|
 |
|
|
Güvenliğe pekiyi
'İlerleme Raporu'na göre, Türkiye'nin Avrupa Birliği politikalarına uyum açısından en başarılı olduğu alanı, ortak dış politika ve güvenlik oluşturuyor
Güven Özalp
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun resmen 6 Ekim'de açıklayacağı İlerleme Raporu'nda yer alan ve Türkiye'nin uyumunun sorgulandığı, balıkçılıktan istatistiğe kadar yayılan 29 teknik konu başlığı altında Türkiye, sınıfı tam anlamıyla sadece dış politika ve güvenlikte geçiyor. Raporda, hükümete yönelik özel övgü de dikkatlerden kaçmıyor.
İlerleme Raporu, Türkiye'nin AB'ye yakınlaşmasında Türk hükümetinin özel bir rolü olduğunu düşünüyor. Türkiye'nin 2002'nin kasım ayında gerçekleştirilen seçimlerden bu yana iktidarda olan tek parti hükümeti sayesinde daha geniş çaplı bir istikrarın keyfini çıkardığı ve üst üste yaşanan 2 krizin yarattığı sonuçların üstesinden geldiği vurgulanıyor. Siyasi ve ekonomik reformların yeni bir hız kazanmasında da hükümetin Kopenhag Kriterleri'ni yerine getirme konusunda gösterdiği kararlılığın etkili olduğu vurgulanıyor.
Hükümete övgü
2003'ün aralık ayından bu yana AB'yle ilgili reform çalışmalarının her Bakanlar Kurulu toplantısının sürekli konuları olduğuna dikkat çeken raporda, "Geçtiğimiz yıl boyunca hükümet açık bir şekilde önceliği AB'yle müzakerelerin başlatılması için çalışmaya verdi" ifadeleri kullanıldı. Muhalefette olan CHP'nin reformların geçmesi konusunda AKP'yle yakın çalıştığına dikkat çeken rapor, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in bu süreçte 8 kez veto yetkisini kullandığını hatırlatıyor.
İstikrar unsuru
Rapor, ortak dış politika ve güvenlik alanında Türkiye'nin AB'nin yaklaşımlarına paralel bir tavır içinde olduğuna vurgu yaparken, özellikle kendi bölgesinde istikrar ve güvenlik unsuru olmasına dikkat çekiyor. Bu çerçevede Türkiye'nin Balkanlar'dan Ortadoğu'ya kadar birçok inisiyatif üstlendiği kaydediliyor. Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin seyrinden de olumlu bir şekilde bahseden rapor, Ermenistan sınırının halen kapalı olduğunu hatırlatıyor ancak verilen olumlu sinyaller bulunduğuna da işaret ediyor. AB, Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerini geliştirmesi ve derinleştirilmesi konusunun da memnuniyetle karşılandığını belirtiyor. Raporda, Türkiye'nin Irak'ın istikrara kavuşturulması çabalarında önemli bir role sahip olduğunun altı çiziliyor.
Uyumun başındayız
Dış politika ve güvenlik alanındaki başarılı uyuma karşın müzakerelere başlanması halinde karşımıza çıkacak başlıklara ilişkin daha fazla çaba gerektiği de raporda gözler önüne seriliyor. Malların serbest dolaşımından, balıkçılığa; istatistikten taşıma sektörüne kadar yayılan 29 konuya ilişkin olarak yapılan detaylı değerlendirme, Türkiye'nin AB'ye uyum konusunda henüz yolun başında olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bu alanlardaki uyumun müzakereler sırasında tamamlanma zorunluluğu bulunuyor, dolayısıyla siyasi kriterler gibi Komisyon'un müzakerelere ilişkin olarak yapacağı tavsiyede ya da AB liderlerinin aralıkta alacakları kararda bu unsurların etkisi olmayacak.
Rapora son dakika golü
Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle arasındaki Gümrük Birliği'ni 1 Mayıs 2004 sonrasında 10 yeni ülkeden sadece 9'una genişletmesi ve Kıbrıs'ı dışarıda bırakması, İlerleme Raporu'nda "ciddi endişe kaynağı" olarak gösteriliyordu. Ancak Türkiye'nin Kıbrıs'ı da bu uygulamaya dahil etme yönünde adım atması, İlerleme Raporu'nun gerek Gümrük Birliği gerekse Dış İlişkiler bölümlerinde yer alan ilgili ifadelerini geçersiz kıldı.
AB yetkilileri, Gümrük Birliği'nin Kıbrıs'a da uygulanmasını zorunlu ve olmazsa olmaz bir unsur olarak gördüklerini, dolayısıyla Türkiye'nin bu yöndeki girişiminin memnuniyetle karşılandığını ifade ediyorlar.
Erdoğan: Müzakerede tek hedef tam üyelik
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin kabul ettiği tek müzakere hedefinin AB'ye tam üyelik olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, Alman Der Spiegel dergisine yaptığı açıklamada, AB Komisyonu raporunun olumlu tavsiyeler içereceğinden emin olduğunu, üyelik müzakerelerinin ertelenmesini kabul etmeyeceğini belirtti. Türkiye'nin "sonucu açık" müzakere anlayışını da kabul etmeyeceğini kaydeden Erdoğan, "Kabul ettiğimiz tek müzakere hedefi, AB'ye tam üyeliktir" dedi.
AB ile müzakerelerin 5, 7 ya da 10 yıl sürmesi konusunda tartışabileceklerini, ancak Türkiye'nin sonuçta tam üye olup olmaması gerektiği konusunda tartışamayacaklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin, Avrupa'nın Asya'ya, Asya'nın da Avrupa'ya son kapısı olduğuna dikkati çekti.
Verheugen: Rapor beklenenden daha sert
AB'nin genişlemesinden sorumlu komiseri Günter Verheugen, "Türkiye hakkında hazırladıkları raporda yer alan bazı konuları Türk hükümetinin kabul etmesinin kolay olmayacağını" söyledi. Verheugen, Bild am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, "hazırladıkları raporun, bazı gözlemcilerin beklentilerinden daha fazla eleştirel olduğunu" belirterek, "Türkiye'nin, raporda yazdığımız her şeyi kabul etmesi kolay olmayacak" dedi. Verheugen, müzakerelere başlanması durumunda, bunun "sonucu açık bir süreç" olacağını, "Türkiye'nin en erken 2015'te üye olabileceğini" belirtti. Verheugen, "Türkiye tarafından reddedilme olarak algılanabilecek her karar, Türkiye'deki reform sürecinin sonu anlamına gelebilir. Uzun vadede Avrupa'nın güvenliği bile tehlikeye girebilir" dedi.
|
|
|

|