Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Ekim 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Çukurova kendi etti kendi buldu


Çukurova Grubu, Pamukbank'ın batması nedeniyle büyük bir borç yükü altına girdi. 6.5 milyar dolarlık bir borç ve faiz faturasını 15 yılda ödemek üzere protokol imzaladı. Daha sonra 2 yılda 5 milyar dolar ödemek üzere, protokolü değiştirmek istedi. BDDK ve çok kimse, Çukurova Grubu'nun 2 yılda 5 milyar dolar para bulabilmesinin güç olacağını düşünüyordu. Grubun bu parayı nereden bulacağını açıklayamaması kafaları karıştırıyordu.
Fakat, hükümet ve BDDK, eleştirileri göze alarak, Çukurova'nın erken ödeme teklifini kabul etti. Bana göre, iyi etti. Çünkü, erken ödeme teklifini kabul etmeseydi, bu konu devamlı olarak gündemde kalacak, "Borcu erken ödemeyi, iki yılda 5 milyar dolar getirmeyi teklif ettiler de kimse bunu kabullenmedi" olacaktı.
Çukurova, ikinci protokole göre geçtiğimiz gün Yapı Kredi'ye 130 milyon dolar ödeme yapacaktı. Bu yapılmadı. Bu da erken ödeme protokolünün işlemeyeceğini gösterdi. Çukurova, gerçek olmayan bir kaynağı "varmış gibi" göstererek, "işlemeyecek bir protokol"ün altına imza atmıştı.
Sorulması gereken iki soru var. Çukurova'da bu "kurgular"ı yapanla, bu işin sorumluları kimler? 15 yıla yayılmış bir ödeme protokolü varken, neden "olmayacak" bir işin peşine düştüler?
Gerçekçi olalım, Çukurova bir "aile şirketi" yapısında bile değil. Bir "şahıs şirketi." Tek söz sahibi Mehmet Emin Karamehmet... Sevaplar da günahlar da Karamehmet'e ait. Bu grup içinde birçok firma kuruldu. Başarısız olanlar battı. Ama grup içinde zamanla "yüzük taşı" ortaya çıktı. Bunlar Yapı Kredi ile Turkcell'dir. "Yüzük taşı" olma potansiyeli taşıyan "Pamukbank"ın içi boşaltıldığından, batarken (maalesef) Yapı Kredi ile Turkcell'i de eteklerinden çekti.
Karamehmet'in geçmişte "tek başına verdiği yanlış kararları" değerlendirerek, bu son sorunlardan uzmanların yardımıyla çıkış yolu araması beklenirken, (maalesef) tek başına yanlış karar verme alışkanlığından kurtulamadığı görüldü. Karamehmet gibi, "çizgi dışı" yeteneklere sahip, "çizgi dışı şirketler ortaya çıkarma" cesaretine ve gücüne sahip bir genç müteşebbisin güç duruma düşmesine üzülmemek imkansız.
Ama bunun ötesinde bir gerek var. Yapı Kredi ile Turkcell, artık Karamehmet'in değil bu ekonominin önemli müesseseleridir. Bu iki müessesenin sarsılması, ekonomiye zarar getirir. Hariçten gazel okumak kolaydır ama, görülen oydu ki, Mehmet Emin Karamehmet doğru dürüst bir planlamayla, her şeyi kaybetmeden (hiç olmazsa Turkcell'i elden çıkararak, buna karışlık Yapı Kredi'yi kurtararak) sorunların içinden sıyrılabilirdi.
Sorunları çözecek yerde, çözülemeyecek hale getirme başarısını (!) gösterdi. Hem Turkcell'i hem Yapı Kredi'yi kaybetmekle kalmadı, bundan böyle pazarlık gücünü de yitirdi. Çukurova Grubu'nun daha başka bağları var. İzmir'deki BMC otomotiv tesisi ne olacak? Akşam gazetesi ile Show TV grubu ne olacak?
