Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Ekim 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Süpermen ve mafya


"Uçtum, aşık oldum, dünyayı geri çevirdim, çocuklarla dostluk kurdum, ağaçlardan kedi kurtardım. Süpermen başka ne yapabilir ki" diye sormuştu Christopher Reeve...
Doğru cevap, "Kendi hayatını kurtarabilir" olacaktı.
Yapamadı.
Ve kırmızı pelerinine bir Hollywood efsanesini de sararak uçup gitti sessizce...
* * *
Süpermen'i 1933'te Ohiolu iki genç yaratmıştı.
Doğduğunda böyle anlı şanlı bir film yıldızı değil, bir çizgi roman kahramanıydı.
Ama cesur, gözüpek ve adil bir kahraman...
Horlanmışların, itilip kakılmışların, güçsüzlerin safındaydı ilk Süpermen...
Toplumun iliğini sömürenlere karşı, çulsuzların hızırıydı.
Topyekün çamura bulanmış bir toplumda nerede bir haksızlık görse orada bitiyor, hırsızın, kaçakçının, rüşvetçinin, işbirlikçi polisin, askerin, bürokratın beynine biniyordu. Haksız yere ölüm cezası almış bir mahkumu elektrikli sandalyeden kurtardığı bile olmuştu.
* * *
Korkmaz Alemdar ve Raşit Kaya, "Kitle İletişiminde Temel Yaklaşımlar" kitabının (Savaş Y., 1983) girişinde Süpermen'in tasarımında 1929 krizinin etkili olduğunu belirtir:
"Amerikan toplumunun geçirdiği ağır bunalımda adaleti sağlamak, gerçeği savunmak ancak kimseden korkusu olmayan, düş ürünü, olağanüstü yaratıkların harcı olabilirdi" çünkü...
5 yaşında daha büyük bir yayınevine transfer olur Süpermen...
Yayınevi, krizde içki kaçakçılığından servet yapmış işadamlarının kontrolündedir.
O sırada savaş patlar ve Süpermen seferberlikte askere yazılır.
Artık zenginden alıp fakire veren bir Robin Hood değil, bordrolu bir kamu görevlisidir.
Bundan böyle adaleti değil, düzeni savunacaktır.
* * *
Süpermen'in yazgısı, Türk mafyasının yazgısına ne kadar da benziyor.
"Babalar" da başta, hukukun işlemediği bir diyarda adalet dağıtan "kabadayılar" olarak doğmuştu.
Kimsesi olmayanlar, devlet kapısında derman bulamayanlar, sarılacak dal arayanlar onlara koşar, yardım dilerdi.
Onlar da - Yılmaz Güney'in Umutsuzlar'da eşsiz bir örneğini verdiği - "delikanlılık raconu" gereği mazluma sahip çıkar, gereğinde devletle çatışmak pahasına fukara hakkını savunurlardı.
Sonra devlet uyandı. Babalarla çatışmak yerine onları kadroya aldı.
Rantı paylaşmak koşuluyla silah, uyuşturucu kaçakçılığı yapmalarına göz yumdu. Ceplerine pasaport koydu. Ayak işlerini onlara yaptırır oldu.
Ve dünün "Kabadayı geleneği"nden, gününün mafyası doğdu.
* * *
Ama attan düşmeyegör bir kez...
Yıllarca seni sırtında taşıyan o hayvan, bir anda Azrail'in oluverir.
Christopher Reeve, 1995'te kendini yere çalan atın kurbanı olarak tekerlekli sandalyeye mahkum olmuştu.
Süpermen'i yaratıp sonra da zengin yayınevlerine pazarlayan gençler, en son 70'lerde Kaliforniya'da bir kütüphanede yoksulluk içinde yaşarken görülmüştü.
Devletin istihdam ettiği mafya babaları da, attan düşmüş efsaneler gibi birer ikişer yoldan toplanıyor bugün...
Düzen, kendine yeni bekçiler buldu.
Adalet ise hala kurtarıcısını bekliyor.

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Azınlık meselesi...
AVRUPA Birliği sürecinde Türkiye'nin çok zorl...
Çetin ALTAN
Rüşvet, vurgun; tangur tungur yuvarlanıp giderken...
BİR hayli bolca olan dağ gibi büyük çöplükler...
Melih AŞIK
AŞTİ'de haraç (3)
Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali'nden (A...
Fikret BİLA
Çiçek'in şikâyeti
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, zaman zaman yargın...
Hasan CEMAL
Aleviler!
Dört yıl geçmiş aradan. Cem Vakfı Başkanı Pro...
Yılmaz ÇETİNER
Köprüden atlı arabalar ne zaman geçecek?
ESKİDEN satıcılar ucuz mal sattıklarını duyur...
Güneri CIVAOĞLU
Azınlık / Şans
AB raporunda, Kürt ve Alevi yurttaşlarımız iç...
Can DÜNDAR
Süpermen ve mafya
"Uçtum, aşık oldum, dünyayı geri çevirdim, ço...
Hurşit GÜNEŞ
AB'ye girersek işçi dövizleri ne olacak?
1974 CHP - MSP koalisyonu hem şanslı bir koal...
Doğan HEPER
İlk günlerin sarhoşluğu bitti
İLK günlerin heyecanı atlatılınca gerçeğin ac...
Sami KOHEN
'Birlikte çalışalım'
Şili'nin 68 yaşındaki Cumhurbaşkanı Ricardo L...
Mehmet Y. YILMAZ
Bu nefrete kim 'dur' diyecek?
Geçenlerde Washington Post'ta ilginç ve bir o...
Hasan PULUR
Adalet Bakanı'yla bir dertleşme...
ŞİMDİ, iyi niyetli Adalet Bakanımız Sayın Cem...
Derya SAZAK
CHP, hukuk, AB
AKP'ye karşı muhalefet siyasetini iki yıldır ...
Meral TAMER
Artık hızlı balık, yavaş balığı yutuyor
Nüfus, göç, perakende, sanayi stratejileri, k...
Güngör URAS
Çukurova kendi etti kendi buldu
Çukurova Grubu, Pamukbank'ın batması nedeniyl...
Serpil YILMAZ
Ukrayna ile yol arkadaşlığı
Rusya Federasyonu'nun batıya açılan sınır kom...
M. Ali BİRAND
Gurur duyalım ve kendimize güvenelim
Bazı okuduklarıma, TV'lerde seyrettiklerime v...

© 2004 Milliyet