|
 |
|
|
Çok teşekkürler
Aslında şunu söyleyip, sonra susmak lazım. Bu oyunun bu kadar güzel olabileceğini bize hatırlattıkları için Parken Stadı'ndaki 42 bine yakın insana, sahadakilere, kulübedekilere teşekkür etmeli. Harika bir oyundu. Ama işimiz oyunu değerlendirmek, o yüzden detaylara gireceğiz.
Ersun Yanal'ın planı doğruydu. Zaten bu yüzden çok güzel bir maç oldu. İki kanadı, orta sahanın göbeğindeki oyuncuları kademeye sokarak çoğaltarak, alan daraltarak, Danimarka'yı ilk yarı kanatta durdurdu. Orta sahada becerili oyuncularla oyunu açmayı da bildi. Ama İbrahim Üzülmez'in yaptığı akıl almaz penaltı, Danimarka'nın çerçeveyi bulan ilk şutuna ve golüne yol açtı. Dramatikti.
Rakibin en etkili oyuncusu Gronkjaer'in kırmızı kart görüşü de aynı şekilde dramatikti. Bu kağıt üzerinde bizi avantajlı yapsa da, ilk yarı için gerçek başkaydı. Ev sahibi öndeydi ve kapanık kontracı olmak için artık bir bahaneleri vardı. Boş alan bulmakta zorlanmaya başladık. İbrahim'in çok kötü oyunu da buna eklenince, bu durum onların işine yaradı. Ama yine de pozisyon vermeden ve net şanslar bularak ilk yarıyı kapattık. İkinci yarıda Tuncay'ın, İbrahim'in yerine girişi ve Nihat'ın forvete gidişi sayısal üstünlüğümüzün oyuna yansımasına yol açtı. Ümit Özat mükemmel oynuyordu, Hüseyin muhteşemdi, Tuncay takımı itiyordu. Rakip alana yığıldık, ama kontralar da vermeye başladık. Penaltıyı kaçırmamız da çok dramatikti. Bunun bizi yıldırmaması da. Nihat'ın golü sonrası yüzündeki ifade ise bu oyunun taşıdığı duyguların zirvesiydi.
Golden sonra da yüklenmeye devam ettik. Ve Gökdeniz'le, Tuncay'la net pozisyonlardan yararlanamadık. Danimarka da akıllı, soğukkanlı ve usta bir oyunla bizi birkaç kez terse düşürdü. Her an daha da yükselen bir ritmle futbol keyfi Kopenhag'da zirveye vurdu. Başta dediğim gibi, aslında söylenecek tek şey herkese teşekkür etmek. Hepiniz muhteşemdiniz.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|