|
KKTC var mı, yok mu?
Avrupa Birliği ve İslam Konferansı Örgütü'nün 4 Ekim'de İstanbul'da öngörülen ortak forumu iptal edildi. Nedeni ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bu toplantıya İKÖ tarafından "Kıbrıs Türk Devleti" sıfatıyla katılacak olmasıydı. AB Dönem Başkanı Hollanda, bu nedenle toplantıya katılmama kararı aldı ve diğer AB üyesi ülkelere de bu yönde davranmalarını tavsiye etti. Türkiye'nin karşı girişimleri sonuç vermeyince, Dışişleri Bakanlığı toplantının iptal edildiğini açıkladı.
AB'ye göre KKTC diye bir devlet yok. Sadece KKTC değil, Annan belgesindeki ifadesiyle, "Kıbrıs Türk Devleti" de yok...
Oysa Annan belgesinde, "Kıbrıs Türk Devleti" diye bir ifade var ve Kıbrıslı Türkler, bu plana "evet" diyerek, KKTC'den vazgeçip iki devletten biri olarak bu kavramı kabul etmişlerdi.
Türkler kabul etti ama Rum tarafı Annan belgesine, "hayır" dedikleri için bizim, "evet" de şimdi, "yok" sayılıyor.
Ceza yine, "evet" diyen Kıbrıslı Türklere kesiliyor.
Halbuki böyle mi olacaktı?
Ceza, Rumlara kesilecekti. KKTC'ye uygulanan ambargolar kalkacaktı. KKTC'ye uçak seferleri başlayacaktı. Limanları işleyecekti. Ticaret serbest olacaktı. AB, 259 milyon euro verecekti.
Bunlar yapılmadı.
AB önerdiği sözleri tutmadı. Kıbrıs Türklerinin fiilen Güney Kıbrıs'a bağlanması anlamına gelecek kararlar alındı. Kıbrıslı Türk, ticaret, siyaset, seyahat artık ne yapacaksa, hepsini Rum kesimi üzerinden ve Rum yönetiminin izniyle yapabilir, denildi. KKTC'de bunun üzerine atlayanlar da, buna da şükür diyenler de az değil, doğrusu...
Türklerin Annan planına, "evet" demelerinden sonra tek olumlu karar İslam Konferansı Örgütü'nden gelmişti. KKTC'yi, Annan planındaki ifadeyle "Kıbrıs Türk Devleti" olarak gözlemci üye yaptı. Yaptı ama şimdi AB, İKÖ'nün bu kararını da kabul etmiyor.
AB ile İKÖ'nün İstanbul'da yapılması öngörülen ortak forumuna, KKTC'nin bu sıfatla katılacak olması krize dönüştü. AB Dönem Başkanı Hollanda, katılmama kararı aldı. Diğer ülkelere de aynı tavsiyede bulundu.
Kıbrıslı Türklerin, "adsız" katılmaları olabilir ama bir siyasi varlık, bir devlet adıyla katılmaları mümkün olamaz, diyor AB Dönem Başkanı...
Bu durum, AB'nin Annan planından önce de sonra da Kıbrıs Türklerine karşı uyguladığı çifte standardın son örneklerinden biri...
Dışişleri Bakanı Gül, Hollanda'ya yanıt verdi:
"AB'nin kararları nasıl kendileri için önemliyse İKÖ'nün kararı da kendisi için önemlidir. Bu siyasi bir toplantı değil. Bu toplantıya katılmak Kıbrıs Türk Devleti'ni tanımak anlamına gelmez."
AB ile müzakereye bile oturmadan, henüz müzakere tarihi de almadan yaşanan ilk kriz Kıbrıs oldu.
Anlaşılıyor ki, bu son da olmayacak...
fbila@milliyet.com.tr
|
|