Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Ekim 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Aynada Cumhurbaşkanı


TV röportajı... Soru: "Aynaya baktığınızda, kendinizi yakın geleceğin Fransa Cumhurbaşkanı olarak görüyor musunuz?"
Cevap:
"Evet... Kesinlikle evet..."
Başbakan Erdoğan'ın dün konuştuğu Fransa Maliye Bakanı Sarkozy hakkında "net" referans, yukarıdaki satırlarda yansıttığım "soru/cevap"tır.
Sarkozy, Cumhurbaşkanlığı seçimine adaylığını koyacağını, kıvırmadan açıkça söylemektedir. Parti Genel Başkanı değil, Başbakan değil ama Fransa Başkanlığı için gene de en güçlü aday.
Diğer özelliklerinin yanı sıra Sarkozy'ye büyük destek "güvenilir" olması nedeniyle.
Düşünceleri, mantığı - bazılarına katılmasak da - gerçekçi... Söylemleri, mantık dokusuna dayalı...
Açık konuşuyor.
Müthiş etkili.
Fransa'nın kanaat önderi...

Fransa'nın İslamı
Başbakan Erdoğan'ın da Paris'te siyasetçilerden sadece onunla konuşması bu nedenlerle olmalı.
Sarkozy, Türkiye'ye AB'den üyelik müzakereleri başlama tarihi verilmesine serin bakmakta.
Onu kazanmak, Fransa düğümünün çözülmesi için önemli...
İktidar çoğunluğu, geleceğin başkanı olarak görülen Sarkozy'den etkileniyor.
ABD'nin Washington Post gazetesi, "Açık sözün Fransızcası" başlığı altında bir makaleyle onu anlattı.
Türkiye'yi çok yakından ilgilendiren "Sarkozy'nin İslama bakışını da" ortaya koydu.
Sarkozy, "Yaşlı kıta Avrupa siyasetçilerinin Müslümanlarla ilişkileri, basmakalıp ve baştan savma yöntemlerle ele almalarına artık tahammül yok" mesajını vermekte.
Sarkozy'nin Post'ta yayımlanan söylemleriyle de harmanlanan görüşü şöyle:
"Ben Fransa'nın İslamını istiyorum. Fransa'daymış gibi yapan İslamı değil. Fransa'yı ve Fransız anayasal laik ilkelerini benimsemiş, içselleştirmiş İslam yaşamını destekliyorum. Onlarla birlikte yaşamak istiyorum.
Cezayir'den radikal imamlar, Suudi Arabistan'dan yeni camiler yapmak için para gelmesine karşıyım.
Bu ülkede herkes, dinini, laisizm ilkelerinin öngördüğü özgürlük ve sınırlarda yaşar."
Sarkozy, bu mantığın AB için de geçerli olması gerektiği kanısında.
AB'nin de kendi içindeki 25 milyon Müslümanın AB ilkeleri çerçevesinde İslamı yaşamalarından yana.
Avrupa dışındaki ülkelerin kendi İslam anlayışlarını AB coğrafyasına taşımalarına karşı.

İşte çözüm
Sarkozy, böylece "AB'de ya içimizdeki Müslümanlar?" sorusuna çözüm getirmek iddiasında.
"Onlar da Avrupalı. İslamı dışlayan bir zihniyet, içimizde, bizden birileri olarak yaşayan 25 milyon Müslümanı yok saymak olur" itirazlarını göğüslemiş ve çözüm üretmiş olarak Fransa'da ve Avrupa'da "samimi ses" olarak görülüyor:
Demokrasi ve insan haklarını da dikkate alan bu formülü ile arkasında ciddi destek rüzgarı oluştu.

Türkiye İslamı
Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği ile sonuçlanacak müzakere sürecinin başlaması için Sarkozy mantığının algılanması gerekir. 17 Aralık'ta "görüşmelere başlama tarihi" verilmesi, bu algılama ile Türkiye kimlik kartının örtüşmesini gerektiriyor.
Türkiye, şunları vurgulamalıdır:
" - Türkiye, bir İslam devleti değildir.
- Türkiye, laik, çok partili, insan haklarına dayalı örgürlükçü, Avrupa standartlarını benimsemiş bir demokrasidir.
- Halkının çoğunluğu Müslümandır ama devlet, dini kuralların dışında laik ilkelerle yönetilir.
- Herkesin dinini, aralarında Fransa'nın da bulunduğu AB ülkelerindeki gibi özgür ve laik çerçevede yaşaması esastır."
AB, Türkiye'yi içine almakla, AB'nin ve Fransa'nın laisizm değerlerini paylaşan bir ülkeyle genişleyecek, güçlenecektir.
Sarkozy, Avrupa'daki bazı ikiyüzlü politikaları sürdürmüyor. Her söylemine katılmasak da net ve samimi... Türkiye'yi temsil edenler de "laik Türkiye" kimlik belgesinin "gerçek/otantik" olduğu inancını verirlerse, 17 Aralık'ta yol kazası yaşanmaz. Atatürk, bu olanağı Anayasa'ya koyduğu laiklik ilkesiyle onlara hazırlamıştır.
Atatürk referansı hala en değerlisi.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yine azınlık meselesi
AB İlerleme Raporu'nda Kürtlerden etnik, Alev...
Çetin ALTAN
Akla gelmedik konuların lezzeti...
TANZİMAT şairlerinden Abdülhak Hamit'in, 82 y...
Melih AŞIK
Şeker gibi kura...
Fenerbahçe, Manchester United'dan sonra Olymp...
Hasan CEMAL
Baykal yazısı!
Zoraki bir yazı. Evet öyle. Artık Baykal'la i...
Yılmaz ÇETİNER
Akaryakıta zam, salgın hastalık gibidir!
MALİYE Bakanımız önce "Şimdilik zam yok" buyu...
Güneri CIVAOĞLU
Aynada Cumhurbaşkanı
TV röportajı... Soru: "Aynaya baktığınızda, k...
Can DÜNDAR
Aşkın Değişim Yılları
Altan Öymen'in "Değişim Yılları"nı (Doğan, 20...
Hurşit GÜNEŞ
Memurlara verilecek zam ne olmalıydı?
Memurlar toplumun en dar gelirli kesimi. Ve b...
Doğan HEPER
Avrupa akort tutmuyor...
TÜRKİYE AB için atağa kalktı. Başbakan, Dışiş...
Sami KOHEN
KKTC'de belirsizlik dönemi...
KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat'ın, başında b...
Mehmet Y. YILMAZ
Ramazan üzerinden siyaset yapmak
Ramazan, İslam dininin kutsal ayı.. Bütün İsl...
Hasan PULUR
Cam kırmak, devleti soymak...
HABERİ okuyunca aklımıza Yunus Emre geldi; ...
Derya SAZAK
Azınlık tartışması
SBF öğretim üyesi Prof. Baskın Oran'la dün Ba...
Meral TAMER
Yeşiller İstanbul'da, yeşil Bursa AB'de
Milliyet Business'in Bursa'da yayınlanması ne...
Güngör URAS
1 milyon 735 bin Gelir Vergisi mükellefi var
Bizde toplanabilen verginin yaklaşık yüzde 76...
M. Ali BİRAND
2005'te bir tarih yeterli
17 Aralık tarihi yakınlaştıkça, AB başkentler...

© 2004 Milliyet