|
 |
|
|
Tilki Savaşları
Şenol Güneş'i milli takımı yenilemedi diye art niyet gütmeden eleştiren yorumcular ona haksızlık etmiş. Değişimi istemeyen, bünyesi kaldırmayan futbol medyasıymış. Konfederasyon Kupası'nda şimdikine benzer bir "tazelik" taşıyan o takıma destek içten değilmiş. Bir tek oyuncunun, Hakan Şükür'ün değiştirilmesi bile, bu yorumcuları galeyana getirdi. Milli takım futbolcularını küçümsediler, yok saydılar. Teknik direktörün yaptığı haklı bir disiplin tercihi karşısında cepheleşen bu demode kafaları görünce anladık ki, onlara karşı gelmesi hayalmiş. Hele hele Ulusoy federasyonu sistemi içinde.
Oysa bu topluluğun kafasında tilkiler değil futbol dolaşıyor olsa yıllarca "uzun forvetsiz futbol oynanmaz" cahilliğini sergilemez, Hakan Şükür'ü ve sistem tıkanıklığını tartışırlardı. Ya da hiç izlemedikleri, oyuncularının adını bile bilmedikleri Kazakistan'ı tek bilen adam Ersun Yanal'ın o maçtaki oyun planı doğrularını ön plana çıkarırlardı. Kafalarındaki tilkilerle dans etmeseler, "Bu takım Danimarka'dan puan alamaz" sözünü 3 gün sonra "Bu Danimarka zaten güçlü değil"e çevirmezlerdi. Türkiye'de yorumcular ve idari mekanizmalar, teknik adamlar ve futbolcuları standartların çok üzerinde etkisi altında tutuyor.
Tartışılmadı bile
Bu ülke ilk 11'inde 7 - 8 Galatasaray'lı futbolcunun olduğu dönemlerden geçti. En parlak sonuçları aldığı, Dünya Kupası'nda 3. olduğu yılların henüz başlarındayken de. Kimse bundan rahatsızlık duymadı, asla kamuoyu ve medyada tartışma konusu yapılmadı. Ülkelerin zaman zaman tercih ettiği "aynı kulüpten çok oyuncu" yöntemini kabullendiler. Ucu açık bir konuydu, kimse kesin doğru veya yanlış diyemezdi. Bizde tartışılmadı bile. Daha da ileri gidip milli takım teknik direktörlerinin bağımsızlığına saldırdılar, hepsini Galatasaray taktiği ve dizilişi ile oynamaya zorladılar. Kamuoyu, diğer kulüp taraftarları sessiz kaldı, isteyen milli takıma uzak durdu isteyen sonuna kadar sahiplendi.
Ama şimdi bu insanların çoğu net biçimde olayı kulüpler savaşına çevirmek istiyor. Tribünleri kulüpçülükle bölmeye çalışıyorlar. H.Şükür'ü kullanarak milli takım ve Ersun Yanal'a saldırıyorlar, aleyhte sloganlar atılmasını ve pankartlar açılmasını teşvik ediyorlar. Kontrolü kaybetmenin telaşındalar.
Spor medyasının ağırlıklı kesimi şu anda futbol terörünün kibar versiyonunu sahneliyor. İtibar etmek isteyenler dikkatli olsun. Zira ilerde bu grup, şimdi hakaret ettiklerini putlaştırıp bu sefer başkalarının kellesinin peşine düşecek. Ama tilkilerin kuyrukları artık birbirine değiyor.
ekoksaldi@milliyet.com.tr
|
|
|

|