Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Ekim 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Asıl yanlış nerede

Satır Arası / Deniz Sipahi

Dün de anlatmaya çalıştım. Ben genetik biliminin Türkiye'nin önünde kesinlikle bir fırsat olduğuna inanıyorum; aksi yönde çıkan haberleri de, yorumları da tek taraflı buluyorum.
Neden böyle bir alışkanlığa sahip olduk; neden olaylara hep olumsuz tarafından bakıyoruz...
Dünyadaki değişimin önünde durmak mümkün mü, bilimin bugün geldiği noktayı yok saymak doğru mu?
Frozen Ark yani "Nuh'un Dondurulmuş Gemisi" adı verilen projeyle hayvanların soyu tükense dahi genetik kodları donuk olarak gelecek kuşaklara aktarılabilecekmiş.
Bu projeyi Nottingham Üniversitesi, Londra Natural History Museum ve Londra Zooloji Cemiyeti tarafından desteklenen proje sayesinde gelecekte soyu tükenen hayvanların yeniden canlandırılmasına olanak sağlanacakmış.
Bunun neresi yanlış...
Yanlış olan şurada...

* * *

Milyonlarca yılda üreyen yüzlerce canlı türünün, insanoğlunun son 50 yıl içinde yarattığı çevre kirlenmesi ve iklim değişikliği sonucu soyu tükenmek üzere. Bilim adamları, gelecek 50 yıl içerisinde birçok hayvan türünün yeryüzünden silineceğini düşünüyorlar. Buna göre, memelilerin dörtte biri, kuşların da onda biri yok olacak.
Yani insanoğlunun yaptığı yüzlerce yanlışın sonucunda değişen doğal denge sonucunda hayvanlar ölüyor, bitkiler yok oluyor.
Bir de Türkiye'de yaşadıklarımızı bir düşünün.
Uzaklara gitmeye gerek yok.
Bir Yatağan'a bakın; yıllardır desülfrizasyon sistemini yapamayan, çevrede yaşayanları hasta eden, bitki örtüsünü değiştiren bir örnek...
Bu konudaki tartışmanın bir başka boyutunda ise genetik olarak modifiye edilmiş organizmaların ne tüketiciye, ne de üreticiye yararı olmadığı söyleniyor.

* * *

Tezin sahipleri bunları üreten ve satan firmaların menfaat sağladığını iddia ediyorlar.
Bugün otoriteler genetik mühendisliğinin doğanın dengesini bozan değil, yeniden düzenleyen bir bilim olarak kabul ediyor.
Bu görüşe ben de iştirak ediyorum.
A vitamini açısından değeri yükseltilmiş pirinç sayesinde Çin hükümeti, 1.3 milyara ulaşan nüfusunu sağlıklı besleyebilmek için bulduğu çare. Lif uzunluğu artırılmış pamuk, zor iklim koşullarında bile verimi düşmeyen, stressiz buğday sayesinde kalkınan ekonomiler ve kurtarılan hayatlar...
Biyoteknoloji hayatımıza çoktan girmiş durumda.
Yeter ki, bütün bu çalışmaları sağlıklı ve sürdürülebilir ortamlarda yapalım.
Bilimsel açıdan doğruluğu kanıtlanmış, çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyeceği kanıtlanmış ürünlerden neden korkalım ki, onlara neden birer Frankenştayn gibi bakalım ki...
Bir canlı soyu tükenerek yok olduğunda genetik kodlarını da beraberinde götürüyor.
Bu kayıp, söz konusu canlının milyonlarca yılda biriktiregeldiği tüm evrimsel deneyiminin de yok olması anlamına geliyor.
Asıl sormamız gereken bu genetik kodlara nasıl sahip çıkacağımızdır.

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Bir halk masalı!
Asıl yanlış nerede
Girişimcilik





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Banu Şen
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2004 Milliyet