|
Bugün 'Ramazan ayı' başlıyor
Ramazan ayı "Arabi/Hicri" takvimindeki 12 ayın 9'uncusudur. Hicri (Arabi) aylar Muharrem, Sefer, Rebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Şaban, Ramazan, Sevval, Zilkade, Zilhicce aylarıdır. "Ay" ifade edilirken "Ramazan" kelimesi tek başına kullanılmaz. Önüne "ay" anlamına gelen bir kelime eklenerek "Sahr Ramazan" veya "Şehr - i Ramazan" şeklinde söylenir.
Ramazan Kuran'da adı geçen tek aydır. Orucunu "farz" kılan ayette (Bakara Suresi, 185) şöyle denilmektedir:
"Ramazan ayı insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kuran'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden, Ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir."
Bakara Suresi'nin 187'nci ayetinde ise şunlar buyurulmuştur:
"Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tövbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (Ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı) siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah ayetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar."
"İslamın ilk zamanlarında 'farz' olan Ramazan orucunu tutarken, sahur yemeği yoktu. Oruç tutan kimse, akşam orucunu açınca, yatsı namazını kılıp uyuyuncaya kadar yer içerdi. Bundan sonra yemek, içmek ve kadınlara yaklaşmak haramdı. Bazı Müslümanlar dayanamayıp kadınlara yaklaştı. Bazıları iftardan sonra yorgunlukları sebebiyle hemen uyudukları için, ertesi gün açlık ve susuzluktan baygınlık geçirdi. Cenab - ı Allah müminlere acıdı. Ve bir kolaylık olmak üzere bu ayeti indirdi. 'Beyaz iplik ve siyah iplik' anlatımı, orucun başlama anını açıklığa kavuşturdu. Buna göre orucun başlaması gereken zaman (imsak), güneşin doğmasına değil, fecrin doğmasına, yani tan yerinin ağarmaya başlamasına bağlıdır. İplik tabiri de tan yeri ağarmasının başlangıcını ifade etmektedir. Aydınlık yayılıp yükselince, artık ona 'beyaz iplik' denemez. Aydınlığın başladığı an sahurun bittiği ve imsakın başladığı, aynı zamanda sabah namazı vaktinin de girdiği andır." (Türkiye Diyanet Vakfı yayını. No. 86. Kuran - ı Kerim ve Açıklamalı Meali)
Kuranıkerim'de Ramazan ve oruçla ilgili bölümler bunlardan ibarettir.
İslam dininde temel kaynak Kuran'dır. Kuran, Allah'ın buyruğudur. Kuran'dan sonra ikinci kaynak olarak kabul edilen hadisler ise, Hz. Muhammed'in değişik olaylar ve meseleler karşısında müminleri aydınlatmak ve de Kuran'ın bazı ayetlerini daha açık bir dille anlatmak için söylediği sözler, fiiller ve de tasvipler bütünüdür.
Hadislere göre, orucun rüknü, midenin ve cinsi organların şehvetlerinden kendini korumak, başka bir ifadeyle orucu bozan hallerden korunmaktır.
Oruç, her şeyden önce Allahü tealaya itaat ve ibadettir. Oruç yalnız Allah içindir. Büyük bir ahlak mektebidir. Gizli ve açık her zaman emanete riayet edilmesi sabrı öğretir. İradeyi kuvvetlendirir. Gayreti biler. Merhamet ve kardeşlik bağlarını geliştirir. Nefis ile cihattır. Oruçlu insan zaman zaman fakirlerin katlandıkları zorluklara tahammül göstererek, onlar gibi yaşar ve onların sıkıntılarını daha iyi anlar.
Sayın okuyucularım, sayın Müslüman kardeşlerim... Müslüman dini engin bir hoşgörüye dayanır. Ramazan ayı boyunca her Müslüman kendi ibadetinden sorumludur. Her Müslüman nasıl kendi inancına saygı bekler ise, farklı inançlara sahip olanlara, Ramazan ayında dini vecibelerini değişik nedenlerle yerine getiremeyenlere de hoşgörüyle yaklaşması gerekir. Bazı Müslümanlar sağlık nedeniyle, bazıları yaşam şartları nedeniyle oruç vecibelerini aksatabilir. Orucun günahı da sevabı da tutan veya tutmayana aittir. Bu nedenle oruç tutmayanlar oruç vecibesini yerine getirenlere ne kadar saygılı olmak zorunda ise, oruç tutanların da vecibelerini aksatanlara hoşgörü göstermeleri beklenir.
Ramazanınız mübarek olsun.
guras@milliyet.com.tr
|
|