Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Ekim 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Abbas'ın çığlığı...

Görüş / Bülent Buda

Atakent'ten geçip, Şemikler üzerinden Altınyol'a çıkan 122 nolu otobüsün ilk yolcuları olduk Abbas'la birlikte. Tanış değildik. "Selam Abi" dedi, söyleşmeye başladık. 30 yaşlarında bir Şemikler çocuğu. Karşıyaka değerleriyle gelişip boy atmış. Ne güzel anlattı o kısacık yol yarenliğinde Karşıyaka'yı, tribünlere gelmeyen binlerce sevdalının nedenlerini. Öfkelenmeden, ama buruk, biraz da kırgın... Sözcükleri imbikten geçirircesine duru, yalın.
Abbas, "Abi biz tribünleri doldurduğumuzda sadece takımımızı desteklerdik.
İşimiz küfretmek, başkalarına sataşmak, aşağılamak değildi" derken, birilerinin, tohumlayıp yeşerttiği tribün magandalarına ilişkin hıncını gizleyemiyordu.
Herşeye karşın, yine de saklayamadığı bir coşkuyla koşuyordu tribünlere Telekomspor maçı için. 1500 kadardık o gün orada, birlikte. Niyetle örtüşmeyen skor tabelasının ezikliğiyle az biraz abondone, döndük evlere üçer, beşer, onar... Giderek eksilen umutlarla.

İçimde bir yerler acıyor
Oysa, cumartesi sabahtan almıştım günün anlamına denk düşen balığı, evdeki akşam şöleni için. Bir de Bostanlı'nın çarşamba pazarından rokayı, marulu, semiz otunu, brokoliyi. Yeşille süslenen, balıkla taçlanan, ama buruk geçen bir Egeli sofrası.
Tadına varılamayan iki kadeh yeni rakı. TV'de güzel bir film vardı. Takıldık ardına eşimle, oyalanma niyetine. Bostanlı sahil yoluna çıkıyorum sabahları. Eski, yeni dostlarla keyifli saatler yaşıyoruz koşarak, yürüyerek, egzersiz yaparak.
Yorgunum, ama gözler ışıldak gibi. Cumartesiden pazara geçerken TRT 2'ye dönüyoruz. Nefis bir Celin Dion konseri karşımızda. Ekranın içine çekiyor insanı adeta. Bir ara Frank Sinatra görülüyor ekranda. Teknoloji çıldırtır insanı. Düet yapıyor Celin Dion onunla... Uçuyor, kanatlanıyorlar sanki, bizi de yanlarına alarak. O ara Serap, (Ya Bülent, hiç Frank Sinatra kaseti yok) diyor evde. Anında kopuyorum. Keşke eksik olan salt Sinatra kaseti olsa. Seyfi Abi'mle "Şöyle ağız dolusu gülerken birlikte bir fotoğrafımız bile yok..." Ne ilişkisi var diyenler olacak. Özlem ağır bastı mı, eksikler anımsanıyor.
Şimdi, Nedret Abi, bu satırları okurken gözleri buğulanacak, dalıp gidecek bir yerlere. Sizi sevginin doruğuna taşıyanları özlersiniz her koşulda. Yine her koşulda ardına düşersiniz sevginin, tutkunun eğer sevgili Abbas kadar aidiyet duygusuyla donanmışsanız. Düşmemişse o ateş, göğsünüzün sol üst yanında tık tık atan yüreğe, eğer tüm yazılanlar, söylenenler sigara dumanı gibi halka halka boşlukta yükselip yok oluyorsa, eğer birileri taşın altına elini sokarken kimileri de uzaktan seyredip ahkam kesiyorsa, neye yarar 122 nolu otobüsün sevgi yüklü yolcusu Abbas'ın çığlığı... İçimde, bir yerler acıyor hala o çığlığın darbesiyle. Şimdi sizler de övünebilirsiniz bir milyon nüfuslu, otuzbeşbuçuklu, yalnızları oynayan Kaf Sin Kaf'ınızla...
Lütfen alınmayın, bu babalanmalar artık hiç inandırıcı gelmiyor. Gün, neredeyse ışıyor. İzninizle ben yatıyorum. Uyku bayağı bastırdı.


egespor@milliyet.com.tr




EGE
Geçmişten geleceğe
Şarap dünyasına yolculuk var
Abbas'ın çığlığı...
Vicdansızların isimlerini açıklayın
Hukuk üzerine...





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Kutlu Aktaş
Güneş Aynacı
Bülent Buda
Deniz Sipahi
Süha Tanrıöver

© 2004 Milliyet