
|
|
|
 |
|
|
5 katrilyon yeni vergi, faiz kıskacından çıkış işareti
Bütçenin gelir tarafında, devletin önümüzdeki yıl 5 katrilyon liralık ek vergi geliri üretmeyi planladığı görülüyor. Ancak bu her durumda kesin zam ve vergi artışı anlamına gelmiyor. Örneğin Özel İletişim gibi bazı vergilerde yüzde 130 düzeyinde artış tahmin edilirken yeni vergi olasılığı zayıf görünüyor
AHMET ERHAN ÇELİK
2005 bütçesinin gelir tarafıyla ilgili dökümanlar dikkatle okunduğunda çıplak ve başat tek bir gerçeğe ulaşıyorsunuz: "Devlet önümüzdeki yıl için halktan şöyle ya da böyle 5 katrilyon liralık ek vergi üretmesini (aynı anlamda ödemesini) istedi."
Business'in 2'nci sayfasına bakacak olursanız, toplam vergi gelir tahminlerinin gayrisafi milli hasılaya oranındaki (vergi yükü) artış ve 2004'e göre 5 katrilyon liralık bir fark bulunması dikkat çekicidir. Bu tespit yeni vergilerin ya da mevcut oranların artırılması anlamına gelir mi?
Maliye'de gelir idaresinde kritik görevler üstlenen bir bürokrat, bu soruya şöyle yanıt verdi:
"Vergi geliri tahmininde bulunmak falcılık gibidir." Bir de Maliye eski Bakanı Sümer Oral'ın bir sözü var: "Vergi davul zurnayla gelmez."
İki sözü biraraya getirdiğinizde bütçe tasarısındaki vergi kalemlerinin karşısına yazılan rakamlara bakarak 'zam ya da yeni vergi geliyor' demek hem doğru, hem yanlış olur, kafalar karışır.
Maliyecilerin ağzı mühürlü
Maliyeciler gelir tahmini yaparken senaryo ve varsayımlarını hiç bir şekilde açıklamaz. 'Şu rakamı neden öyle belirlediniz?' diye sorsanız da yanıtları açıklayıp elini piyasaya ve topluma karşı açık etmek istemez. Çünkü her sektör ya da mal grubu için farklı gelişim ve tüketici talebi senaryosu vardır. Özü itibariyle zor alıma dayanan vergi politikasında hem 'evet' hem de 'hayır' her zaman biraraya gelebilir.
Evet - hayır oyunu
Birinci senaryo: Bütçenin gelir tablosunda dayanıklı tüketim mallarından alınan özel tüketim vergisi (ÖTV) tahminlerine bakınız; son derece çarpıcı bir değişim oranı var: Yüzde 190.2.
2004 bütçe başlangıcında bu kalemden 305 trilyon lira gelir elde edileceği öngörülürken, 2005 bütçesinde aynı kalem için 885 trilyon lira tahminde bulunuldu.
Bütün mal ve hizmet fiyatlarının yüzde 8.1 (deflatör) oranında artacağı varsayımına dayanılarak hazırlanan bütçede yüzde 190 oranında artışa takılmamak elde değil. Bu orana bakarak dayanıklı tüketim ÖTV'sinin artırılacağına hükmedebilirsiniz. Ama... Duruma açıklık getirmek için basit bir test yapalım:
a) 2004 başındaki tahminin üzerinde gelir sağlanmış ve 2005 için esas alınan baz değişmiş olabilir. Bizim tahminimize göre yıl sonunda dayanıklı tüketim ÖTV'sinden öngörülmeyen en az 100 trilyon lira ilave gelir elde edilecek. Bu nedenle 2005 rakamı ile 2004 arasındaki fark belki de yüzde 100 civarında gerçekleşecek.
b) Yüzde 100 oranında artış doğrulanırsa, aynı oranda zam gelir. Ekonomik büyüme için program hedefi yüzde 5; ama acaba bu rakam dayanıklı tüketim sektöründe daha yüksek olur mu? Maliye 2004 tahminini tutturamadığına göre bu soruya 'evet' yanıtı vermek gerekir.
c) 'Vergi artışı var mı, yok mu?' sorusuna yanıt verebilmek için iki bakış açısı kullanılabilir. Bir; kişi başına milli gelir 4 bin doların üzerine çıkacağı için ticarete konu olan dayanıklı tüketim malları sayısı artar ve örneğin yeni model buzdolabı lüks olmaktan çıkar, tüketim eğrileri yukarı yönlenir. İki; Maliye 'bu kaleme zam yapmayı' beklemektedir.
