Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Ekim 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Su kuşu sumru

Çevre kirliliği göllerimizin çevresinde yaşayan kuşları da tehdit ediyor. Bu soruna dikkat çekmek için hazırladığımız kuşlar testusuna buyur ola bu hafta

Cikcik Testus

Geçtiğimiz 2 ve 3 Ekim'de Dünya Kuş Gözlem Günü kutlandı. Bu yıl Türkiye'de 12 farklı bölgede gerçekleştirilen etkinliklerde gözlemci 700 kişi iki gün boyunca dürbünlerle, teleskoplarla ve not defterleri ile arazide 30 binin üzerinde kuş saydı. Bu yıl Dünya Kuş Gözlem Günü'nün özel bir önemi var. Aynı zamanda Avrupa Birliği Kuş Direktifi'nin 25'inci yılı kutlanıyor. Buna göre üye ülkeler, bizim gibi adaylar dahil, yabani kuş türleri ve onların yaşam alanlarını korumak zorunda. Türkiye'de bu görevleri yerine getirmek amacıyla Doğa Derneği tarafından bir kuş gözlem ağı kurulmuş.
Bu bilgileri bana Uludağ Üniversitesi Kuş Gözlem Topluluğu Ulukuş üyesi biyolog Asuman Aydın gönderdi. Ulukuş, Bursa çevresinde, Uludağ'da, Kocaçay Deltası'nda, Narlıdere'de, İznik, Manyas ve Uluabat göllerinde faaliyet gösteriyormuş. Uluabat Gölü Avrupa ve Ortadoğu'nun da önemli sulak alanlarından biri. Göle yılda 500 bine yakın su kuşu konuyor. Heyhat! Uluabat Gölü'nün kuşları azalıyor! Gölü tehdit eden en önemli faktör kirlilik. Fabrikaların kimyasal madde yüklü atık suları... Evsel atık suları... Tarımda kullanılan gübre ve ilaçlar... Ulukuş topluluğu Uluabat Gölü yönetim planı çerçevesinde susamuru popülasyon belirleme çalışmaları yapıyor. İlköğretim öğrencilerine çevre eğitimi veriyor... Asuman hanımın gönderdiği bilgilerden de yararlanarak derlediğim kuşlar testusuna buyur ola bu kez de...


1- Ulukuş topluluğunun çalışmaları çok ilginç. Göl insanları kendilerini çevrenin bir parçası olarak görmeye, kafa ve eylemlerinde birikmiş olan yanlışlıkları fark etmeye başlıyorlarmış. Örnek mi? Uluabat Gölü'nde bir pelikanın bir günde tükettiği balık miktarı hakkındaki yanlış kanaat! Gerçek miktar ortalama 4 kiloyu geçmezken, bazı balıkçılar bu miktarın 10 hatta 50 kilo olduğunu iddia ediyormuş. "Pelikanlar çocuklarımızın geleceğini yiyip bitiriyor" diyorlarmış. Peki ne demiyorlarmış?

a. Biz sazlığı kestik, yaktık.
b. Balıkların yumurtlama alanlarını bozduk.
c. Yanlış zamanda fazla balık avladık.
d. "İşte bu yüzden balıklar çok azaldı" demiyorlar. Dilleri bir gün bunlara söylemeye varacak mı?


2- Bazı balıkçılar susamurlarını kendilerine rakip görüyormuş. Halbuki Amerika'da yapılan bir araştırmada, susamuru olan yerlerde balıkların daha sağlıklı oldukları ortaya çıkmış. Çünkü:

a. Akıllı susamuru ilk önce güçsüz ve hasta balıkları yakalıyor.
b. Gözü dönmüş kürk avcıları susamurlarını avlıyor, balıklara sıra gelmiyor.
c. Susamuruna duyulan ilgi dolayısıyla onların da beslenme koşulları düzeliyor.
d. Hepsi.


