZGEÇ OLMAYINCA HATALAR ARTIYOR...
AKP'deki karar alma, politika oluşturma mekanizmasında ise bir gariplik var. Bu noktaya, daha önce bazı meslekdaşlarım da değinmişti. En belirgin örneklerini de şu son iki yıl içinde epey yaşadık. Zina tartışmaları ise, bardağı taşıran damla oldu.
AKP'de, bakanlıklar kanalıyla gelen "fikir veya yasa taslaklarında" önemli bir sorunla karşılaşılmıyor. Sorun, parlamenterlerden gelen "fikir veya yasa taslağına sokulmak istenen taleplerden" kaynaklayıor.
Ne yazık ki, diğer tüm partilerdeki gibi, AKP'de de son söz daima başbakanın iki dudağı arasında olduğu için, zaman zaman kısa devreler yaşanıyor.
Bir parlamenter Başbakanı gördüğünde, ayaküstü veya özel bir randevu alıp, ortaya görüş atıyor. Eğer bu görüş Başbakanın ilgisini çeker veya hoşuna gider, hele başkaları tarafından da desteklenirse, birden bire gündeme giriveriyor. O heyecan içinde, demeçler veriliyor, yorumlar yapılıyor ve konu AKP'nin politikasına dönüşüyor.
Kimseler, bu yaklaşımın sakıncası olup olmadığını, partinin genel politikalarına uyup uymadığını pek tartışmıyor. Politika oluşturan komisyonlardan geçmiyor. Kimse başbakanın hoşuna giden bir konuda olumsuz görüş bildirmek istemiyor.
Belirli bir süzgeç veya ilerde çıkabilecek sorunlara ilişkin bir erken uyarı sistemi bulunmayınca, yol kazaları ile karşı karşıya kalınıyor. O zaman da geri adım atmak zorunluğu doğuyor. Partinin karar mekanizmalarının dış görünümü böyle...

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Atatürk ve 'mucize'
ANKARA'NIN Haymana ilçesine bağlı Ataköy adlı...
Çetin ALTAN
Ucuz beylik plaklar ve Irak'a giden şoförler...
TÜRK'e Türk propagandası yapma dönemi, galiba...
Melih AŞIK
Ken Bigley ve...
Irak'ta kaçırılan Ken Bigley adlı İngiliz müh...
Fikret BİLA
Kira...
Memur sendikalarıyla hükümet arasındaki görüş...
Hasan CEMAL
Cinsel köle!
Ankara'da dün uluslararası bir sempozyum başl...
Yılmaz ÇETİNER
Deli dana, 34 yıldır politika sözcüğümüzde var!
Bir de deli dana çıktı başımıza. TV ekranları...
Güneri CIVAOĞLU
Fırsat penceresi
Brüksel'deki Avrupa Siyasi Etütler Merkezi ar...
Can DÜNDAR
Ve gladyatörler arenada...
New York'ta saat sabahın 6'sı...
Hurşit GÜNEŞ
Marka mı, şirket mi önemli?
Rekabet Kurulu Başkanı Mustafa Parlak hafta b...
Doğan HEPER
Temizlik imandan ama...
KISA bir süre önce balıkçıların uyması gereke...
Hasan PULUR
Yazı / Tura Tura / Yazı...
FİLM bitip ışıklar aydınlamaya başlayınca, ar...
Derya SAZAK
Bakandan Yatağan sözü
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe aradı, AKP'n...
Meral TAMER
Türkiye Brüksel'den şahane görünüyor
Meğer biz neymişiz de haberimiz yokmuş! Daha ...
Güngör URAS
Muğla Üniversitesi Sıtkı Koçman'ın katkısıyla büyüyor
Bodrum Haber Ajansı'nın Muğla Üniversitesi'ni...
Serpil YILMAZ
Tarım dosyasını kim açacak?
Muhalefet dolaşmaya ağırlık verdi. CHP lideri...
M. Ali BİRAND
FB'nin Manchester faciası...
Fenerbahçe'nin Manchester United faciası için...

© 2004 Milliyet