|
 |
|
|
Baykal yazısı!
Zoraki bir yazı. Evet öyle. Artık Baykal'la ilgili yazmak içimden gelmiyor. Uzunca zamandır görüşlerim genellikle olumsuz. Ve bunları birçok kez yazdım. Tekrarında fayda yok diye düşünüyorum.
Ayrıca, hep aynı şeyleri yinelemek takıntılı havası verir. Kendi inandırıcılığın da bundan olumsuz etkilenir.
Ama siyaseti meslek icabı izliyorsan ve her gün de bir şeyler yazmak zorundaysan, üstelik bazı oyuncular nafile bir yolda yürümeye devam ediyorlarsa, o vakit gönülsüz tekrarlar kapıyı çalıyor.
Baykal'la ilgili bu yazıyı CHP'deki ihraçlar dolayısıyla yazıyorum.
Önce başta Ahmet Ketenci olmak üzere bazı CHP'li milletvekillerini partiden uzaklaştırdı Baykal. Bir süre sonra bu milletvekilleri mahkeme kararıyla CHP'ye geri döndüler. Şimdi sıra Ertuğrul Günay'a geldi. Baykal, onun da CHP ile kırk yıllık ilişkisini kesti.
Bu meslekte uzun yıllar muhabir olarak CHP'yi izledim. Ahmet Ketenci olsun, Ertuğrul Günay olsun hep sahnede olayların içinde yer aldılar. Her ikisi de damardan, yani derin CHP'li idiler.
Yıllar geçti, değişmediler.
Ketenci, 1959'dan beri Halk Partilidir. Parti Meclisi üyeliği, İstanbul İl Başkanlığı vardır. Zor zamanların siyaset adamıdır.
Günay 1974'te partinin en genç il başkanı olarak Ordu örgütünün başına geçmişti. 1977'de yine en genç milletvekili olarak Ordu'dan parlamentoya girdi. CHP'de, Baykal'ın altında Genel Sekreterlik yaptı. 12 Eylül'lerde hiç yılmadan demokrasi mücadelesi verenlerin başında geliyordu.
Aynı zamanda kendini sürekli yenileyebilen bir siyasetçidir Ertuğrul Günay...
Her ikisinin ortak bir özelliğinden söz edilebilir. Ketenci de Günay da açık sözlüdür. Belki Karadenizlilikten gelen ve düşüncelerini pat diye söyleyen bir tarzın sahibidirler.
Baykal'ı eleştirdiler.
Parti içi sultadan yakındılar.
Parti içi demokrasi istediler.
Baykal da onları ihraç etti.
Ertuğrul Günay bir zamanlar Baykal'a karşı genel başkanlığa adaylığını koymuş, yüksek oy almıştı. Baykal sonra hemen her fırsatta Günay'ın önünü kesti. Milletvekili adayı olmasını bile merkez yoklamalarıyla engelledi. Bir Ecevit'in, bir Erdal İnönü'nün bir zamanlar parti içi rakipleri olan Baykal'a yapmadıklarını, Baykal ne yazık ki Günay'a yaptı.
Bu konuda o kadar ileri gitti ki, son yerel seçimlerde Ordu merkez belediyesinde CHP'li aday Seyit Torun'u Günay yanlısı olduğu için veto etti. Bunun üzerine Torun, seçime DSP'den katıldı ve 17 bin oyla başkanlığı kazandı. Buna karşılık bir seçim öncesi 10 bin 135 oy almış olan Baykal'ın CHP'si bu kez 2 bin oyda kaldı.
Evet, Baykal bu.
Baykal'lı CHP belki bu yüzden muhalefette bile yükselemiyor.
Uzun lafın kısası:
CHP'deki bu ihraçlar vefayla da, insafla da, hukukla da, siyasal etikle de, sosyal demokrasiyle de bağdaşmıyor. Ayrıca, bu ihraçlar karşısında yaşanan parti içi suskunluk da doğrusu demokrasi kültürüyle ne kadar, sosyal demokratlıkla ne kadar bağdaşıyor, bilemiyorum.
Sözü uzatmak yersiz.
Baykal, parti içi demokrasiden hoşlanmıyor. Emir komuta zinciri içinde idare etmeyi seviyor. Farklı fikirlerin, bakış açılarının özellikle adı sosyal demokrat olan bir partiye getirebileceği dinamizmden çekiniyor.
Her zamanki gibi bekliyor.
