Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Ekim 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Artık hızlı balık, yavaş balığı yutuyor

Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin hızlı balıklara yutulmaması için hepimize düşen görev ve sorumlulukları hatırlatıyor


Nüfus, göç, perakende, sanayi stratejileri, küresel değişime uyum....
Son 1 haftadır İstanbul'da uluslararası konferansların birinden diğerine koşuşturuyoruz. Ramazan'a sarkmasın diye üstüste yığılmış bir gündem!
Bu tür toplantıların açılışındaki protokol konuşmalarında genelde havanda su dövülür. Siyasetçi kendini miting alanında zanneder. Sanayici ise, siyasetçi ve üst düzey bürokratları bulmuşken kendi dertlerini peşpeşe sıralar. Bürokrat, genelde adet yerini bulsun kıvamında yazılı metin üzerinden ruhsuz okumalar yapar... Programda adları yazılı olanların yarısı, zaten "son anda çıkan mazereti" nedeniyle açılışa katılamamıştır!
İstanbul Sanayi Odası'nca düzenlenen 3. Sanayi Kongresi'nde bunların hiçbiri olmadı. Tüm konuşmacılar, Türkiye'nin son 3 yıldır sergilediği özel sektör kaynaklı büyümenin sürmesi için taraflara düşen sorumlulukların altını çizdiler. İhracatın 3 yılda 2 katına çıkmasının, ekonominin toparlanma gücünün ve özel sektörümüzün küresel değişime uyum becerisinin keyfini paylaşıyorlardı salondakilerle.
İSO Başkanı Tanıl Küçük, büyük balığın küçük balığı yuttuğu bir dünyadan, hızlı balığın yavaş balığı yuttuğu bir dünyaya geçtiğimizi, hiper rekabet döneminin gereklerini yerine getirmeyen şirketlerin yaşam şansı olmadığını söyledi.
Sürdürülebilir Rekabet Gücü - Küresel Değişime Uyum başlığını taşıyan kongrede İSO Meclis Başkanı Hüsamettin Kavi'nin açılış mesajı, "Başkalarından beklediğimiz şeffaflığı, öncelikle kendi içimizde gerçekleştirmek zorundayız"dı.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, sermayenin 15 saniye içinde yerküre üzerinde 5 tur atıp, en kârlı gördüğü yere yerleştiği günümüz dünyasında, değişimin başdöndürücü hızına ayak uydurabilmenin ancak radikal bir zihniyet devrimi ve tüm taraflar arasında sürekli diyalogla mümkün olabileceğini vurguladı.
Her konuşmasında Türkiye'nin sorunlarını geniş bir perspektiften ve tarafsız bir bakış açısıyla ortaya koyan TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, hükümetten bürokrasiye, özel sektörden sıradan vatandaşa hepimiz için acilen gerekli olan zihniyet devriminin maddelerini bir bir sıraladı:
  • "Vergi borcumuzun bir gün nasılsa affa uğrayacağı beklentisinde olmamalıyız.
  • Kayıt dışı kalarak işimizi büyütmeyi beklememeliyiz.
  • Ürettiğimiz tarım ürünlerinin dünyada fiyatları düştü diye, devletin bu ürünleri bizlerden daha yüksek fiyattan alıp, çöpe atmasını beklemeliyiz.
  • Hayatımızı garanti altına almak için, devlette iş bulmayı amaçlamamalıyız.
  • İktidara geldiğinde işimize yarar diye siyasi partileri destekleyip, özel bankalardan alamadığımız krediyi, kamu bankalarından alabileceğimizi düşünmemeliyiz.
  • Sosyal devlet anlayışını yanlış yorumlayıp, 20 yıl çalışarak, 40 yıl boyunca emekli maaşı almayı beklememeliyiz.
  • Devletin verdiği hizmetler bedava ya da ucuz, yani maliyetinin altında olmalıdır diye hayaller kurmamalıyız. Devletin harcadığı paranın, yine bizim cebimizden çıktığını unutmamalıyız.
  • Kamu kaynaklarının kısıtlı olduğu bu ortamda, bir yerden kısmadan bir başka yere kaynak aktarılmayacağını hem siyasetçimiz, hem de vatandaşlarımız bilmelidir.
  • Yatırım için tek ve en önemli kriterin, yatırımın verimliliği olduğu, siyasal önceliklerin ise yanıltıcı sonuçlar verdiği unutulmamalıdır. Bu sebeple de her çivi çakan değil, doğru çivi çakan desteklenmeli, yanlış çivi çakandan ise hesabı sorulmalıdır.
  • Sadece döviz kuruna bağlı olarak ihracatta rekabetçi olamayacağımızı, ihracat artışını sürdüremeyeceğimizi bilmeli, birilerinin döviz kurlarını yükseltmesini beklememeliyiz.
  • Kısacası devletin ya da başkalarının bizim için neler yapabileceğini değil, bizim kendimiz için neler yapabileceğimizi düşünmeliyiz. Artık çevremiz bize uymayacak, biz çevremize uymaya çalışacağız."


  • mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Azınlık meselesi...
    AVRUPA Birliği sürecinde Türkiye'nin çok zorl...
    Çetin ALTAN
    Rüşvet, vurgun; tangur tungur yuvarlanıp giderken...
    BİR hayli bolca olan dağ gibi büyük çöplükler...
    Melih AŞIK
    AŞTİ'de haraç (3)
    Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali'nden (A...
    Fikret BİLA
    Çiçek'in şikâyeti
    Adalet Bakanı Cemil Çiçek, zaman zaman yargın...
    Hasan CEMAL
    Aleviler!
    Dört yıl geçmiş aradan. Cem Vakfı Başkanı Pro...
    Yılmaz ÇETİNER
    Köprüden atlı arabalar ne zaman geçecek?
    ESKİDEN satıcılar ucuz mal sattıklarını duyur...
    Güneri CIVAOĞLU
    Azınlık / Şans
    AB raporunda, Kürt ve Alevi yurttaşlarımız iç...
    Can DÜNDAR
    Süpermen ve mafya
    "Uçtum, aşık oldum, dünyayı geri çevirdim, ço...
    Hurşit GÜNEŞ
    AB'ye girersek işçi dövizleri ne olacak?
    1974 CHP - MSP koalisyonu hem şanslı bir koal...
    Doğan HEPER
    İlk günlerin sarhoşluğu bitti
    İLK günlerin heyecanı atlatılınca gerçeğin ac...
    Sami KOHEN
    'Birlikte çalışalım'
    Şili'nin 68 yaşındaki Cumhurbaşkanı Ricardo L...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Bu nefrete kim 'dur' diyecek?
    Geçenlerde Washington Post'ta ilginç ve bir o...
    Hasan PULUR
    Adalet Bakanı'yla bir dertleşme...
    ŞİMDİ, iyi niyetli Adalet Bakanımız Sayın Cem...
    Derya SAZAK
    CHP, hukuk, AB
    AKP'ye karşı muhalefet siyasetini iki yıldır ...
    Meral TAMER
    Artık hızlı balık, yavaş balığı yutuyor
    Nüfus, göç, perakende, sanayi stratejileri, k...
    Güngör URAS
    Çukurova kendi etti kendi buldu
    Çukurova Grubu, Pamukbank'ın batması nedeniyl...
    Serpil YILMAZ
    Ukrayna ile yol arkadaşlığı
    Rusya Federasyonu'nun batıya açılan sınır kom...
    M. Ali BİRAND
    Gurur duyalım ve kendimize güvenelim
    Bazı okuduklarıma, TV'lerde seyrettiklerime v...

    © 2004 Milliyet