|
 |
|
|
Fatih'i anlamak
Mercek / İsmail Özelçinler
Düşlerimizi kuruyorsak, umutlarımız yeşil rengini hiç yitirmiyorsa, yaşamın her noktasında, geleceğe dair ne beklentimiz varsa "Umut var" demektir.
Evet sevgili dostlar. Hangimiz olursak olalım. Mutlaka ve mutlaka, değişik kulvarlarda çıktığımız umut yolculuğunda, hayal kırıklığı istasyonlarına mutlaka uğramışızdır.
Ne olursa olsun ve hangi şartlarda olursa olsun, hayal kırıklıkları asla sizi umutla çıktığınız bir yoldan geri çevirmesin.
Evet dostlar, böyle bir yolculuğa çıkan kişilerden biri de, Altay'ın genç futbolcusu Fatih Egedik... Sevgili Egedik'i genç takımda oynadığı dönemden tanıyorum.
Henüz 19 - 20 yaşlarındayken A takım formasını sırtına geçirdi. Yeteneklerini su yüzeyine çıkararak, kısa sürede Ümit Milli takımına kadar yükseldi. Bu arada, üç büyükler dahil birçok takımın transfer gündemine oturdu.
Ancak, geçtiğimiz sezon ortasında yaşadığı talihsiz sakatlık ve geçirdiği operasyon sonrası, 7 - 8 ay sahalardan uzak kaldı. Bir anda düşleri ve umutları duvara tosladı. Ailesine destek olacağı, yaşam standartlarını yükselteceği bir dönemde yaşanan hayal kırıklığı, sevgili Fatih Egedik'i boşlukta bıraktı.
Yüreğinde ve beyninde gel - gitler dans etmeye başladı. Eski formunu ve başarılarını yakalayabilmek için büyük çaba gösterdi. Bu arada eski takım arkadaşlarının Beşiktaş'a gitmeleri ve bir yerde geleceklerini kurtarmaları, Fatih'in bilinçaltına yerleştirdiği duygularını, bir iç hesaplaşmaya dönüştürdü doğal olarak.
Bir yandan da "Ben neden oralarda değilim" düşüncesi ve soruları Fatih'in içini kemiriyordu. İşte, bu sorular ve sorgulamalar ve yaşadığı ekonomik zorluklar, Mersin maçında yaşadığı olaylara çanak tuttu.
Kısacası, o maçta Egedik yanardağı lav püskürttü. Kimse Fatih'i suçlamasın, ayıplamasın ve de yargılamasın. Ben yürekten inanıyorum. Fatih Egedik kısa sürede kendisini toparlayacak ve büyük başarılara imza atacaktır.
Ve sevgili Fatih'e Calvin Coolidge'nin güzel bir sözünü anımsatarak yazımı noktalıyorum.
"Dünyadaki hiçbir şey azimli olmanın yerini tutamaz. Örneğin, yetenek tutamaz. Dünyada yetenekli başarısızlardan daha bol bir şey yoktur. Eğitim de tutamaz. Çünkü, dünya eğitimli zavallılarla doludur. Herşeye gücünüzün yetmesini sağlayan sadece, azimli ve kararlı olmaktır..."
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|