|
 |
|
|
Parken'in tılsımı
KRİTİK - İRFAN KURTULMUŞ
Danimarka'nın milli arenası Parken Stadı'nda dün gece drama, taktik, strateji, hüzün, sevinç ve dolayısıyla herşey vardı.
Parken Stadı, Türk futboluna yabancı değil. Dört yıl önce Galatasaray UEFA Kupası'nı bu stadda ülkeye getirirken, o maçın normal süresi de berabere bitmişti. Kopenhag'da böyle önemli bir Dünya Kupası elemesinde hiç gereksiz yere İbrahim'in, Gronkjaer'e yaptığı penaltı ile yenik duruma düştük. Avrupa'nın sayılı kramponlarından Gronkjaer'i, İbrahim ile savunmak yanlış bir düşünceydi. 30. dakikada bu oyuncunun, Okan'ın kafasına arkadan vurmasıyla kırmızı kartla oyun dışı kalması rakip Danimarka'yı, maçı kendi sahasında defansif oynamak zorunda bıraktı.
Beş hücum adamıyla oynadığımız ikinci yarıda kazandığımız penaltıyı Nihat'ın atamaması stadda bulunan Türk seyircileri ahlara ve vahlara boğarken, Danimarkalılar sevinç gösterisi yapıyordu. Aynı Nihat'ın, sonra Ümit Özat'ın sol taraftan ortasına vurduğu mükemmel kafa ile attığı beraberlik golü sayıları Türk seyircilerden fazla olan Danimarkalılar'ı susturdu.
Türkiye, her zaman zorlandığı Kuzey deplasmanlarında bu defa iyi bir sonuç ve futbolla puan alarak dönüyor. Ancak bu maçı kazanıp üç puanla dönmemiz işten bile değildi. Ama Parken Stadı, Türk futboluna özel "beraberlik tılsımını" milli maçta da bozmadı.
|
|
|

|