Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Ekim 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Genetik ürünler Frankenştayn mı?

Satır Arası / Deniz Sipahi

Dikkatinizi çekmiştir; son aylarda genetikle ilgili haberlerin sayısında önemli bir artış var. Bazı üniversitelerin ilgili birimleri de dünyadaki gelişmeleri tartışmak üzere çeşitli toplantılar ve paneller düzenliyorlar.
Genellikle de şu soruya cevap aranıyor.
Genetik mühendislik gelecek mi, yoksa büyük bir tehlike mi?
Baştan söylemeliyim ki; genetik bilimi konusunda Türkiye'de çok az şey biliniyor.
Medyada çıkan haberlerde de bir istikrar yakalanabilmiş değil; daha doğrusu genetiğin olumsuz yönleri daha fazla öne çıkarılıyor gibi...
Oysa dünyada yalnızca tıp alanında değil, tarım konusunda da önemli değişimler yaşanıyor.
Genetiği değiştirilmiş ürünler "Frankenştayn gıdalar" olarak gösteriliyor ve toplum gereksiz bir endişe içine sürükleniyor.
Ne yazık ki; Türkiye'de bugüne kadar çevreye ve insana duyarlı örnek projeler geliştirilemedi, topluma verilen sözler tutulamadı.
Böyle olunca da dünyamızı belki de baştan aşağıya değiştirecek yeniliklere en başından reddeden ya da olumlu yönlerini yok sayan bir anlayışla olayları yorumlamaya başladık.
Oysa genetik bilimi alanında Türkiye'nin önünde büyük bir fırsat bulunuyor; bu coğrafyanın dünyanın en zengin genetik haritasına sahip olduğu biliniyor.
***
2015 yılına kadar kanser dahil birçok hastalığa genetik sayesinde çözüm bulunabileceği ifade ediliyor.
Gen mühendisleri iki yıl önce insanın genetik haritasının yüzde 100 oranında deşifre ettiler.
DNA ünitelerinin sıralanması tamamlandı ve ne işe yaradıkları keşfedildi.
Şimdi sırada kanser, şeker ve felç gibi hastalık risklerini belirleme testleri var. Hemofili, kalp hastalıkları ve bazı kanser türlerine karşı gen tedavisi şimdiden geliştirilmiş durumda.
2015 yılında kişinin gen yapısına göre özel tedavi metodlarının geliştirilmesi bekleniyor.
2025'te genetik bozukluklar onarılarak Akdeniz anemisi gibi hastalıklara son verilecek.
2050'de pek çok potansiyel hastalık daha nüksetmeden moleküler bazda önlenebilecek. Böylece ortalama yaşam süresi 90 ile 95 yaşa çıkacak. Yaşlanmayla ilgili gen deşifre edilecek, insan ömrü uzamaya devam edecek.
Bu sayede insanoğlunun geçmişi hakkında daha fazla bilgi sahibi olacağız. Genetik araştırmalarla atalarımızın, ne zaman nereden göç ettikleri, kimlerle akraba olduğumuz açıklık kazanacak.
***
Ünlü İngiliz astrofizikçi Stephen Hawking diyor ki...
"Genetik mühendisliğini sevsek de sevmesek de, bu olayın yeni yüzyılın en önemli değişimi olduğunu kabul edelim. İnsanların üzerinde genetik mühendisliğin yasaklanması isteniyor. Ama ben bunun yasaklanabileceğine ihtimal vermiyorum. Ekonomik nedenlerle, hayvanlar ve bitkilerin genleriyle oynanmasına izin verilecek. Eğer totaliter bir dünyada yaşamıyorsak, bir yerlerde birileri, insanları yeniden yaratarak geliştirmeyi denemesi kaçınılmazdır..."
Doğal olan elbette en güzeli ve en sağlıklısı...
Ama doğal olanda yanlış birşeyler varsa ve bu bizim hayatımızı olumsuz etkiliyorsa bilimden yararlanmaktan başka bir yolumuz kalıyor mu?

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Ziyaret eder misiniz?
AB, Türkiye ve Avrasya
Fatih'i anlamak
Genetik ürünler Frankenştayn mı?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
M.Ali Kasalı
İsmail Özelçinler
Deniz Sipahi

© 2004 Milliyet