3- Uluabat Gölü'nün berraklığı ile beraber balıkları, kerevitleri de azalmış; bereketi de yitip gitmiş ama göl büyük bir hoşgörü ile birçok türe ev sahipliği yapmaya devam etmekte. Ancak aşağıdakilerden özellikle hangi ürkek kuş türü çok azalmış?

a. Turna
b. Toy
c. Bıyıklı sumru
d. Hepsi


4- Bu yıl önceki yıllara göre Ulukuş gözlemcilerini daha az sayıda bıyıklı sumru ziyaret etmiş. Neler oluyor bu sumrulara?

a. Gölün su seviyesi doğal nedenlerle düşmüş.
b. Gölün seviyesinin düşmesi ile insanlar göle daha fazla yaklaşıyor. Tedbir alınmamış. Kuşlar kaçıyor.
c. Sumruların yuvalarını oluşturan nilüfer yatakları bu değişim ile birlikte sazlık alana dönüşüyor, bu da kuşların yer değiştirmesine neden oluyor.
d. Hepsi.


5- Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de bu yıl sayılan kuşlar içinde en çok görülen ilk üç kuştan biri değil?

a. Kumru
b. Flamingo
c. Sakarmeke
d. Sığırcık


6- Bizdeki Dünya Kuş Gözlem Günü etkinliklerinde en çok kuş hangi su alanında sayılmış?

a. İstanbul Boğazı
b. Uluabat Gölü
c. Ankara Gölbaşı
d. Denizli'de Işıklı Göl


7- Kuşların göçü yaklaşık 100 günde tamamlanıyormuş. Konforlu taşıt araçlarında bile böylesine uzun yolculuğu göze alamayız çoğumuz ama kuşlar göçüyor. Küçük kırlangıçlar, dev kartallar göçmek zorunda çünkü katalitik sobaları, Japon sobaları yok. Neyse ki onlar doğal bir avantajdan yararlanarak bu uzun yolculuğu olabildiğince kolaylaştıracak bir önseziyle termalleri takip ediyor. Termal ne peki?

a. Yalova'da kaplıca
b. Dünyanın kuşbakışı görüntüsü
c. Güneş ışınlarının toprağı ve toprağın üzerindeki hava katmanlarını ısıtması sonucu hava, "termal" diye adlandırılan sütunlar halinde yükselir. Vücutlarının büyüklüğü sebebiyle küçük ötücü kuşlar gibi yağ depolamayan yırtıcı kuşlar geniş kanatlarının yardımıyla termallerden faydalanarak yükselir ve bir sonraki termale bir planör gibi süzülerek uçuşlarına devam eder.
d. Hiçbiri


8- Doğa bilimcisi dostum Tansu Gürpınar'a göre, Türkiye'de 450'ye yakın kuş türü saptanmış. Bunların yüzde 96'sı göçmen kuşlardanmış. Yüzde 4'ü ise yerli kuş. Türk insanın da çoğunluğu kuşlarımız gibi göçmen. Kuşlar gibi biz de hep göçeriz, konarız. Evimize kuş gibi "konmak"tan "konut", misafirimize "konuk" demişiz. Aşağıdakilerin arasında yerli olmayan kuşu söyleyebilir misiniz?

a. Sülün
b. Leylek
c. Keklik
d. Serçe


9- Diyelim İstanbul'dasınız. Göç yolu üzerindeki İstanbul Boğazı'nın doğal yapısı olağanüstü gözlem noktaları sunuyor. Her yıl sonbaharda, ağustos ve ekim arasında kışı geçirmek için Afrika'ya göçen kuşlardan hangisi aşağıdakilerin içinde?

a. Kızıl akbaba
b. Orman kartalı
c. Tavşancıl
d. Hepsi

Yanıtlar: 1) d, 2) a, 3) d, 4) d, 5) a, 6) d, 7) c, 8) b, 9) d.

Yazara e-mail



PAZAR
Dilek Sabancı: "Kararsızım" Çağan Erdil: "İkna ederim"
"Param olsa 'Kapı'yı kimseye bırakmazdım"
"Kumar oynamıyorum çünkü sinema zaten bir kumar"
"Futbol, bokstan daha tehlikeli"
Celile'ye mi, Melek'e mi?
"Kabadayılar mahkeme kurup beni çağırdılar"
Ramazanı kilo almadan geçirmenin yolları
"Papermoon'da bir sürü Fatih Terim görebilirsiniz"
Pera'nın ruhu yeniden canlandı
Almanların meşrubatı Türkiye'de
"Aramıza el sokmayalım"
Her damak tadına uygun yemek kursu
Su kuşu sumru
Lokanta gibi lokanta: Bodrumlu Kocadon
İyi ki 18'imde değilim
Bu dünya parçalanmamalı
Kıblemiz mi şaştı bizim?
Melih Aşık'ın penceresinden Türkiye manzaraları





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2004 Milliyet