Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Ekim 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Sihirbaz kim?


Fenerbahçe, sekiz haftadır bir arada oynayan ekip olmasına rağmen hala futbolun alfabetik hatalarından arınabilmiş değil... Evet takım kazanıyor, seyircisini havalandıran golü veya golleri şöyle veya böyle yakalıyor, ancak tüm çok sesli Avrupa takımlarında gördüğümüz kolektif oynama çabukluğunu ve tribünlerin beklediği görüntü estetiğini bir türlü sergileyemiyor...
Aurelio bu yıl takımın gözbebeği bence... En az hatayla oynayan en öndeki isim bugüne kadar Fenerbahçe'de... İyi de, niçin Fenerbahçe'de top bu futbol cambazındayken çevresinde hemen pas yapabileceği üç beş arkadaşını bulamıyor. Denizli gibi bir ekip, dar alanlarda üçlü - beşli pas gruplarını çok kolay yaratırken, Fenerbahçe gibi bir Türkiye devi neden sahada hamal gibi top taşıyan adamlarla koşuşuyor da, şu garip meşin yuvarlağı koşturmuyor ? Bütün bu suallerin muhatabı Herr Daum tabii... Bana sorarsanız o; Hooijdonk'un Tanrı vergisi yaratıcılığına, Alex'in sihirli ayaklarına ve Nobre'nin şöyle veya böyle golü bulacağına öylesine inanmış ve takılıp kalmış ki, nasıl olursa onlar "takarlar fişi, bitirirler işi" görüşlerine takmış anlaşılan kafasını...

Doğum sancıları
İşte böyle... Tuncay vuruyor topa, sonra arkasından kendi koşuyor yakalamak için... Alex rakip ceza sahasına yakın yerde topla buluşuyor, ama pas yapacağı arkadaşları sanki saklambaç oynuyormuş gibi Denizlili futbolcuların markaj alanlarında dolaşıyorlar. Alex ne yapacak bu durumda, siz olsanız ne yaparsınız ? Döner geriye maksattan uzak, bir ölü pas yapar, hem topu, hem de futbolda çok kıymetli olan zamanı oyunun çöp sepetine kullanmış olursunuz içinizden hiç gelmese de... Tribünler ahlar vahlar içinde gol için doğum sancıları ile kıvranırken, Sarı - Lacivertliler doldur boşalt toplarla Denizli savunmasına sürekli yükleniyor ve ortaya Fenerbahçe'ye üç puanı getiren, Nobre ile Alex'in golleriyle gelen nurtopu gibi bir doğum çıkıyordu...
İşte oyunun dün akşamki öyküsü bizce böyle... Daum mu futbolda bir "düşünce sihirbazı" yoksa biz mi Fenerbahçe'yi yanlış gözlüklerle seyrediyoruz, bunu da gelecek zamanlar gösterecek tabii.

esenay@milliyet.com.tr



SPOR
Ayakta tedavi: 2-0
Trabzonspor'a dikkat!
Doğan'dan gözdağı
Daum'un yüzü güldü
Yanal hızlı çıktı!
IAAF öyle demiyor!
Belediye vergisini aldı: 1-3
Erdemir, SSK zengini: 1-3
İstanbul'da CEV zirvesi
Haber turu...
Önemli galibiyet
Sihirbaz kim?
At yarışları
FIBA mutlu oldu
Hido, ABD yolcusu





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Önemli galibiyet
Bu sezon resmi maçlardaki tek mağlubiyetini d...
Erdoğan ŞENAY
Sihirbaz kim?
Fenerbahçe, sekiz haftadır bir arada oynayan ...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2004 Milliyet