
|
|
|
 |
|
|
Oh, ne ala!
Boşanmalar arttı ya, bu da yeni bir kolaylık sağlıyor aslında evlenecek olanlara; hani sizin yerinize adamı ya da kadını bir başkası evlilik hayatı ve birlikte yaşama konusunda eğitiyor gibi...
Artık biliyorsunuz, evlenen boşanıyor. Doğal bir şey bu. Eskiden nasıl evlenmek doğalsa, artık boşanmak daha doğal. Evlilik anlaşmaları da bu yüzden yapılıyor. "Aman malım mülküm el alemin insanına kâr kalmasın" diye. Zira "el alem" olmaktan daha fazla yaklaştırmıyoruz kimseyi kendimize. Kalkanlar hep kırmızı alarmda!
Yeni tanıştığım insanların yaşları çok genç olsa da, başlarından en azından bir evlilik geçmiş olması ortak bir hikayeye dönüştü neredeyse son zamanlarda.
"Evlilikten nasıl bir beklentileri var da aradıklarını bulamıyorlar?" derseniz, elbette akıllarına yazılmış bir "kurum" beklentisi ama beraberinde yine akıllarına aynı ölçüde kazınmış "bu kuruma karşı olma" duruşuyla evlendikleri için boşanıyorlar derim. Yani acayip bir çelişki içinde bir - iki yıl cebelleşip, ardından kendilerini yalnız ama sosyal bir sığınağa atıveriyorlar.
"Normal" yeniden biçimleniyor.
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Boşanmalar arttı artalı bu durum da yeni bir kolaylık sağlıyor aslında evlenecek olanlara; hani sizin yerinize adamı ya da kadını, bir başkası evlilik hayatı ve birlikte yaşama konusunda eğitiyor gibi... Yok zira artık bizim öyle bir lüksümüz. Al, her şeyi kendi kendine yap. "Yoktu işim!" diyesi geliyor insanın. Hem ne gerek var ki, bırak başkası acı çektire çektire sizin yerinize müstakbel karıcığınızın ya da kocacığınızın hamurunu yoğuruversin, size de üstüne süsünü eklemek, tadını çıkarmak kalsın geriye. Oh, ne ala!
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Sakın boşanıp boşanıp evlenenleri kınıyorum ya da eleştiriyorum zannetmeyin. Hiç de değil! Dedim ya "Normal yeniden şekilleniyor" diye. İşte bu da evlenecek uygun birini bulamamış, hani şu ağızlara sakız olmuş tabirle "Valla bütün iyiler kapılmış" diyenler için devrim yaratacak türden bir değişiklik. Yani bulamadıysanız azıcık dişinizi sıkıverin, nasılsa yakında hazır ve nazır yeni üretimler düşecek piyasaya. Hem de hayatın yoğurduğu bu çifte kavrulmuş müstakbel eşler daha kaliteli ve kullanışlı oluyor.
İyi oyunlar herkese...
Öptüm sizi
Hülya Avşar'ın çokbilmiş bir kişi olarak tarihimize geçirdiği "Evililik iki yıllık süreli anlaşmalar olarak düzenlensin" magazin atasözünü anmamak olur mu bugün! Geleceği görmüş. Akıllı kadın vesselam. Ticari evliliklerde elini yükseltmeyi ta ne zamandır biliyor. Onu öpmezsem olmaz şimdi.
Boşanmış erkekler hakkında kız arkadaşlarımla muhabbet ediyoruz geçen gün. Konu tam olarak "Erkekler mi kadınlar mı daha çabuk boşanıyor?" Ortak karar; para hangi tarafta varsa o daha çabuk boşanıyor. O zaman şöyle bir sonuç da çıkıyor ortaya: Beğendiğiniz bir erkeğin boşandığını öğrendiğinizde boşanma kararını kimin aldığını da öğrenmekte yarar var. Adam çulsuz ya da tembel belki de! Yani kadınların en sevmediği bir tür varsa bu türdür herhalde. Biraz daha beklerseniz arada başından geçecek başka bir evlilikte "çalışkanlık" diplomasını da CV'sine katar nasılsa... Velhasıl boşananları öpeceğim bugün. "İlk eş" olmaktansa "son eş" olmak daha iyidir, değil mi?
