
|
|
|
 |
|
|
"40 yılın Yıldırım Mayruk'unu ve Türk kadınını anlatacağım"
Yıldırım Mayruk kasım ayında gerçekleşecek "İlk Elbisem" sergisinde Bülent Ersoy, Behiye Aksoy, Gönül Yazar, Tansa Mermerci gibi ünlülerin elbiselerine yer verecek
BURCU BULUT
Modacı olarak değil de dikiş ustası olarak anılmak istediğini belirten Yıldırım Mayruk kasım ayında bir sergiyle karşımıza çıkacak. "İlk Elbisem" isimli sergide geçmişten günümüze uzanan kıyafetlerini Gümüşsuyu'ndaki yeni modaevinde sergileyecek. "40 yılın Yıldırım Mayruk'unu anlatacağını" belirten tanınmış modacının görülebilecek kıyafetleri arasında ünlü isimler için tasarladığı elbiseler de olacak.
"İlk Elbisem"de kimlerin kıyafetleri olacak?
Sergileyeceğim kıyafetler arasında sahnelerin unutulmaz isimleri, iş dünyasının başarılı kadınları ve sosyetik isimlere kadar pek çok müşterimin kıyafetleri bulunacak. Hatta hâlâ birçok müşterim bu sergide kullanmam için elbiselerini gönderiyor bana. Şu an elimde Bülent Ersoy, Behiye Aksoy, Gönül Yazar ve Tansa Mermerci gibi isimlerin elbiseleri bulunuyor. Bir şansım var; kiminle konuşuyorsam elbiselerimin hepsinin saklanmış olduğunu görüyorum.
Bu sergi herkese açık olacak mı?
Bu sergi bir ön deneme gibi olacak. Eğer talep düşündüğümden daha iyi olursa ileride çok daha büyük bir sergi yapmayı planlıyorum. İlk sergide yaklaşık
50 elbise olacak. Bu sergi kamuya açık bir sergi olmayacak. Ama dediğim gibi gösterilen ilgiden memnun kalırsam ve daha büyük bir mekan bulursam tüm elbiselerimi sunacağım kamuya açık bir sergi gerçekleştiririm.
"Ajda, geçenlerde 23 sene önce diktiğim elbiseyle sahneye çıktı"
Bu sergiyle ne anlatmak istiyorsunuz?
Bu elbiseleri bir araya getirmemdeki esas amacım o günden bugüne dikişlerimde, moda adına ne gibi değişiklikler içerisine girdiğimi, nasıl bir evrim geçirdiğimi görebilmekten ibaret. 40 yılın Yıldırım Mayruk'u anlatılırken aslında Türk kadının da 40 yıllık değişim süreci anlatılmış olacak bu sergide... Ben bugünlere gelebilmemi ve bu kadar tanınmamı en çok sahne sanatçılarına borçluyum. Bunların arasında Gönül Yazar, Behiye Aksoy, Ajda Pekkan gibi isimler bulunuyor. Elimde şu an Ajda Pekkan'nın elbisesi yok ama kendisiyle geçenlerde telefonla konuştum. Bana "23 sene evvel diktiğin bir elbiseyi ve bluzu nasılsa saklamışım" dedi. Geçenlerde aynı kıyafetle sahneye çıkmış. Tabii bunları duymak beni çok mutlu ediyor.
Sergi için kıyafetlerinizi bir araya getirirken zorlandığınız zamanlar oluyor mu?
Düşünüyorum da elimde Sevim Tuna için diktiğim bir tane bile elbise yok maalesef. Bu konuda sanatçılarımız çok katı bir tutum sergiliyorlar. Mesela Gönül Yazar tuvaletini bende unutmuştur yoksa kesinlikle bırakmaz. Sadece Behiye hanımı bu konuda diğer meslektaşlarından çok farklı buluyorum. Bütün elbiselerini bu sergi için toplayıp verdi bana. Rahmetli Mine Mutlu için diktiğim elbiseler var. Büyük bir ihtimalle sergideki elbiselerden biri de onunkilerden olacak.
Müşterilerinizle ilişkileriniz nasıldır? Gerginlikler yaşadığınız oldu mu?
