Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Ekim 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Türkler daha az Türk, Kürtler daha az Kürt...

Yeşiller'in 3 günlük İstanbul toplantısında fikirler çiçek açtı: "Avrupa'nın 21. yüzyılın dünyasına verebileceği en değerli armağan Türkiye'dir"

Son Avrupa Parlamentosu seçimlerinde işbirliği yaparak, 42 sandalye elde etmeyi başaran Avrupalı Yeşiller ve Avrupa Özgürlük İttifakı EFA Grubu, yıllık kongrelerini ilk kez AB üyesi dışındaki bir ülkede, Türkiye'ye taşıyarak bize önemli bir jest yaptılar. Ama daha da önemlisi, kongrenin hemen ardından düzenledikleri "AB'deki Türkiye: Ortak Bir Gelecek" başlıklı uluslararası konferansla, 3 gün boyunca Hilton Convention Center'de son yıllarda maalesef unuttuğumuz lezzette ve derinlikte fikir tartışmalarının yapılabilmesine imkân sağladılar.

Daniel C. Bendit
Konferansın yerli - yabancı çok sayıda yıldızı vardı. Ancak 1968'deki öğrenci olaylarıyla belleğimize kazınmış olan Kızıl Danny ya da resmi sıfatıyla Yeşiller Eşbaşkanı Daniel Cohn - Bendit; müthiş kıvrak zekâsı, zengin birikimi, tükenmeyen enerjisi ve dinamizmi, taraf olmaktan hiçbir zaman korkmamış olanlara özgü sindirilmiş özgüveni, yüzünden hiç eksilmeyen gülümsemesi ve mizah gücüyle, oturumları tadına doyulmaz kılan önemli etkenlerden biriydi.
Yeşiller'in düzenlediği toplantıda 3 gün boyunca AB'nin sınırlarının nerede başlayıp nerede biteceğinden İslam'ın Avrupa kimliği olup olamayacağına, Türkiye'de kişisel özgürlüklerden AB'nin Türkiye İlerleme Raporu'na, çevre sorunlarından enerji ve tarıma, geniş bir yelpazede Türkiye'nin bugünü ve yarını masaya yatırıldı.

Muhalif Bedri Baykam
Yeşiller Grubu'nun konuşmacıları arasında, Avusturyalı parlamenter Johannes Voggenhuber gibi Türkiye'nin AB'ye girmesine tümüyle karşı olanlar da vardı, Bedri Baykam gibi oturumların soru - cevap bölümünde "Kemalizm" adına Türkiye - AB yakınlaşmasını şiddetle eleştiren ve toplantı salonunda muhalif yazılı metinler dağıtanlar da...
Bence bu karşı görüşler de çok yararlıydı. Kimsenin fazla uzun konuşmadığı dolayısıyla defalarca yeniden söz alabildikleri oturumlar boyunca gördük ki, Türkiye'ye büyük destek sağlayan Avrupalı Yeşiller bile konu Türkiye olduğu halde aslında Avrupa'nın dünü ve bugünüyle yüzleşiyorlar, insanlık adına Avrupa ve dünya için en yararlı olabilecek geleceği kendi kafalarında şekillendirmeye, çocuklarına bırakacakları Avrupa'yı hayal etmeye çalışıyorlar...

Serbest dolaşım
Avrupa ve Türkiye'deki demografik dönüşümü hatırlatan Cohn - Bendit, "Takmayın kafanızı serbest dolaşıma. 10 - 15 yıl sonra Avrupalılar yalvaracak size, gidip de orada çalışmanız için..." diyor. Avrupa Parlamentosu Türkiye Karma Parlamento Heyeti Başkanı Joost Lagendijk, Türkiye'ye taktik veriyor: "Serbest dolaşımı, mutlaka müzakere edilecek 31 maddenin en sonuna bırakın. Şimdi telaffuz edilmesine bile izin vermeyin. O zamana kadar ne Türkiye bugünkü Türkiye, ne de Avrupa bugünkü Avrupa olacaktır."

