|
 |
|
|
Altı tez, altı cevap (2)
Satır Arası / Deniz Sipahi
Dünkü yazımda Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin yeni dergisi Platform'da Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğul Zengingönül'ün Avrupa Birliği ile ilgili yazdığı altı tez ve cevaba yer vermiştim.
Birinci tez... "Türkiye'nin nüfusu şimdiden 72 milyon ve olası üyeliğinde en büyük nüfusa sahip ülke olacak, en çok oy potansiyeline sahip olacak ve böylece küçük ülkeler iyice marjinalleşecek. Üstelik bu denli büyük bir oy potansiyeli Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere açısından zaten kabul edilemez."
İkinci tez... "Türkiye toprakları Asya ve Avrupa arasında bölünmüş durumda oysa AB'ye sadece Avrupalı ülkeler başvurabilir."
Üçüncü tez... "AB sınırları Irak - İran - Suriye - Gürcistan ve Ermenistan eksenine dayanacak. Sadece isimleri bile sorunla anılan bu ülkelerin yarattığı tüm gerginlikler bu sınırlardan AB'ye akacak ve AB iyice destabil bir hale gelecek..." şeklindeydi.
* * *
Tez 4: Türkiye, AB'ye yapılan uyuşturucu ve insan trafiğinin geçiş kapısı durumunda. Olası bir tam üyelikte durum daha da kötüleşir.
Cevap 4: AB'nin tam üyelik müzakerelerinde üzerinde en çok hassasiyet göstereceği bir konuya Türkiye'nin duyarsız kalması pek mümkün gözükmüyor. Kaldı ki bu durum son aylarda yaşanan gelişmeleri de göz önüne alırsak Türkiye açısından da çok hassas.
Tez 5: Türkiye'nin sahip olduğu tarım nüfusu AB için tam bir felaket ve hatta bu konuda büyük sorun yaratan Polonya'dan bile daha fazla tarım çalışanı var. Bu durum en fakir bölgelere ve nüfusa yapılan yardımlar açısından bütçeyi ve beraberinde "Ortak Tarım Politikası"nı bitirir.
Cevap 5: AB'nin finansal zorlukları, uluslararası ticaret anlaşmalarının ilerleyiş şekli ve son dönem genişlemenin getirdiği yük zaten bütçenin yeniden düzenlenmesini gerektiriyor. Türkiye'nin tam üyelik günü geldiğinde bugünkü finansal yardım ve tarım politikaları zaten yürürlükte olmayacak. Yani kimse Türkiye'ye milyarlarca Euro tarım uyumlaştırması fonu vermeyecek. Bu durum belki de AB'yi en çok rahatlatan durum olmaya devam edecek. Türkiye'nin tarım politikası uyumu zorlaştıkça, müzakere süreci uzayacak.
* * *
Tez 6: Nihayet en önemli sorun: kültürel fark ve dini fark. Her ne kadar AB'de 10 - 12 milyon Müslüman yaşıyor olsa da Türkiye'nin üyeliği akla şu soruları getiriyor: Biz Avrupalı olarak kimiz, hangi değerleri paylaşıyoruz ve toplumumuz ne kadar açık olmalı? Türkiye'nin üyeliği AB halkları arasında popüler değil.
Cevap 6: AB'li politikacılar seçmenlerine, Türkiye'yle bağlantılı olduğu öne sürülen sorunların Türkiye'yle müzakerelerin ertelenmesi veya Türkiye'ye tamamen hayır denmesi durumunda bile aynen devam edeceğini çok iyi anlatması gerekiyor. "Ülke içi çok kültürlülük ve halkların kardeşliği" konularının uzmanı AB olduğuna göre "ülkelerarası çok kültürlülük ve ülkelerarası halkların kardeşliği" sorununun cevabı uzmanlarda aranmalı.
* * *
17 Aralık bir son değil, başlangıç...
Hem bizim, hem de Avrupa Birliği için.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|