Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Ekim 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Zincirleme kazayı önleyen kaza


7 Ocak 2004 günkü "Bir Bilmecem Var Çocuklar" başlıklı yazımda Çukurova için şöyle demiştim: "...bu işten bir yanık kokusu geliyor. Bu işte hem hükümeti hem de Çukurova'yı ilgilendiren trajikomik durumlar var. Bu hikaye, bir 'aşk hikayesi' değil de, parayı getireceklerini söyleyenlerin bir 'dolandırıcılık hikayesi' ise, yalnız Çukurova grubu değil, hükümet de zor duruma düşer... Ben bu yazıyı 'eleştiri' olsun diye değil, 'uyarı' olsun diye yazıyorum... Her 'yeni hükümet'in başından böyle bir macera geçer.
Tecrübem diyor ki: Ya bu parayı getirenler önden masraflar için küçük bir miktar alıp ortadan yok olacaklardır. Ya da konsorsiyum (!) senetler, teminat mektupları v.s. alındıktan sonra piyasaya çıkıp parayı bulmaya çalışacak, Türkiye'nin adını piyasada rezil edecekler. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti 'dördüncü dünya' ülkesi değildir. 'Kayıt dışı para' olmayan fonlar bankalarda tutulur. Kredileri bankalar verir. Uluslararası fonlar paralarını borsalara veya piyasa enstrümanlarına yatırırlar; şirketlere doğrudan borç vermezler. Borç vermek için de İrlanda'da şirket kurmazlar."
8 Ocak 2004 günlü "Olası Senaryo" başlıklı yazım aynı konuda şunları söylüyor: "...Bu işlemlerden birini veya hepsini yapacağına dair TMSF bir belge verir... bu belgeleri eline alan kişiler piyasaya çıkıp kapı kapı dolaşır; parayı bulmaya çalışırlar. Aslında, bu kişilerde hazır para yoktur. Böyle bir operasyon Türk Hazinesi'nin borçlanma piyasasını kaybetmesine neden olur. Çünkü, Hazine borçlanmak için normal imkanların dışına çıkmaya başlamış demektir. Bu davranış, Türk Hazinesi'nin borçlanma kapasitesini, bulunacak paranın en az 6 - 7 misli azaltır veya fiyatını çok yükseltir. Değil hazineler, ticari bankalar bile böyle bir yola gitmezler. Hatta, bugünlerde Türk bankaları senetleri elden ele dolaşacağı için, aval karşılığı kredi kullanmayı bile istemiyorlar. Kullanılacak kredinin parçalar halinde verilmesi bile bankaları tedirgin ediyor. Çünkü, bir bankaya bulunacak kredi için, birkaç kişiye sorulacak olması o bankanın itibarını bozabiliyor. Birkaç elden piyasaya girilirse, piyasa olduğundan çok daha yüksek bir borçlanma ihtiyacı olduğu algılaması yapıyor. Ticari bankaların bile yapmayı tercih etmedikleri böyle bir işlemi Türk Hazinesi veya TMSF hiç yapamaz. Yapmaya cesaret edemez. Edememelidir...Şimdiye kadar, Türkiye Cumhuriyeti için 2 ile 100 milyar dolar arasında para bulduğunu söyleyen ve en üst yöneticilere kadar ulaşıp onları ikna edebilen en az 10 kişiyle karşılaştım. Her üst düzey bürokrat da karşılaşmıştır."
25 Ağustos 2004 tarihli "Çukurova" başlıklı yazımda ise: "...İşin içinde bir şeytan var da, hangi detayda gizli olduğunu arayanlar bulamıyor. Bence iş basit. Aslında, hazırda bir para yok. Bu yeni protokolle para aranmaya başlanacak... TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, Çukurova protokolü için 'Paranın kaynağını sorgulamayız ama kara para olup olmadığını denetleriz. Kuşkuya düşersek protokolü durdururuz' diyor... Ahmet Bey, bir paranın kara para olup olmaması kadar, hangi biçimde bulunduğu da önemli. Bakalım, bu operasyonun Hazine'ye ve ülkeye toplam maliyeti ne olacak?' demiştim.