Zamana oynuyor.
Yarın rakiplerim yıpranır, rakiplerim bölünür ve 'alternatifsizlik'ten sıra bana gelir zihniyeti içinde yol aldığını, alabileceğini sanıyor. Kendini yenilemekmiş, partiyi yenilemekmiş, bunları aklından geçirmiyor. Yani her zamanki Baykal'a özgü armut piş ağzıma düş siyaseti...
Tabii arada bir partide vitrini yeniliyor, camekana yeni yeni saksılar koyup göz boyamaya çalışıyor. Bunda pek başarısız sayılmaz ama hepsi bu...
Yalnız bununla da olmuyor.
Bugün Türkiye siyasetinin belki de en temel sorunu, AKP karşısında ciddi bir iktidar alternatifi olacak bir partidir. Baykal'lı CHP'nin böyle bir alternatif olabileceğine hala ihtimal veriyor musunuz?
———————————————
BİR AÇIKLAMA
15 Ekim 2004 tarihli Le Monde gazetesinde Marie Jego imzalı bir yazı çıktı. Türkiye Kürtleri ve AB ile ilgili bu uzun yazıda benim adım da birkaç yerde geçiyor. Yazının çevirisini 19 Ekim 04 tarihli Radikal'in 8. sayfasında okudum. Geçenlerde Paris'te, Fransız Parlamentosu'nun çatısı altında Kürt Enstitüsü'nün düzenlediği bir toplantıya panelist olarak katılmış ve bir konuşma yapmıştım. Beni izleyen Fransız meslektaşım bir yerde, öyle sanıyorum ki, beni yanlış anlamış. Türkiye'de af konusuna değinirken, benim Abdullah Öcalan'ı da içerecek bir aftan söz ettiğimi yazmış. Oysa ben PKK'lıların dağdan indirilmesi ve hapisten çıkartılmasıyla ilgili aftan söz ederken tam tersini belirtmiştim. Ayrıca, Paris'teki bu toplantıdan önce gittiğim Güneydoğu'da izlenimlerimi bu köşede yazarken de aynı konuya bu kez yazılı olarak değinmiştim.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Yine azınlık meselesi AB İlerleme Raporu'nda Kürtlerden etnik, Alev... | |  | Çetin ALTAN | | Akla gelmedik konuların lezzeti... TANZİMAT şairlerinden Abdülhak Hamit'in, 82 y... | |  | Melih AŞIK | | Şeker gibi kura... Fenerbahçe, Manchester United'dan sonra Olymp... | |  | Hasan CEMAL | | Baykal yazısı! Zoraki bir yazı. Evet öyle. Artık Baykal'la i... | |  | Yılmaz ÇETİNER | | Akaryakıta zam, salgın hastalık gibidir! MALİYE Bakanımız önce "Şimdilik zam yok" buyu... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Aynada Cumhurbaşkanı TV röportajı... Soru: "Aynaya baktığınızda, k... | |  | Can DÜNDAR | | Aşkın Değişim Yılları Altan Öymen'in "Değişim Yılları"nı (Doğan, 20... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Memurlara verilecek zam ne olmalıydı? Memurlar toplumun en dar gelirli kesimi. Ve b... | |  | Doğan HEPER | | Avrupa akort tutmuyor... TÜRKİYE AB için atağa kalktı. Başbakan, Dışiş... | |  | Sami KOHEN | | KKTC'de belirsizlik dönemi... KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat'ın, başında b... | |  | Mehmet Y. YILMAZ | | Ramazan üzerinden siyaset yapmak Ramazan, İslam dininin kutsal ayı.. Bütün İsl... | |  | Hasan PULUR | | Cam kırmak, devleti soymak... HABERİ okuyunca aklımıza Yunus Emre geldi; ... | |  | Derya SAZAK | | Azınlık tartışması SBF öğretim üyesi Prof. Baskın Oran'la dün Ba... | |  | Meral TAMER | | Yeşiller İstanbul'da, yeşil Bursa AB'de Milliyet Business'in Bursa'da yayınlanması ne... | |  | Güngör URAS | | 1 milyon 735 bin Gelir Vergisi mükellefi var Bizde toplanabilen verginin yaklaşık yüzde 76... | |  |  | M. Ali BİRAND | | 2005'te bir tarih yeterli 17 Aralık tarihi yakınlaştıkça, AB başkentler... | |
|
|