Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Ekim 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Yanal'ın, Yanal'a yaptığını...


Tek ve en büyük başarısı, iyi ve göze hoş gelen futbol oynatmak olan milli takım teknik direktörünün Kopenhag'da oynattığı, bugüne kadar milli takımın oynadıklarının en göze hoş gelenlerinden ve en iyilerinden biriydi.
Terim'i bir kenara ayırırsak, Ersun Yanal bu yeni milli takım için "içimizdeki" hem en uygun aday hem de tek aday gibi sanki...
Medya da müthiş itiyor onu. Mesela en azından Ziya Doğan'dan daha çok itiyor. Hele Dünya Kupası'na bu kadar az kalmışken, şu anda ona "no" deme lüksümüz de yok. Tabi Yanal, ısrarla "Yanal'a no" dedirtecek davranışlarda bulunmazsa. Futbol kalabalığının sinirlerini bozan da teknik adamın tekniğinden çok adamlığını zedeleyen davranışları.
Geçen hafta Yanal için hemen hemen bir Köyün Delisi dolusu yazdıklarımın iki önemli milli maç öncesi yazılmaması gerektiğini bilmeyecek kadar mankafa mıyım ?

Tın tın!
Hakan Şükür'ü saha dışındaki huzursuzluklarından dolayı "artık alma" diyenleri bile Yanal'ın "niye almadın" demek zorunda bırakması ve Şükür'ü durup dururken, mağdur duruma düşürmesi yetmezmiş gibi...
Teknik açıdan en formda dönemini yaşayan Şükür'ü "teknik sebepten almıyorum" deyip, hem Şükür'ü, hem Şükür'ün babasından ulu orta laf yiyen Bülent Korkmaz'ı, hem Galatasaray'ı hem Fenerbahçe'yi, hem milli takımı, hem de futbol kamuoyunu üstelik iki önemli maç öncesinde bu kadar yıpratması ve hepimizi ve kendisini polemiklere sokması çok normaldi de sanki...
Evet, Yanal belki teknolojikti ama psikoloji konusunda tın tındı doğrusu.
Bu yeni milli takımın futbol yapısına en uygun hoca gibi gözüken Yanal'ın, kendi zamanlama hatası yüzünden "mesela Kazakistan'a yenilip Kopenhag'a kadar bile gidemediğini" düşünsenize!..
O mükemmel doksan dakikayı seyredemeyecektik belki de...

Köşemden yel alsın
Bire birde bu kadar rahat adam geçen fundemental'i bu kadar yüksek hücumculardan kurulu günümüzün futbolunun süratine bu kadar rahat ayak uyduran, bu kadar çok sayıda çok yönlü oyuncunun hiç bu kadar bir araya gelmediği bu milli takım, şampiyonu Yunanistan'ın olduğu Avrupa'nın yeni yükselen yıldızı olacak belli ki... Tabi eğer Yanal büyük takım çalıştırmadan bu seviyedeki maçları bu seviyedeki yıldızlarla oynamadan erken getirildiği milli takım teknik direktörlüğünün ilk günlerinde herkesin başına gelen malum sendromu çabuk atlatırsa.
Yanal bu takımı mükemmel yönetecek; bu belli oldu Kopenhag'da. Ama Yanal'ı da birisi yönetmeli. Yanal ekibine böyle bir uzman sokmalı.
"Köşemden yel alsın" ama milli takımın hep "yarıda bırakan" teknik adamı, bilhassa hep tartışıldığı (en çok da Ankara'da) "adamlığı" konusunda artık hata yapmamalı.
Yanal bir umut, Kopenhag'daki takımı da... Onlarla ilgili hayallerimiz var ve hayallerimizi Yanal'ın yok etmesini istemiyoruz. Fenerbahçe için bile olsa bu sefer "yarıda" bırakmamalı Yanal.
Milli takımın "dünya kadar" rakibi var, ama Yanal'ın tek rakibi Yanal...