30 Ağustos 2004 tarihli "Bana Yakışmayan Sorular" başlıklı yazım yine bu konudaydı ve diyordu ki: "TMSF Başkanı Ahmet Ertürk gazetecilere 'Törüner çok yanlış ve kasıtlı bir hata yapıyor... kendisine yakışmıyor' demiş... TMSF eleştirileri hoşgörüyle karşılamak ve cevaplamak zorundadır... TMSF'ye soruyorum:
a) TMSF'nin ilk protokolle rehin aldığı hisseler ve kıymetler, yeni protokolle yediemin sıfatıyla borçlunun adamlarının yönetimde bulunduğu Yapı Kredi'ye devredilmiştir. Borçlunun tesiri altındaki banka nasıl yediemin olmaktadır? b) TMSF'nin... rehin aldığı hisseler ve kıymetler, daha sonra da Northway Petrolium'a geçecektir. Northway verdiği paranın hangi oranda fazlası kadar rehin istemektedir? c) Çukurova, Northway'e borçlarını ödemezse veya geciktirirse rehinler ne olacaktır? Borcu ödeyememe (default) durumunda, Northway rehinleri kaldırmaz, kaldıramaz. Sonuçta, inisiyatif tamamen Northway'e ve Çukurova'ya geçmiş olmamakta mıdır? Bu durumda, TMSF elindeki rehinleri kaybetmemekte midir? d) Northway ve Çukurova bir biçimde kendi aralarında anlaşarak, bu operasyonu 'TMSF'nin elinden rehinleri kurtarma' olarak planlamış olamazlar mı? e) TMSF'nin anlaşmayla, alacağı bütün faizlerden pratikte vazgeçme yetkisi var mıdır? TMSF'nin böyle bir yetkisi varsa, niçin bütün diğer borçlulara uygulanmamaktadır? Diğer borçlular bir süre sonra mahkemelere başvurup haklarını arayamazlar mı? f) Çukurova, Northway'e borcunu zamanında ödemezse, Northway Turkcell'in, Digitürk'ün ve Show TV'nin sahibi olabilir mi? Bu durumda, lisansların nasıl devredileceği düşünülmüş müdür? g) İşte bu nedenlerle, 1- Hem paranın kaynağını, 2- Hem Çukurova ile Northway arasındaki anlaşmayı, 3- Hem Yapı Kredi ile TMSF arasındaki anlaşmayı, 4- Hem Norhtway ile Yapı Kredi arasındaki anlaşmayı, 5- Hem Çukurova borcunu ödeyemezse, medya lisanslarının Norhtway'e nasıl devredileceği konusundaki kurul kararlarını, 6- Hem bu gruba yapılan iskontonun diğer gruplara uygulanmaması nedeniyle alınması gereken Rekabet Kurulu Kararı'nı, 7- Hem TMSF ile Çukurova arasındaki anlaşmayı, 8- Hem de Çukurova'nın ödeme gücünü, bilmek zorundayız.
Bir tren kazası, zincirleme bir tren kazasını önledi.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ermeni meselesinde 'mukatele'
PARİS'TE Türk Başbakanı dünya TV'lerinin önün...
Çetin ALTAN
Komünizm, bir Kozmos düzenidir
AB üyeliği için, 17 Aralık'ta müzakerelerin b...
Melih AŞIK
Keçiörengücü T.A.Ş.
Farkında olmadan kazmayı madene vurmuşuz... "...
Hasan CEMAL
Azınlık, çoğunluk derken...
Anadolu'yu, Cumhuriyet devletini anlatmaya ça...
Güneri CIVAOĞLU
Aykırı acı
Çok aykırı gibi görünebilir ama "başörtüsü/tü...
Abbas GÜÇLÜ
Ne okuyacağız, ne dinleyeceğiz, ne izleyeceğiz?
Her hafta farklı bir üniversitede yüzlerce öğ...
Hurşit GÜNEŞ
AB'ye girince Türkiye nüfusu ne olacak?
Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği artık açıklığa ...
Mehmet Y. YILMAZ
Sarıgül'ün yolu bu zinciri kırar mı?
Mustafa Sarıgül, geçtiğimiz yazın ortalarında...
Faik ÖZTRAK
Bu yılın son üç ayındaki bütçe uygulamasına dikkat!
2005 yılının bütçe teklifinin TBMM'ye sunulma...
Hasan PULUR
Karşılıklı yadırgama...
BİZİM gibiler, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'...
Derya SAZAK
Kod adı: Atilla
Nedim Şener'in yeni kitabı, 'Kod Adı : Atilla...
Meral TAMER
Türkler daha az Türk, Kürtler daha az Kürt...
Son Avrupa Parlamentosu seçimlerinde işbirliğ...
Yaman TÖRÜNER
Zincirleme kazayı önleyen kaza
7 Ocak 2004 günkü "Bir Bilmecem Var Çocuklar"...
Güngör URAS
70 milyonun yarısı SSK hastanesine gidiyor (idi)
Nüfusumuz kabaca 70 milyon. Çalışan sayısı ka...
M. Ali BİRAND
Bush kazanacak gibi görünüyor
Geçen hafta sonu Amerikanın eğitim başkenti s...

© 2004 Milliyet