Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Ekim 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Nüfus yapımızda şaşırtıcı değişiklikler

İlk ve orta öğretimde yeni okula gerek yok. Üniversiteye giriş kapısındaki kuyruklar, 3 - 4 yıl sonra azalmaya başlayacak. Haberiniz olsun, nüfusumuz yaşlanıyor


Nüfus bilim, geleceğe dönük 10 - 15 yıllık projeksiyonların neredeyse kesin olarak gerçekleştiği nadir alanlardan biri. Hacettepe Üniversitesi'nden Doç. Dr. Attila Hancıoğlu, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı TAP'ın düzenlediği 2 günlük uluslararası konferansta bu uyarıyı yapınca, verdiği rakamların benim için önemi katlanarak arttı. Nüfusumuzun geleceğine bakışım değişti.
Hancıoğlu'nun deyimiyle Türkiye'de son 20 yılda yaşanan, "demografik rejim değişikliği." Bir toplumun davranışlarında bu denli çarpıcı değişikliklerin 20 yıl gibi kısa bir tarih dilimine sığabilmesi, sık rastlanabilecek bir durum değil.

Paradigma değiştirmek
Biliyorsunuz Avrupa Birliği'ni ürküten en önemli nedenlerden biri nüfus yapımız. Oysa Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü'nün her 5 yılda bir yenilenen Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması'nın 2003 sonuçları; AB'nin bizden ürkmesine neden olmadığını gösteriyor. Ne var ki öncelikle siyasetçilerimizin, bürokratlarımızın, hatta akademisyenlerimizin paradigma değiştirerek, bugün artık gerçek olmayan söylemleri bir yana bırakmaları lazım.
10 bin 836 hanede 8 bini aşkın evli kadınla konuşularak gerçekleştirilen ve Devlet Planlama Teşkilatı DPT'ye de veri oluşturan bu kapsamlı araştırmanın altında Hancıoğlu'nun yanı sıra Prof. Dr. Sabahat Tezcan, Doç. Dr. Banu Ergöçmen ve Doç. Dr. Turgay Ünalan'ın imzaları var.

Demografik baskı yok
TAP Vakfı Başkanı Prof. Dr. Baran Tuncer'in de konferansı açış konuşmasında anahatlarıyla değindiği gibi önümüzdeki dönemde, demografik baskılar nedeniyle ilk ve orta öğretim düzeyinde yeni okulların açılması gerekmiyor. Üniversitelere giriş kapılarında da bugünkünden daha fazla yığılma olması beklenmiyor. Hatta birkaç yıl sonra üniversite sınavlarına girenlerin sayıları azalmaya başlayacak. Çünkü:
  • O - 14 yaş arası nüfusumuz artık artmayacak.

  • Diğer yaş gruplarında ise:
  • 15 - 64 yaş arası yetişkin nüfusumuz 25 - 30 yıl daha artmaya devam edip, sonra düşecek.
  • 65 yaşın üzerindeki yaşlı nüfusumuz hep artacak. 2050'de yaşlı nüfusumuzun sayısı, bugünkünün 3 katı olacak.


  • Nüfus yaşlanıyor
    Anlayacağınız bizim nüfusumuz da yaşlanıyor.
  • Yıllık doğum sayımızda, 2000'den itibaren ilk kez geri dönüşü olmayan bir azalma var.
  • Ölüm sayılarımızda nüfusun yaşlanmasına bağlı bir artış söz konusu.
  • Yıllık nüfus artış hızımız, % 1.5'in altına inmiş durumda.
  • 100 milyon nüfuslu Türkiye, artık sadece bir hayal.
  • Nüfusumuz 94 - 95 milyona kadar çıkıp, ondan sonra da azalmaya başlayacak.

  • İyi haber:
    90'lı yılların başına kadar 15 - 64 yaş arası her 1 yetişkin, çocuk ya da yaşlı 2 kişiye bakarken, bugün bu oran 1'e 1,5'a inmiş durumda. 2025 yılına ilişkin projeksiyonda ise 1 yetişkine 1 çocuğa (ya da yaşlı) düşüyor.

    Yaşlılar için kaldırım
    Hacettepe Nüfus Etütler Enstitüsü'nün geniş çaplı araştırmasının ışığında bu değerli bilgileri aktaran Hancıoğlu, bu yeni bulguların ışığında ilk ve orta öğretimde yeni okul açmak yerine, eğitimin kalitesinin yükseltilmesi gereğine işaret etti. Ne günlere kaldık: Okul açılmaya devam edilirse, öğrencisiz kalma tehlikesi var! Hancıoğlu'na göre "Şehirlerimizde kaldırımların yükseklikleri de dahil olmak üzere herşeyi yeniden düzenlememiz lazım."

    Nüfus yapımızdaki değişim (%)
    0-1415-6465 üstü
    195038.358.43.3
    196041.255.13.7
    197041.854.24.0
    198039.156.14.7
    200029.664.95.5
    200527.666.65.8
    202521.968.19.7
    205019.461.918.7


    mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Avrupa'ya yeni Türk akını
    TÜRKİYE'de bazı kimseler AB üyeliğini "İkinci...
    Melih AŞIK
    Pişti değil AŞTİ
    Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali'nden (A...
    Fikret BİLA
    Veto tehdidi
    Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Papadopulos ...
    Hasan CEMAL
    Rezalet!
    Evet öyle, tek kelimeyle rezalet! Aynı konuda...
    Güneri CIVAOĞLU
    Kurt avı
    Alemin üç büyüğü de artık serbest değil. Çakı...
    Can DÜNDAR
    Son savaş başladı
    İki Türkiye var:
    Abbas GÜÇLÜ
    100 yıl önceki aydınlar ve bugünküler
    Tarih müthiş bir şey. Dönüp dönüp okumak gere...
    Hurşit GÜNEŞ
    Ekonomide Nobel 2004 Kydland ve Prescott'a
    Bu yıl da Nobel Ekonomi Ödülü paylaşılarak da...
    Sami KOHEN
    Ayrıntıya indikçe...
    ŞU işe bakın: Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Ch...
    Mehmet Y. YILMAZ
    İşte eğitimdeki ürkütücü tablo!
    Elli yıl önce Tayvan, Çin'den yeni kopmuş, nü...
    Derya SAZAK
    Müşerref Hanım
    12 Eylül 1980... Saat 04.00. Israrla çalan te...
    Meral TAMER
    Nüfus yapımızda şaşırtıcı değişiklikler
    Nüfus bilim, geleceğe dönük 10 - 15 yıllık pr...
    Güngör URAS
    2005 bütçesi ile oynama şansı yok
    2005 bütçesi, hükümetin önümüzdeki yıl ne yap...
    Serpil YILMAZ
    "Rapora fazla sevindik"
    Fransız kuruluşu Sodexho toplu yemek ve servi...
    M. Ali BİRAND
    CNN TÜRK DÜN 5 YAŞINA BASTI...
    İnsanın kendi çalıştığı bir yer hakkında yazı...

    © 2004 Milliyet