İstisnalar hariç müşterilerimin hemen hemen hepsiyle ilişkilerim çok iyi olmuştur. Mesela Belma Simavi benim için bir ekoldür. İyi bir müşteri sizi ilerletir. Belma hanım, bana bu anlamda inanılmaz destek olmuştur. Bu arada bu sözlerimden herkese dikiş diktiğimi de çıkarmayın sakın. Mesela büyük bir sanayicimizin eşi bana telefon etti, kabul etmedim ve onunla neden çalışamayacağımı anlattım.
"Bülent Ersoy gördüğüm en güzel kol altı dekoltesine sahipti"
Sanırım Bülent Ersoy'un sergilenecek elbisesi, kadın olarak giydiği ilk gece elbisesi...
Evet, sergileyeceyim kıyafetler arasında Bülent Ersoy'a diktiğim basene kadar mavi payetli bir gece elbisesi de olacak. Bülent hanım, kıyafeti giydiğinde unutamadığım tek şey kol altı dekoltesiydi. Hayatımda gördüğüm en güzel kol altı dekoltesine sahipti. Allah'ın özene bezene yarattığı bir kadın görünümündeydi.
"O zamanlar şimdiki şarkıcılar gibi kot pantolon giyip sahneye çıkılmazdı"
İş hayatınızdan başka anılarınızı anlatabilir misiniz?
En çok anım olan isimler Gönül Yazar ve Behiye Aksoy'dur. Behiye Aksoy'un bir adeti vardı. Memnun kaldığını her fırsatta dile getirirdi. Gece gazinoda onu giydirirdim, sabah telefonla arar ve bana teşekkür ederdi. Bir gün yine Gönül Yazar ile konuşuyordum. Bana "Senin elbiselerini en güzel kim taşıyor?" dedi. Ne dersiniz böyle bir soruya! Tabii ki "Siz" dedim. "Boş ver beni sen" dedi. Cevap vermek istemedim. Kendisi cevap verdi. "Elbiselerini kusur göstermeden en güzel Behiye hanım taşıyor" dedi.
Şimdiki sanatçılar ile eski sanatçıları kıyasladığınızda çok farklılık görüyor musunuz?
Çok iyi hatırlıyorum, Behiye ve Gönül'ün kıyafetlerini gece son dakikada gazinoya yetiştirmeye çalışırdım. O devirde öyleydi. Şimdiki şarkıcılar gibi kot pantolon giyip çıkmıyorlardı. Müşteriye müthiş saygılı, hakiki sanatçılardı. O eski ekol olmuş isimlerle böylesi güzel çalışmalar yaptıktan sonra günümüz sanatçıları bana çok yavan geliyor. Onun için şu an hiçbir sanatçıyla çalışmıyorum.
Sizce diktiklerinizi en iyi taşıyan isimler kimler?
Hep iyi elbiseler taşıyan isimlerle çalıştım. Benim için en şık kadınlar Gönül Yazar, Gönül Akkor, Mine Mutlu, Ajda Pekkan, Sevim Tuna, Sevda Ferdağ. Ama hakkını vermek gerekirse Gönül Yazar ve Ajda Pekkan bir ekoldü benim için.
Gönül Yazar ile artık konuşmadığınız doğru mu?
Eskiden iyi bir müşteriden öte benim için iyi bir arkadaş olan Gönül ile aramdaki sıcak bağ artık yok. Çıktığı bir programda beni çok methederek aynı zamanda da yerin dibine geçirdi. Artık konuşmuyorum, gördüğümde sadece merhabalaşıyorum, o kadar.
Eskiden formunda olup da gittikçe kilo alan bir müşterinize açık açık kendisine dikkat etmesi gerektiğini söyleyebilir misiniz?
Eskiden müşterilerimle konuşurken onlara "Şişmanlamışsınız, kilonuza dikkat edin" falan derdim. Geçen sene abimi kaybettikten sonra, bu davranışlarımın çok yanlış olduğunu düşünmeye başladım. Artık kesinlikle böyle şeyler söylemiyorum. Böyle şeyleri kafaya takmaya değmez yani...
|
|
|

|
|