Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Ekim 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Şıpıdık şıpıdık sandığa

Bush'u dinleyen kadınlar, ellerine geçirdikleri terlikleri birbirine vurup garip beden hareketleri yaparak bir tür postmodern tarikat ayinine başlıyorlar sanki...

washington

Flip flop... Flip flop... Flip flop..."
Başkan George W. Bush, ABD'de düzenli haber izleyicilerinin artık ezberlediği seçim konuşmalarından birini yapıyor.
Sözü, Demokrat rakibi John Kerry'nin Irak Savaşı konusunda sürekli fikir değiştirdiği, son olarak da "tam onuncu" pozisyonunu açıkladığı iddiasına getirince, salondaki kadınlar ellerine, evet ellerine geçirdikleri lastik terlikleri havaya kaldırıp birbirine vurarak tempo tutmaya başlıyorlar.
"Flip flop... Flip flop..."
Bu görüntü, ABD'nin her dört yılda bir dağarcığına yeni numaralar katan siyasi taraftarlık kültürünün yabancılarına, bir grup Amerikalı kadının totemi terlik
olan bir postmodern tarikat kurduklarını, bu tarikatın üyelerinin terlikleri kullanarak garip el ve beden hareketleriyle politikacılara tapındığını ve "flip flop" mantrasıyla ruhlarla iletişim kurduklarını pekala düşündürtebilir.
Oysa tabii, işin esası başka.
"Flip flop" bir anlamıyla basbayağı "terlik" demek. Hani şu Türkçede "tek parmak terlik" denilen, lastik
olanları oldukça ucuz, her ne kadar uzun yürüyüşler için fazla rahat oldukları söylenemese de, Amerika'da özellikle gençlerin yaz boyu ayaklarından çıkarmadıkları şıpıdık şeylerden söz ediyorum.
"Flip flop" da zaten "şıpıdık" türünden bir ses oyunu. Ama aynı zamanda, Amerikan argosunda "bir öyle bir böyle konuşmak", "sürekli fikrinden dönmek" ya da düpedüz "kaypaklık" anlamına geliyor ve bu yılki başkanlık seçimlerinde Bush'un Kerry'e karşı en büyük silahlarından birini oluşturuyor.
Şaka değil. Kerry'nin "kararsız bir siyasetçi olduğu, sık sık fikir değiştirdiği, önemli konularda sürekli farklı mesajlar verdiği ve terörle savaş halindeki ABD'nin ihtiyacı olan sağlam irade ve yolundan dönmezlik niteliklerini taşımadığı" iddiası, Cumhuriyetçi kampanyanın temel mesajı.
Özünde ideoloji ya da siyaset değil ama karakter değerlendirmesi içeren bu mesaj etkili de oldu, terörle mücadelede Kerry'e güvenemediklerini söyleyenlerin oranı, anketlerde iyice yükseldi.
Dahası, 20 yıllık senatörlük geçmişine rağmen, Kerry'i pek de iyi tanımayan, sıradan Amerikan seçmenine sorunca, bu adamla ilgili ilk söylediği sözlerden biri, "Flip flop... Flip flop".
Washington Post gazetesinin bir dizi çekişmeli eyalette nabız yoklaması yapan muhabirleri, "görüştükleri birçok seçmenin, Kerry'nin karakteri konusunda, adeta Bush'un siyasi reklam metinlerini okur gibi konuştuğunu" yazdılar geçen hafta.
Aslında, karakter konusunun ABD seçmeni gözünde önem kazanması yeni değil. Amerikalılar, oldum olası, başkanlarını seçerken sadece fikirlerini benimsedikleri, politikalarına umut bağladıkları adayları değil, aynı zamanda, hatta öncelikli olarak, kanlarının kaynadığı, arkadaş olmak isteyecekleri türden birisini arıyorlar.
Amerikan popüler söylemine yerleşmiş başkanlık kıstaslarından biri, adayların "birlikte oturup bira içilecek bir adam" olup olmadıkları. Eh, seçmenin kiminle bira içeceğine karar verebilmesi için de, adayları sadece meydanlarda, kürsülerde konuşma yaparken değil, kendi "doğal" hallerinde tanıması gerekiyor, tabii!
İşte bunun için de adaylar, halkın karşısına farklı farklı ortamlarda çıkmanın yollarını arıyorlar. Eşlerini, çocuklarını, köpeklerini kamera karşısına çıkartıyor; mangal başında poz veriyor; dondurma yerken, top oynarken, dua ederken görüntülenmekten çekinmiyorlar. Halkla kaynaşabilen, iyi aile babası, sportif, bedeninden ve ruhundan rahatlık akan, şakacı, hatta kendisiyle alay edebilen bir kişi olduklarını kanıtlamaya çalışıyorlar.
Seçilebilmek için, nüanslı konuşmalardan ve ayrıntılı planlardan ziyade ambalaja, slogana ve sempatiye ihtiyacı olduğuna karar veren Kerry de, son zamanlarda bu yöndeki çabalarını artırdı.
Geçen hafta televizyonlardaki iki ayrı komedi programına ve daha ziyade kadınların izlediği siyasi yönü olmayan bir sabah şovuna çıkan Kerry, hem rakibiyle hem de kendisiyle bol bol dalga geçti.
Ancak öyle görünüyor ki, ön seçimler sırasında, NBC televizyonunun setine Harley Davidson marka motosikleti ve deri ceketiyle çıkmaktan bile çekinmeyen Kerry'nin kendi imajına hakim olması artık pek kolay değil.
Nitekim Bush ve ekibinin, televizyonlarda yayınlanmaya başlayan yeni siyasi reklamları tek bir görüntüye yer veriyor. Demokrat adayı bir sağa, bir sola rüzgar sörfü yaparken gösteren kareler bunlar.
Reklamın mesajı şöyle: "Adamın favori sporu bile rüzgar sörfü! Alışkanlığı rüzgara göre yön değiştirmek, bir o yana bir bu yana yelken açmak. O bir rüzgar gülü."
Öyle ya, Irak'ta binden fazla ABD askerinin ölmesinden, geçen hafta iki Amerikalının kafasının kesilmesinden, istihdam arzının beklenen hızda artmamasından, Usame Bin Ladin'in yakalanamamasından filan bahsetmenin sırası değil şimdi. Konumuz, flip flop... Flip flop... Flip flop...

ycongar@erols.com

PAZAR
"YTL'nin neye benzediği beyinlerimizde saklı"
"Hesap istendiğinde içeriye kaçardım"
"Bilgisayarla antrenman yapmak bir avantaj. Hile şansı da hiç yok"
Marilyn Monroe New York'tan önce İstanbul'da
Öğrenciler eğleniyor
10 bin kere "Satıyorum"
"Türkiye harika bir pazar"
Erkeklerde kadın hastalıkları
"En çok hırsızlık salı günü ve hafta sonu"
Şövalyelerin yedi odalı evi
Varlık Vergisi yokluk vergisi
NLP ne işe yarar?
Zina kabak mı kabahat mi? 
Türk şefler ne pişirir?
Yapılanı yıkmak yeterli mi?
Şişşşt, bu yazıyı yüksek sesle okumayınız
Bir entelektüellik gösterisi
Şıpıdık şıpıdık sandığa





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
YASEMİN ÇONGAR

© 2004 Milliyet