Yapı Kredi, rehinli Turkcell hisselerini satarak Çukurova'nın mali yükünün altından kurtulur. Ama Yapı Kredi ve Turkcell'de sahiplik sorunu ciddileşir. Ne Yapı Kredi ne Turkcell kolay kolay satılamaz. Yabancılar yok pahasına alırsa, bu iki müesseseyi bir ölçüde kaybetmiş oluruz. Geçiş döneminde, Yapı Kredi ve Turkcell'in yönetim sorumluluğunu üstleneceklerin bu iki müessesenin değerini, saygınlığını korumaya özen göstermeleri önem taşıyor. Yapı Kredi Türk bankacılık sisetminde örnek, öncü, ağırlığı olan bir bankadır. Turkcell, Türkiye'de ileri teknolojinin öncü şirketidir. Bunların özellikleri yok olmamalarıdır.
Karamehmet, ikinci ödeme planını ortaya çıkararak kabulü için bu kadar ısrarcı olmasaydı, ilk ödeme planı çerçevesinde karşılacağı sorunlar anlayışla karşılanabilirdi. Bu ikinci plandaki yaklaşımıyla artık tüm kapıları kapamış oldu. Bu olumsuzluklar ekonomiyi, ülkede yaşayan herkesi ilgilendiriyor. Bu nedenle "üzücü". Sorun artık sadece Mehmet Emin Karamehmet'in sorunu değil... Ülke ekonomisinin sorunu.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Azınlık meselesi...
AVRUPA Birliği sürecinde Türkiye'nin çok zorl...
Çetin ALTAN
Rüşvet, vurgun; tangur tungur yuvarlanıp giderken...
BİR hayli bolca olan dağ gibi büyük çöplükler...
Melih AŞIK
AŞTİ'de haraç (3)
Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali'nden (A...
Fikret BİLA
Çiçek'in şikâyeti
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, zaman zaman yargın...
Hasan CEMAL
Aleviler!
Dört yıl geçmiş aradan. Cem Vakfı Başkanı Pro...
Yılmaz ÇETİNER
Köprüden atlı arabalar ne zaman geçecek?
ESKİDEN satıcılar ucuz mal sattıklarını duyur...
Güneri CIVAOĞLU
Azınlık / Şans
AB raporunda, Kürt ve Alevi yurttaşlarımız iç...
Can DÜNDAR
Süpermen ve mafya
"Uçtum, aşık oldum, dünyayı geri çevirdim, ço...
Hurşit GÜNEŞ
AB'ye girersek işçi dövizleri ne olacak?
1974 CHP - MSP koalisyonu hem şanslı bir koal...
Doğan HEPER
İlk günlerin sarhoşluğu bitti
İLK günlerin heyecanı atlatılınca gerçeğin ac...
Sami KOHEN
'Birlikte çalışalım'
Şili'nin 68 yaşındaki Cumhurbaşkanı Ricardo L...
Mehmet Y. YILMAZ
Bu nefrete kim 'dur' diyecek?
Geçenlerde Washington Post'ta ilginç ve bir o...
Hasan PULUR
Adalet Bakanı'yla bir dertleşme...
ŞİMDİ, iyi niyetli Adalet Bakanımız Sayın Cem...
Derya SAZAK
CHP, hukuk, AB
AKP'ye karşı muhalefet siyasetini iki yıldır ...
Meral TAMER
Artık hızlı balık, yavaş balığı yutuyor
Nüfus, göç, perakende, sanayi stratejileri, k...
Güngör URAS
Çukurova kendi etti kendi buldu
Çukurova Grubu, Pamukbank'ın batması nedeniyl...
Serpil YILMAZ
Ukrayna ile yol arkadaşlığı
Rusya Federasyonu'nun batıya açılan sınır kom...
M. Ali BİRAND
Gurur duyalım ve kendimize güvenelim
Bazı okuduklarıma, TV'lerde seyrettiklerime v...

© 2004 Milliyet