Orhan Pamuk
Aradan geçen zaman içinde nasıl bir dönüşümün olacağını ise Orhan Pamuk mükemmel özetleyiveriyor: "Türkler daha az Türk, Kürtler daha az Kürt, ama hepimiz daha fazla Avrupalı olacağız."

Ve Kemal Derviş
Pamuk, özellikle insan hakları ve kişisel özgürlükler konusunda AB'ye üyelik adına Türkiye'de son 2 yılda atılan adımları takdir ederek, "Kendimi AB sayesinde Türkiye'de artık daha güvende hissediyorum" diyor ve Avrupalılara çok önemli bir hatırlatmada bulunuyor: "Avrupa kendi gücünü bilmiyor. Avrupa'ya katılma umudunun bir ülkeyi 2 yılda nasıl değiştirebileceğini onlara anlatmalıyız. Tıpkı Napolyon'un Avrupa ruhu gibi."
Büyük sermayenin ekonomiyle yetinmeyip küresel düzeyde siyasetten çevreye pençelerini geçirdiği günümüz dünyasında Yeşiller, aslında sadece Avrupa'nın tıkanmışlığına değil, Yeşiller hareketinin geleceği üzerine de kafa yoruyor.
"21. yüzyılda Avrupa'nın dünyaya verebileceği en büyük hediye Türkiye'dir!." Kemal Derviş'in Huntington'un tezini çürüten ilginç konuşmasını bağladığı bu çok iddialı cümle, sanki Yeşiller'in kendileri için de yeni ufuklar açıyor.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ermeni meselesinde 'mukatele'
PARİS'TE Türk Başbakanı dünya TV'lerinin önün...
Çetin ALTAN
Komünizm, bir Kozmos düzenidir
AB üyeliği için, 17 Aralık'ta müzakerelerin b...
Melih AŞIK
Keçiörengücü T.A.Ş.
Farkında olmadan kazmayı madene vurmuşuz... "...
Hasan CEMAL
Azınlık, çoğunluk derken...
Anadolu'yu, Cumhuriyet devletini anlatmaya ça...
Güneri CIVAOĞLU
Aykırı acı
Çok aykırı gibi görünebilir ama "başörtüsü/tü...
Abbas GÜÇLÜ
Ne okuyacağız, ne dinleyeceğiz, ne izleyeceğiz?
Her hafta farklı bir üniversitede yüzlerce öğ...
Hurşit GÜNEŞ
AB'ye girince Türkiye nüfusu ne olacak?
Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği artık açıklığa ...
Mehmet Y. YILMAZ
Sarıgül'ün yolu bu zinciri kırar mı?
Mustafa Sarıgül, geçtiğimiz yazın ortalarında...
Faik ÖZTRAK
Bu yılın son üç ayındaki bütçe uygulamasına dikkat!
2005 yılının bütçe teklifinin TBMM'ye sunulma...
Hasan PULUR
Karşılıklı yadırgama...
BİZİM gibiler, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'...
Derya SAZAK
Kod adı: Atilla
Nedim Şener'in yeni kitabı, 'Kod Adı : Atilla...
Meral TAMER
Türkler daha az Türk, Kürtler daha az Kürt...
Son Avrupa Parlamentosu seçimlerinde işbirliğ...
Yaman TÖRÜNER
Zincirleme kazayı önleyen kaza
7 Ocak 2004 günkü "Bir Bilmecem Var Çocuklar"...
Güngör URAS
70 milyonun yarısı SSK hastanesine gidiyor (idi)
Nüfusumuz kabaca 70 milyon. Çalışan sayısı ka...
M. Ali BİRAND
Bush kazanacak gibi görünüyor
Geçen hafta sonu Amerikanın eğitim başkenti s...

© 2004 Milliyet