|
 |
|
|
'AB sözünde dursun'
Adalet Bakanı Çiçek, Türkiye'nin kriterleri yerine getirdiğini, AB'nin de verdiği sözde durması gerektiğini belirtirken, TÜSİAD Başkanı Sabancı müzakerelerin 2005'in ilk yarısında başlamasını istedi
Tarık Yılmaz - Berlin
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'den 2002'de istediği tüm kriterleri yerine getirdiğini belirterek AB'nin de 17 Aralık'ta verdiği sözde durması gerektiğini söyledi. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin düzenlediği "AB ve Türkiye: Tam Üyelik Müzakerelerine Doğru" konulu seminere katılmak için Berlin'e gelen Bakan Çiçek, 6 Ekim tarihli ilerleme raporunda bazı tereddütlerin olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"17 Aralık'ta AB'den beklentimiz; önü açık müzakere, özel müzakere yöntemi, serbest dolaşımın tümüyle engellenmesi ve gümrük birliği ile ilgili bazı konuların düzeltilmesi."
Çiçek, Almanya'daki Türk parlamenterler ve işadamlarıyla yaptığı kahvaltılı sohbet toplantısında bir milletvekilinin Türkiye'de eşcinsellere ayrımcılık yapıldığını söylemesi üzerine de şöyle konuştu: "Anayasa'nın 10. Maddesi'ne göre onların da eşit hakları var ve ayrımcılık yapılamaz. Sıkıntı daha çok uygulamalarda olabilir. Zamanla uygulamalar düzelecektir."
TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı da Fransa ve Almanya'da yaptığı temaslarda, AB'den 17 Aralık'ta net bir sonuç beklediklerini ve müzakerelerin 2005 ortasına kalmadan (ilk yarıda) başlamasını istediklerini söyledi.
Başkentleri gezecekler
Dün Berlin'de Hıristiyan Demokratlar Birliği Milletvekili Volker Rühe, Sosyal Demokrat Parti Türkiye Koordinasyon Kurulu Başkanı Gerd Andres ve Milletvekili Uta Zapf ile görüşen Ömer Sabancı ve TÜSİAD Onursal Başkanı Bülent Eczacıbaşı başkanlığındaki TÜSİAD heyeti, 17 Aralık'a kadar Avrupa başkentlerinde lobi çalışmalarını sürdürecek.
TÜSİAD heyeti bu kapsamda, kasımda Avusturya, İspanya ve Yunanistan'a gidecek. Ayrıca birkaç AB ülkesi daha ziyaret edilecek.
'Avrupa Birliği istiyor diye bir cezaevine 20 trilyon verdik'
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde eleştirileri aşmak ve uyum sağlamak için elinden geleni yaptığını söyledi ve şu örneği verdi:
"Bakın cezaevlerini eleştiriyorlar diye bir kentin cezaevine 20 trilyon ayırdık. Ancak aynı kentin eğitim ve sağlık ihtiyaçları için para ayıramadık. 450 mahkumun rahat etmesi için 3 kişi bir odada kalsın diye kaynak ayırdık ama dışardakilerin eğitim ve sağlığını bir bakıma ihmal ettik."
Çiçek, Türk hükümetinden yeni yasal düzenlemeler istenip istenmediği sorusu üzerine böyle bir talep olmadığını söyledi.
|
|
|

|