Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Ekim 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Taşlarla oynamak


Ben 33 yaşındayken Galatasaray forvetinde Hakan Şükür - Arif oynuyordu. Şimdi 45 yaşındayım hâlâ Hakan Şükür ve Arif oynuyor. Aradan tam 12 yıl geçmiş. Hadi Hakan'ı anladım. Ama yıllar Arif'den çok şey götürmüş. Ağırlaşmış, top hakimiyetini kaybetmiş, öz güvenini yitirmiş bir halde. Ama Hagi dün ona 55 dakika dayandı. Doğrusu Rumende peygamber sabrı vardı.

Necati kötüydü
Galatasaray dün iki farklı bir galibiyet aldı ama iyi oynadığını söylemek pek mümkün değil. Anlamsız ürkekliği, top kayıpları, hücumda çoğalamaması, oyunu orta alanda hiç ağırlayamaması, Necati'nin kötü oyunu hepsi bir aradaydı. Ancak Necati'nin bu denli düşüşünün nedeni tabii ki Arif'in orada oynamasıydı. Ne yaptığını bilemedi Necati. Nerede oynadığını da hiç bilemedi Necati. Orta alanda Ankaralıların yüksek top hakimiyeti Saidou, Ergün ve daha sonra oyuna giren Volkan'ın sıkıntı çekmesine eden oldu. Ancak Ankara takımı ikinci yarının son 20 dakikasında oyundan iyice oyundan düşünce rahatlıyabildiler. Ondan sonra kontratak silahına başvurup rakip kaleye yüklendiler.
Orta alan savunmaya da fazla yardım edemedi. O yüzden oyun zaman zaman özellikle ikinci yarıda Song, Tomas ve rakip arasında oynandı. Ankara takımının oyun alanını rakip kalede daraltması yüzünden iyi pas yapamayan Galatasaray kendi sahasına kapanmak zorunda kaldı. Hücumda tek başına kalan Hakan da bu yüzden çok yoruldu ve biraz da moral bozukluğu yüzünden uzun zamandır ilk kez oyundan alındı. Zaten aklı da başka yerlerdeydi. Dün onun iyi futbol oynaması çok zordu.

Arif aksadı
Bu maçta biraz da şansına güvenerek mücadele eden ve geçtiğimiz haftanın fırtınası ile hiç alakası olmayan Galatasaray oyunun büyük bir bölümünde sıradan takım görüntüsündeydi. Hagi'nin oyuna Arif'i koymasıyla oyun düzeninin bozulması da bunda büyük etkendi. Israrcılılık Hagi'nin hastalığı haline geldi. Kendi eliyle yerleştirdiği taşları yine kendi eliyle bozmasının takımı ne kadar sıkıntıya soktuğu dün ortaya çıktı. Hagi belki galip geldi ama bu oynak taşlı futbolun devam etmesinin başına ne kadar çok dert açacağını dün belki anlamıştır. Galatasaray iyi oynamadı, ama oyun disiplini, yardımlaşma ve konsantrasyonu maç boyunca devam etti. Bu da bir takım için önemli özellik. Zaten dün bu da olmasaydı, puan kaybı kaçınılmazdı.

hozer@milliyet.com.tr



SPOR
Aslan'la oyun olmaz: 0-2
Kartal'da pembe tablo
Kral kapıda kaldı!
Rüştü'nün dönüşü yok
Kazanmayı biliyoruz
Aktuğ'dan özeleştiri
Filede servis zamanı
Solberg'in inadı
Beyzbolcu aranıyor
Başbakan'a veda
Özkök duygulandı
Haber turu...
Rakip analiz
Bu liste çok konuşulur...
Kim izleyecek ki!
Taşlarla oynamak
At yarışları
FIBA mutlu oldu
Hido, ABD yolcusu





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Rakip analiz
Gol yemediğin zaman iyi oyunculardan kurulu b...
Cemal ERSEN
Bu liste çok konuşulur...
Hakem camiasıyla farklı bir diyaloğumuz, çoğu...
Yavuz KOCAÖMER
Kim izleyecek ki!
Atina Paralimpikleri'nde altın madalyalı atıc...
Halil ÖZER
Taşlarla oynamak
Ben 33 yaşındayken Galatasaray forvetinde Hak...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2004 Milliyet