
|
|
|
 |
|
|
Kafkasya notları (1)
Kafkasyalılar tarihlerini çileyle yaşayan halklardır. Güçlü olan gücünü kullanarak hakkını arar. Gücünü yanlış kullanan ise bunu mutlaka pahalıya öder
Fax: (0312) 427 20 64
Kafkasya her bakımdan ikiye ayrılan bir dünya; yüksek dağ silsilesinin ayırdığı Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan'dan oluşan Güney Kafkasya ile kuzeydeki kavimlerin oluşturduğu coğrafya; adetleri, dinleri ve asıl önemlisi birbirinden çok farklı dilleri ile ayrı bir dünyadır. Kuzeydekiler Kafkaslı ise Güneydekiler Kafkaslılığı protokol olarak ve kendilerini ifade etmekte işe yaradığı ölçüde kullanır. Gürcü, Ermeni ve Azerbaycanlıların; kuzeyin Osetleri, Adige ve Çerkesleri, Kumuk, Karaşay ve Balkarları, Dağıstan'ın Lezgi ve Avarları ile müşterek tarafları olsa da zıtlıkları sayılamayacak kadar çoktur. Kuzey Kafkasya'nın nüfusu 5-6 milyon görünüyor, güneydeki üç cumhuriyetin nüfusu ise 15 milyonu biraz geçiyor; gerçi Kafkas halklarının dünyaya yayılan nüfusu neredeyse buna yakın... Eğitimli bir nüfus olduklarından sesleri hatta gürültüleri bütün dünyayı tutuyor. Bunun için kimse onları ayıplayamaz çünkü Kafkasyalılar tarihlerini çileyle yaşayan halklardır. Güçlü olan gücünü kullanarak hakkını arar. Bu gerçeği bu coğrafyada görürüz. Gücünü yanlış kullanan da bu yanlışı pahalıya öder. Çünkü bütün dünyanın gözü üzerindedir. Bu gerçeği de Kafkasya'da görürüz.
Tiflis'te Küreselleşme ve Uygarlıklararası Diyalog başlıklı bir toplantıdayız. Gürcü kilisesinin reisi Patrik II. İleon ve kilise adamları ağırlıklı. Toplantının açış nutkunda Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili Türkiye'nin Gürcistan'a olan yardımlarını vurguluyor. Annesi Profesör Gulii Alasania toplantının düzenleyicisi. Herhalde Türkolog olan annenin etkisiyle cumhurbaşkanı Türkiye'ye daha bir sempatiyle bakıyor. Saakaşvili'nin milliyetçi olduğu malum ama küçük bir ülkenin Sovyetler'in etkisinden çıkıp Batı'ya bütünleşmesi gereklerini de fazlasıyla yerine getiriyor. Mesela Fransa'nın Gürcistan büyükelçisi olan Salome Zourabichvili eski milliyetçi Gürcü liderlerden birinin kızıdır. Fransa'da büyümüş, Fransız Dışişleri Bakanlığı'na girmiş ve bakanlıkta mevki sahibi olmuştur. Tiflis'te büyükelçiyken Gürcü cumhurbaşkanı onu Gürcistan'ın dışişleri bakanı olarak seçmekte tereddüt etmemiş, bakanın maaşını Fransa veriyormuş. Küçük ülkeler bazen gerçekçi politikalar gütmek zorunda... Zarif bakan Salome Zourabichvili, "
Babamın ve annemin Sovyetler geldikten sonra Fransa'ya iltica ederken kullandıkları bir valizi bütün diplomatlık hayatım boyunca yanımda taşıdım ve şimdi benimle buraya geldi" diyor. "Vatana kesin dönüş yapan bir bavul olarak Gürcistan Tarih Müzesi'ne veriniz" dedim.
Cumhuriyetin sorunlarını ulusalcı olarak değil belki dışa açılarak çözmek mümkün diyorlar. Macar asıllı Amerikalı para babası Soros, üniversiteleri besliyor. Türklerin de üç lisesi ve Karadeniz Üniversitesi var. Gürcistan ordusunun eğitimi ve gerekli destek bizim Genelkurmay'dan gidiyor ama üretim hâlâ düşük. İktisadi sorunlar dağ gibi yığılmış, ABD yardımı temel sanayii kurmaya yönelik değil, Gürcistan'a çekinmeden yönelen yabancı yatırım az da olsa Türkiye'den geliyor. Petrol boru hattı kimileri için kurtarıcı kimileri için kurtarıcı olmaktan çok iç barışın dış desteği demek. İktisat dışı değerlendirmeler burada da yaygın.
Gürcüler eğitim ve kültür düzeyi yüksek bir halk. İki asır boyu Çar Rusyası Kafkasya'yı bu merkezden yönetmişti. Tiflis, Rusya taşrasında görülmeyecek bir seviyeye ulaşmıştı. İlk Farsça gazete ve Azerbaycan tiyatrosu bu beldede hayata geldi. Rusya Gürcüceyi hayattan silmeye kalksa da Gürcü dili dayanmış, Sovyet döneminde de birçok ülkenin aksine Gürcistan bazı sahalarda kendini koruyup geliştirebilmişti. Bu nedenledir ki bireysel olarak Stalin ve etrafındaki Gürcü asıllı Sovyet liderlerini eleştirseler de küçük milletler dünya tarihine geçmiş portreleri silemezler. Kafkas politikası muhafazakarlık, devrimcilik ve milliyetçilikle iç içe yürümek durumundadır. Bu konuya devam edeceğiz.
|
|
|

|
|