Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Ekim 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Rezalet!


Evet öyle, tek kelimeyle rezalet! Aynı konuda, aynı sözcüklerle, kim bilir bu kaçıncı yazı?.. Bu devletin sifonu yok mu, pisliklerinden ne zaman temizlenecek bu devlet diye diye ha bire buz üstüne mi yazıyoruz?
Ne yazık!
İnsanın içi acıyor.
Mafya babası, yeraltı dünyasının en önde gelenlerinden biri. Bunu sağır sultan biliyor. Hakkındaki 28 dosyayla birlikte gözaltına alınıyor. Gece yarısından sonra yargıç tarafından salınıyor. Hemen arkasından, gıyabi tutuklama kararı çıkarılıyor hakkında.
Ve tabii kayıplara karışıyor.
Birkaç gün sonra teslim oluyor.
Niye serbest bırakılıyor? Niye gıyabi tutuklama çıkıyor? Böylece zaman kazanması mı sağlanıyor?
Sorular o kadar çok ki...
Polisin 28 dosyası mı yetersiz? Yargıyı orasından burasından etkileyen menfaat zinciri mi harekete geçti? 'Derin devlet'teki bazı odaklar mı kendi başlarına düğmeye bastı?
Soruları çoğaltmak yersiz.
İnsanı isyan ettiren, rezalet diye bağırtan, hukuku paspas eden kirli bir oyun hala devlet sahnesinde oynanıyor.
Gerçekte hep aynı oyun.
Arada bir adı değişiyor.
Dün Susurluk'tu.
Bir ara Alaattin Çakıcı oldu.
Bugün ise Sedat Peker...
Derin devlet bir zamanlar yeraltı dünyasından yararlandı. Hukuk dışı işlerinde mafya babalarını, gangsterleri, suçluları kullandı. Özellikle Güneydoğu'da şiddet ve terörle mücadele derken, çok derin bir hukuk boşluğu doğdu. Orman kanunlarının hüküm sürdüğü bu boşlukta zamanla selden kütük kapma sırası mafyaya geldi.
Mafya devlete sızdı.
Devlet içinde ortaklıklar, menfaat çeteleri oluşturuldu. Ancak devletin içindeki yardakçılarla dallanıp budaklanabilirdi organize suç örgütleri. Çakıcı'lar, Peker'ler ancak bu yolla ortalıkta ellerini kollarını sallaya sallaya muteber insanlar olarak dolaşabilirlerdi.
Ne yazık!
Devleti devlet yapmak istiyorsak, önce Çakıcı'lardan, Peker'lerden temizlenmesi lazım bu düzenin. Devlet gönderine hukukun bayrağını dikmenin birinci yolu, bunlardan yargı önünde hiç gecikmeksizin hesap sormaktır.
Sonra yargıcını, polisini, askerini, idarecisini bunların kirli uzantılarından kurtarmaktır.
'Kara para'yla mücadele etmektir. Bütün ekonomik faaliyetleri vergi düzeni içine almaktır.
Siyasal ve bürokratik dokunulmazlık sorununu bir an önce çözmektir.
Demokratik hukuk devletine yakışan iyi yargıç, iyi polis yetiştirmek için sistemde reform yapmaktır. Yargıcını, polisini maddi ve manevi bakımdan çok daha donanımlı hale getirmektir. Yargıçlığın, polisliğin toplum içindeki saygınlığını yükseltmektir.
Başka çaremiz yok.
Devlet ve toplum olarak hukukun ipine sarılmaktan başka çaremiz yok, eğer uygarca yaşamak istiyorsak...
Çakıcı'lar, Peker'ler ellerini kollarını sallaya sallaya, muteber insanlar olarak ortalıkta dolaşmaya devam ettikleri sürece, şunu iyi bilin ki, hukuk değil orman kanunları hayatımıza hükmedecek.
Hiç kuşkunuz olmasın.
Bu yüzden orman kanunları değil de hukuk diyorsak, sesimizi yükseltmek zorundayız. Kamuoyu olarak, sivil toplum olarak hep birlikte hukuk devleti istiyoruz diye, yöneticilerimiz uyuyor mu diye haykırmalıyız.
Yoksa hepimiz tehlikedeyiz.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Avrupa'ya yeni Türk akını
TÜRKİYE'de bazı kimseler AB üyeliğini "İkinci...
Melih AŞIK
Pişti değil AŞTİ
Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali'nden (A...
Fikret BİLA
Veto tehdidi
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Papadopulos ...
Hasan CEMAL
Rezalet!
Evet öyle, tek kelimeyle rezalet! Aynı konuda...
Güneri CIVAOĞLU
Kurt avı
Alemin üç büyüğü de artık serbest değil. Çakı...
Can DÜNDAR
Son savaş başladı
İki Türkiye var:
Abbas GÜÇLÜ
100 yıl önceki aydınlar ve bugünküler
Tarih müthiş bir şey. Dönüp dönüp okumak gere...
Hurşit GÜNEŞ
Ekonomide Nobel 2004 Kydland ve Prescott'a
Bu yıl da Nobel Ekonomi Ödülü paylaşılarak da...
Sami KOHEN
Ayrıntıya indikçe...
ŞU işe bakın: Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Ch...
Mehmet Y. YILMAZ
İşte eğitimdeki ürkütücü tablo!
Elli yıl önce Tayvan, Çin'den yeni kopmuş, nü...
Derya SAZAK
Müşerref Hanım
12 Eylül 1980... Saat 04.00. Israrla çalan te...
Meral TAMER
Nüfus yapımızda şaşırtıcı değişiklikler
Nüfus bilim, geleceğe dönük 10 - 15 yıllık pr...
Güngör URAS
2005 bütçesi ile oynama şansı yok
2005 bütçesi, hükümetin önümüzdeki yıl ne yap...
Serpil YILMAZ
"Rapora fazla sevindik"
Fransız kuruluşu Sodexho toplu yemek ve servi...
M. Ali BİRAND
CNN TÜRK DÜN 5 YAŞINA BASTI...
İnsanın kendi çalıştığı bir yer hakkında yazı...

© 2004 Milliyet