|
 |
|
|
3 yıl daha yüzde 6.5
Başbakan Erdoğan, OECD'de yaptığı açıklamada 2005 için yüzde 6.5 olarak öngörülen faiz dışı fazla oranının 2006 ve 2007'de de buna yakın seviyelerde sürdürüleceğini söyledi
Utku Çakırözer - Paris
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ekonomik kalkınma ve mali istikrarın sağlanmasında başlıca etkenin, mali disiplin uygulayarak bütçede hedeflenen faiz dışı fazlayı elde etmek olduğunu belirterek, "Bu konuda taviz verilmeyecek" dedi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Konseyi'nde konuşan Erdoğan, Türk ekonomisindeki gelişmeleri anlattı ve yılın ilk yarısında kaydedilen yüzde 13.5'lik büyüme oranının 'bir rekor' olduğunu belirtti. Erdoğan, elde edilen olumlu sonuçların kalıcılığı ve etkin uygulamasının sağlanmadığı takdirde, ekonominin darboğazlara geri dönebileceğini gayet iyi bildiklerini de vurguladı. Erdoğan, "Yabancı sermaye girişi, özelleştirme, verimlilik ve istihdam alanlarına daha fazla önem ve öncelik vermemiz gerektiğinin farkındayız" dedi. Yapısal reformları kararlılıkla devam ettirme iradelerinin tam olduğunu da vurgulayan Erdoğan, bu amaçla önümüzdeki üç yılı kapsayan bir ekonomik program hazırlandığını hatırlattı.
Avrupa Birliği (AB) ile tam üyelik müzakerelerinin başlamasıyla, Türk ekonomisindeki atılımın ivme kazanacağını belirten Erdoğan, "AB üyeliğimiz gerçekleştiğinde, Türk ekonomisi AB'ye yük değil dinamizm kaynağı olacak şekilde büyüyecektir" dedi.
'En hızlı büyüyen ülke'
Erdoğan, OECD Genel Sekreteri Donald Johnston ile birlikte katıldığı, OECD Türkiye Raporu'nun açıklandığı basın toplantısında, "2006-2007'de faiz dışı fazla oranı ne olur?" sorusu üzerine şöyle konuştu: "2004'te faiz dışı fazla yüzde 6.5 idi. 2005'te de yüzde 6.5 olarak tespit ettik. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz. 2006-2007 için şu anda 'şu orandır' demem yanlış olur, yine de bu civarlarda bir oranda devam ettirme düşüncesindeyiz."
Johnston da Türkiye'nin OECD içinde en yüksek hızda büyüyen ülke olduğunu, faiz dışı fazlanın arttığını, enflasyonun düştüğünü bildirdi. Türkiye'nin hâlâ çözülmesi gereken yapısal sorunları olduğunu vurgulayan Johnston, bu sorunlara eğilmek için sağlam bir makroekonomik çerçeve gerektiğini bildirdi.
OECD: Üç tuzağa dikkat
OECD'nin raporunda, "Türkiye'nin bir dönüm noktasında bulunduğu, bir takım tuzakları aşabildiği takdirde, sağlam bir büyüme rotasına girebileceği" belirtildi. Şimdiye dek Türkiye'nin istikrarlı bir büyüme tutturmasını engelleyen bu 'tuzaklar', 'güven düşüklüğü', 'zayıf yönetişim' ve 'kayıt dışı sektörün büyüklüğü' olarak gösterildi. Başbakan Erdoğan'ın ziyareti vesilesiyle hazırlanan raporda, bu yıl büyümenin yüzde 8'in üzerine çıkacağı, cari işlemler açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 4'e ulaşabileceği belirtildi. Doğrudan yabancı yatırım girişinin zayıf kalması halinde açığın sürdürülebilirliği konusunda kaygılar doğabileceği belirtildi.
'82 yıl öncesine döneceğiz'
OECD üyesi 30 ülkenin büyükelçileriyle basına kapalı bir toplantı yapan Başbakan Erdoğan ve Japonya Büyükelçisi arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Türkiye'yi ziyaret ettiğini söyleyen Japon elçi, "Paranız çok kafamı karıştırdı. Bir ABD doları ile 1 milyondan fazla TL alınıyor" sözlerine Erdoğan, "Yılbaşından itibaren 6 sıfırı atıyoruz. Bir ABD doları 1.5 liraya eşit olacak. Gelirseniz kuruşları kullanacaksınız. Böyelece 82 yıl öncesine dönmüş oluyoruz. O zaman da bir ABD doları 1.5 liraya eşitti" dedi. Slovakya'nın OECD'deki büyükelçisi-nin, "100 milyon nüfuslu Türkiye, Avrupa'yı korkutuyor" sözlerine de yanıt veren Erdoğan, "Bu dediğiniz 2025 yılında olacak hadise. Batıdan Türkiye'ye yönelik göç bile olacak" diye konuştu.
|
|
|

|