|
 |
|
|
Dünya ekonomisi Çin'den sorulur
Otomobil yarışçılığının zirvesi sayılan Formula 1 Grand Prix şampiyonasının bir ayağının geçen hafta Şanghay'da yani Çin'de yapılması son çeyrek yüzyılda dünyada yaşanan değişimin en çarpıcı göstergelerinden biriydi bence. Mao'nun 1960'ların ikinci yarısında başlattığı "Büyük Kültür Devrimi" ile dünyaya kapanan Çin'in, son yirmi yılda tamamen yön değiştirip dünyaya açılarak geldiği noktanın ve geçirmekte olduğu akıl almaz dönüşümün bir simgesiydi bu olay. Gazete haberlerine göre, çoğu Çin dışından gelen 150 bin Formula 1 meraklısının izlediği Çin Grand Prix'sinin Çinlilere ayrılmış bulunan 15 bin bileti ortalama 240 dolarlık fiyattan kapışılmış ve karaborsaya düşmüştü. Bir Çin'li işçinin ortalama aylık ücreti de 240 dolardı.
Çin'deki çarpıcı dönüşümü herkes kendine göre olumlu ya da olumsuz biçimde değerlendirebilir kuşkusuz. Çin'de Grand Prix düzenlenmesini "yozlaşma" olarak gören de çıkabilir, "devrim" olarak niteleyen de. Çin'de, Komünist Parti'nin denetimi altında yaşanmakta olan büyük dönüşümü, Çin'i dünya lideri yapacak büyük bir atılımın başlangıcı olarak görenler de var, bu dönüşümün yarattığı alt - üstlüğün, Çin tarihinde daha önce de olduğu gibi, büyük bir kargaşaya yol açacağını ileri sürenler de.
ABD'den sonra Çin
Şu an için ortada olan gerçek ise Çin'in, ABD'nin ardından, dünya ekonomisinin ikinci en önemli ülkesi haline gelmiş olması. Gerçeği daha iyi yansıttığı kabul edilen Satınalma Gücü Paritesi (SGP) ile yapılan hesaplamaya göre Çin ekonomisi 6 trilyon doları aşan bir büyüklüğe, bir Çinlinin ortalama yıllık geliri de 4,900 dolara erişmiş durumda.
Dünya ekonomisi açısından daha önemli ve belirleyici olan rakamlar ise Çin'in son yıllardaki performansıyla ilgili olanlar. Son sayısında "Ejderha ve Kartal" başlığı altında Çin ve ABD'nin dünya ekonomisindeki göreceli önemini irdeleyen The Economist dergisinin derlediği verilere göre 2000 - 2003 döneminde dünyadaki ekonomik büyümenin (SGP bazında) % 32'sini, ithalat artışının % 33'ünü, petrol tüketimi artışının % 35'ini, sabit sermaye yatırımı artışının % 60'ını tek başına Çin sağlamış. Çin'in dış ticaret fazlası ABD ile yaptığı ticarette 150 milyar dolara, Avrupa Birliği ile yaptığı ticarette 25 milyar dolara dayanmış durumda. Buna karşın Çin'in toplam dış ticaret fazlası yalnızca 16 milyar dolar dolayında çünkü özellikle diğer Asya ülkeleriyle yaptığı ticarette büyük açık veriyor. Petrol dışındaki hemen tüm temel mallarda dünyanın en büyük tüketicisi haline gelmiş olan Çin, imalat sanayiinin pek çok sektöründe de dünya liderliğine oynuyor; Çin ekonomisindeki her gelişme de dünyada yakından izleniyor.
Esnek kura geçer mi?
Yirmi yıldan beri % 10'un üzerinde bir hızla büyümeye devam eden Çin'in elde ettiği bu büyük başarıda, devletin önemli ölçüde denetlediği, kontrollü bir ekonomik ve mali yapı içinde piyasa ekonomisine ve dış rekabete açılmış olmasının büyük rolü var. Çin hâlâ kontrollü bir kambiyo rejimi uyguluyor ve parasının değerini ABD dolarına endekslemiş bulunuyor. Doların değer yitirdiği ortamda bunun, zaten düşük maliyetlerle çalışan Çin'e ek bir rekabet avantajı sağladığı ve özellikle ABD ile ticaretinde büyük fazla vermesine yol açtığı bir gerçek. Bu nedenle Çin'in parasının dolar karşısında hiç değilse % 25 değerlenmesine yol açacak bir kur bandı uygulamasına ve sonra da esnek kur rejimine geçmesi isteniyor. Çin'in önceki akşam Washington'da yapılan G - 7 toplantısının yemekli oturumuna misafir edilmesinin başlıca nedeni de buydu.
Çin'in parasını revalüe etmesi ve esnek kura geçmesi için yapılan baskılara karşı bir süre daha direnmesi bekleniyor. Ancak eninde sonunda daha esnek bir kur rejimine geçmek zorunda kalacak ve Çin'in bu yöndeki adımları bütün dünyayı yakından ilgilendirecek.
oulagay@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Çetin ALTAN | | Zar zar zır zır, zar zor, zor zar... ABD'de başkanlık seçimlerine 4 hafta kaldı. | |  | Melih AŞIK | | Gıdamız ne halde? "Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesi"... | |  | Fikret BİLA | | AB'nin ayıbı Avrupa Birliği'nin, KKTC'nin de katılacak olm... | |  | Hasan CEMAL | | Paris'te zaman! Güzel bir sonbahar günü Paris nelere esin kay... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Ece ve Melih Bodrum'da "pastırma yazı".. | |  | Can DÜNDAR | | Dönüyorlar Her yurtdışına çıkışta gördüğümüz bir gerçek ... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Başbakan Erdoğan, bu kez nal topluyor Medya kuruluşlarından önemli bir bölümünün de... | |  | Hasan PULUR | | Bu şiir Metin Altıok'undur... OKUR adamın açığını yakaladı mı fena çarpar, ... | |  | Derya SAZAK | | Duygu'nun savaşı Avrupa Kadın Lobisi, Türkiye'nin de dahil ola... | |  | Meral TAMER | | IMF heyetine sunulan TÜGİAD anketi Eylülün ikinci yarısını Türkiye'de geçiren IM... | |  | Ece TEMELKURAN | | Türkiye konuşturuyor! Zannımca, Ali Kırca'nın sunduğu "Siyaset Meyd... | |  | Tamer HEPER | | Eski kiracının önceliği var Bir okuyucum var, B. A. Kiradan yana dertli. ... | |  | Osman ULAGAY | | Dünya ekonomisi Çin'den sorulur Otomobil yarışçılığının zirvesi sayılan Formu... | |  | Güngör URAS | | Bodrum'da ormanı yaktılar ev yaptılar Bodrum şehrinin hemen arkasındaki tepelerdeki... | |  | Serpil YILMAZ | | Müsteşarlık gemi zabitine noktayı koydu Denizcilik Müsteşarlığı, Deniz Ulaştırma Gene... | |
|
|