Biraz da istatistik
| Aradığım sevgiliyi bulamadım, çünkü... | | Gerçek aşkı arıyorum | Yüzde 27.57 | | Saygıyı arıyorum | Yüzde 27.10 | | Sevgiyi arıyorum | Yüzde 16.82 | | Ne aradığımı bilmiyorum | Yüzde 16.36 | | Mükemmel ilişkiyi arıyorum | Yüzde 12.15 | |
Kılavuz karga oyunu!
Erkek: Benim üçüncü eşim olur musun?
Kadın: Olmaz, ortak yanımız yok. Ben daha sadece bir defa evlenip boşandım!
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
"Neden benimle evlenmeyi düşünmüyor?"
Uzun zamandır birlikte olduğum biri var. Bir yılı aşkın bir süredir sevgiliyiz, hatta iki-üç ay öncesine kadar aynı evi paylaşıyorduk. Sonra o askere gitti ve her gün saatlerce telefonla konuştuk. Onun dediğine göre çok güzel bir ilişkimiz var, cinsel anlamda da şimdiye kadar bu denli hissederek bir kadınla birlikte olmadığını, onu çok mutlu ettiğimi söylüyor ve sürekli "Seni çok seviyorum" diyor. Şu an farklı şehirlerdeyiz. O çok uzakta ve büyük zorluklarla bir araya gelebiliyoruz. Son 10 gündür birlikteydik, yine çok güzel zaman geçirdik fakat beni çok üzen bir şey oldu, ben onun yanına gitmeden önce ailesi vardı, "E, evlen artık, bir düzenin olsun vs..." deyip duruyorlarmış. O da "O zaman bulun birini de evleneyim" demiş. Bana bunu anlattı ve biz evlilikten hiç söz etmiyoruz. Daha doğrusu hep benimle olağanüstü bir birliktelik yaşadığını söylüyor ama "Bu birlikteliğin bir sonu yok, gittiği yere kadar gidecek tabii ki..." diyor. Bizim sevgili olduğumuzu ailesi ya da arkadaşları bilmiyor, çok iyi iki dost olduğumuzu biliyorlar, bu durum da beni üzüyor ama bunu dile getirdiğimde bu ilişkinin çok özel olduğunu ve insanların dilinde olmasını istemediğini söylüyor. Bu adamı çok ama çok seviyorum, birlikte gerçekten her anlamda paylaşımımız mükemmel ve onunla evlenmeyi her şeyden çok istiyorum. Bana yardım eder misiniz? Bunun için ne yapmalıyım? Neden benimle evlenmeyi düşünmüyor sizce? Bu fikri nasıl değiştirebilirim? Yardımcı olursanız çok sevinirim, teşekkürler...
N. B.
* * *
Bir erkeğin hakkınızdaki evlenmeme fikrini değiştirmek yerine daha en baştan evlenmeyi düşünmesini aklına yerleştirmek yararlıdır. Ama ne yazık ki "Aman elimdeki kaçmasın!" korkunuz yüzünden sanki evlilik pek umrunuzda değilmiş gibi davranıp duruyorsunuz. Net bir tavır sergileyip "Ben evlenmek istiyorum, ona göre ha!" demek, ödünüzü patlatıyor. E, o zaman da elinizdekiyle yetinir buluveriyorsunuz kendinizi. Aynı zamanda birinin elinde olmak da demek bu. Adam ne diye zaten elde ettiği, kendisine deli divane tutkun bir kadınla arasındaki ilişkiyi "garantiye" almak istesin ki? Onun yerine ailesinin kendisine yeni ve "kazanılacak" bir kızı adres göstermesini isteyecek kadar hazıra çoktan alışmış oluyor zaten sayenizde. Yani, diyeceğim kendi kendinize etmişsiniz bu güzelliği. Artık kaçsanız da sizi kovalar mı bilmiyorum. Siz yine de bir deneyin, bari kaçan siz olmuş olursunuz, kovalanmasanız da gururunuz baki kalır.
www.ilhanuckan.com
|
|
|

|
|