|
 |
|
|
YTP'den beklenen son
Görüş / Engin Önen
DSP, MHP ve ANAP koalisyonunun aşırı derecede yıprandığı, iç huzursuzluklar ve siyasetsizlik sarmalındaki CHP'nin de çekim merkezi olmaktan uzak olduğu bir dönemdi. Güvensizlik ve umutsuzluğun tavan yaptığı böyle bir psikolojik ortamda, İsmail Cem ile Kemal Derviş'in yan yana durması, birlikte parti kuracakları haberi, toplumda büyük iyimserlik havası yaratmıştı.
Daha sonra malum gelişmeler yaşandı. Derviş, şimdi mesafeli durduğu CHP'ye geçti. Cem, DSP'den ayrılmış bir grup milletvekili ile yola devam etmeye karar verdi. Ancak büyü bozulmuştu. Cem'e duyulan güven ve sempati YTP'nin parti olmasını sağlayamadı. Program ve kadrolar açısından gerekli hazırlıkların yapılmadığı ortaya çıktı.
Milletvekili adaylarından dostum sendikacı ve emekli öğretmen Fikret Doğan'ın daveti üzerine, partiye bazı katılımların gerçekleştiği ve Cem'in de hazır bulunduğu töreni izlemiştim. Cem ve partiye yeni katılanların önünde büyükçe bir masa vardı. Hemen önünde çok sayıda basın mensubu töreni izliyordu. Bir ara kocaman bir koli dolusu zarf masaya döküldü. Cem, şaşkın bakışlarla izlerken, bunların yeni üyelerin başvuru formları olduğu, akın akın insanların YTP'ye katılmaya çalıştığı anlatılıyordu. Fikret Doğan'a olup biteni sorduğumda, "Daha üyelik formları İzmir'e gelmedi, biz bile üye değiliz" yanıtını aldım.
* * *
Ardından birinci sıra milletvekili adayı Ekrem Demirtaş'ın bürosuna uğradık. Arkadaşları ile hummalı bir hazırlık sürdürüyorlardı. Önceden basılmış olan afişlerde, "Birinci Bölge Milletvekili Adayı" ibaresi dikkatimi çekmişti. Oysa Demirtaş, seçimlerde ikinci bölge adayıydı. Demek ki bölgeler arası bir anlaşmazlık olmuştu. Demirtaş etrafına aşırı bir iyimserlik dağıtıyordu. Seçimde büyük başarı elde edeceklerinden, sadece İzmir'de bir milyon oy alacaklarından söz ediyordu. Barajı geçmelerinin zor olduğunu söylemeye cesaret bile edemedim.
O gün Fikret Doğan'la son ziyaretimizi bir liseye yaptık. Önceden birlikte çalıştığı öğretmen ve okul yöneticilerinin YTP'ye oy vermeye pek istekli olmadıkları anlaşılıyordu.
Okul müdüründen cevabını alınca, Fikret hocaya "Ekrem Bey'e söyle oylar dokuz yüz bin dokuz yüz doksan dokuza düştü" dedim. "Seni severiz ama YTP'nin diğer bazı adaylarına oy vermek içimizden gelmiyor" demeye getiriyorlardı. "Sol oyların bölünmesine yol açacak" gibi gerekçeleri öne sürenlerin sayısı da az değildi.
* * *
Sonuç olarak YTP'nin CHP'ye katılma kararı, olmayacak duaya amin demekte ısrar etmemek bakımından olumlu bir girişimdir.
Ama bu nedenle sol oyların artmasını veya CHP'nin ivme kazanmasını beklemek iyimserliği aşan bir şey olur.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|