Penaltı 'FACE'

Nihat penaltıyı atarken, hocasının televizyonlara yansıyan fotoğrafında ağlamaklı ve panik içinde bir adam vardı. Vallahi talebesinden daha heyecanlıydı. Allah'tan sahadakiler görmedi. Ya da belki bir tek Nihat gördü penaltıyı atmadan önce. Aslında, Nihat ve çoğu arkadaşı bu tip maçları oynaya oynaya aşmışlar artık bu heyecanları. Yanal da aşacak.
Bu heyecanlı ve genç takıma, heyecanı suratında bile yaşayan genç bir hoca yakışıyor doğrusu. Bir de "panik"i olmasa...
Penaltıyı kaçıran Nihat'ın, penaltı noktası üzerinden, üstelik o kalabalığın içinden kafayla gol atması tam bize uygun bir şeydi. Tam da "türkiş" bir şey. Hocası nasılsa oyuncusu da öyle. Hatta takım da... Her an her şeyi bekleyebiliriz onlardan.

Bilgin'den 'One Ben Bişey'

Sevgilimin bile ancak yüzde yirmimi tanıyabildiği "ben", bir yüzde yirmimi daha gösterme zamanı geldi demiştim. "Gerisi de kötü günlerim için" diye eklemiştim. Ne "one man show", ne "bir şov", ne de "bildik" bir şeydi yapacağım.
"One ben bişey" demiştim. Ve bir ilk olacaktı.
O kadar çok soruyorsunuz ki "ne zaman" diye; haklısınız da söz verdim...
Ama, hayatımdaki herkesi toplayacağım ve bir kere yapacağım böyle bir gecede kendimi çok iyi hissetmem lazım...
Zaten "O"nunla, bir küçücük 100'lük Coraspin'in yüzde biri kadar bile sizin "biz"leriniz gibi "biz" olma umudum yok...
Zaten kendi yazmadığım, sonunu bilmediğim bir hikaye önce en heyecanlı "hikayem" haline dönüştü, sonra çok çabuk "O, O, O; gerisi de hikaye zaten" haline...
Üstelik en sonunda, bu kadar "biz"in bile, tamamen hikaye olması da var...
Evet, o gece kendimi çok iyi hissetmem lazım...
Ve "kaçanı" kovalayanlar tabii; o kadar çok arayan var ki, (hem de kimler arıyor kimler) "ne oldu, bitti mi" diye... Yani karıştım bu aralar... Sıkılıyorum, keyfim de yok, tadım da...
Yani ben de haklıyım.
Ekim sonu demiştim ama!..

CNN TÜRK 5 YAŞINDA

CNN Türk beşinci yaşını doldurdu hafta başında. Tabi beş senedir CNN Türk'te olan benim "Pivot" da. Önce Çırağan'da "biz bize" kutladık. Sonra ben ve Pivot ayrıldık evimde "baş başa" bir daha kutladık.
Mutluyuz...
Pivot öyledir böyledir, şudur budur, filandır falandır; her türlü eleştiriye saygılıyım, ama beş senedir yayında olan CNN Türk'te beş senedir yayında olan Pivot, artık bir CNN markasıdır da.
Mutluyum tabi. Evet, iyi ki doğdun CNN Türk... Nice yıllara.
Ve iyi ki doğdun Pivot... Sen de nice yıllara.

PİVOT'TAN

Basketbol Federasyonu başkanlığına aday olduğunu resmen açıklayan Lütfi Arıboğan bu pazar 15.10'de CNN Türk Pivot'ta. Elbette Pivot farkıyla. "Başkan adayı"nın yanında eşi Prof. Deniz Ülke Arıboğan da olacak.
Ne de olsa CNN'iz...

SERİ İLANLAR
Pazartesi - Çarşamba 09.30 - 10.00 Radyo D'de
Cuma'ları ise Milliyet'teyiz (Başka şubemiz yoktur.)
İmza: Köyün Delisi



bilgingokberk@mail.com


SPOR
Onlar biliyor!
Büyük Peder Jensen
Yanal'dan teselli
Top mu, tüfek mi?
'Medya bizi sahiplensin!'
Tepe tepe kullanın!
Doğan ders verdi
Ada fena karıştı!
Olimpiyat'a dava
Eski eşler rakip oldu!
Kobal'ın acı günü
Haber turu...
Yanal'ın, Yanal'a yaptığını...
Tilki Savaşları
At yarışları
Aziz Glover!
İbo'dan 11 sayı





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Bilgin GÖKBERK
Yanal'ın, Yanal'a yaptığını...
Tek ve en büyük başarısı, iyi ve göze hoş gel...
Ebru KÖKSALDI
Tilki Savaşları
Şenol Güneş'i milli takımı yenilemedi diye ar...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2004 Milliyet