Gelelim ikinci senaryoya...
Dayanıklı tüketim ÖTV'si yüzde 6.7'lik oranı ve gelir miktarı bakımından toplam gelirler içinde çok önemli yer tutmuyor. Ama Özel İletişim Vergisi'nden sağlanması öngörülen gelir miktarı çok yüksek: 2 katrilyon 875 milyon lira. 2004'te toplanması öngörülen vergi geliri ise 1 katrilyon 250 trilyon lira. Bu kalemdeki tahmini artış yüzde 130. Yeniden bir test yapalım:
a) Cep ve sabit telefonlardan sağlanan Özel İletişim vergilerine (büyüme ve enflasyondan arındırılarak) yüzde 100'lere yakın vergi zammı gelebilir.
b) Bütçe başlangıç tahmini yılsonu gerçekleşmesinin çok altında kalabilir. Çünkü yıl ortasında yürürlüğe giren bir kanunla sadece cep telefonlarından değil sabit telefonlardan da özel iletişim vergisi alınmaya başlandı. Yılbaşında Özel İletişim Vergisi'nden 1 katrilyon 250 trilyon lira toplanması öngörülmüşken, yıl sonu rakamı belki de 2 katrilyon lira olacak.
c) Eğer gelişmeler (b) şıkkı gibi seyrediyorsa; örneğin tahsilat rakamı 2 katrilyon lira olacaksa, 2005 için yapılan tahmindeki artış oranı yüzde 44 olur. Böylece yüzde 130 artış oranlı senaryodan yüzde 44'e geldik.
Araya küçük bir not sıkıştıralım: Bize göre Özel İletişim Vergisi'nde yeni bir vergi gelmeyecek ama iletişim sektörü her süprize hazır olmalı.
Verginin altıda biri akaryakıttan
Üçüncü bir senaryo daha var: 2005 bütçesindeki vergi gelirlerin altıda biri akaryakıt ÖTV'sinden gelecek. Akaryakıt ÖTV'si için 2005 bütçesine konulan tahmin miktarı 20 katrilyon 750 trilyon lira. Bu rakam 2004 başlangıcında 17 katrilyon 822 trilyon lira öngörüldüğü için artış oranı yüzde 16.4. Bu orana bakılarak durum üç ayrı biçimde değerlendirilebilir:
a) Büyüme hedefi ile enflasyon rakamları toplanırsa fiyatların kabaca yüzde 13 oranında artacağı sonucuna varırız. Akaryakıt ÖTV'sindeki yüzde 16.4'lük artış hiç bir şekilde zam olamayacağına işaret eder.
b) Dünyada petrol fiyatları yükselirken (a) şıkkı kesinlikle yanlıştır. Maliyeciler 2005 akaryakıt ÖTV tahminini yanlış yapmıştır.
c) Maliye'nin gelir tahminlerini, son yıllarda santimetrik biçimde tutturduğunu dikkate alırsak, 2005 tahmininde yanlış yapılmayacağına hükmedebiliriz. Ama 2004 yıl sonu gerçekleşmesinin beklenenin altında olması ve 2005 rakamının bu yüzden yüzde 16.4'ün çok üzerinde olabileceği seçeneğini de dikkate almak zorundayız.
Vergicilerin arka odası
Vergi gelirleri tablosunda görmediğimiz bazı sütunlar var. 2004 başlangıç tahminleri bellidir, ancak Maliye hemen hemen her ay yılsonu tahminlerini reviz eder. Örneğin toplam vergi geliri tahmininin 2004 sonunda 99.2 katrilyon liranın en az 1.3 katrilyon daha fazla olması öngörülüyor.
Belki gözlerden kaçmıştır; Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın bütçenin Meclis'e sunulmasının ardından yaptığı basın toplantısındaki slaytlardan birinde vergi geliri rakamı 100 katrilyon 479 trilyon lira olarak gösterildi. Bu durumda 2005 yılı için baz alınan rakamlar değişiyor, artış oranı da yüzde 18 civarında bir seviyeye iniyor. Diğer bir deyişle bu orana bakarak vergi oranlarının artırılmasının ya da yeni vergi gelirlerinin gündeme gelmeyeceğine hükmedebilirsiniz. Ama IMF destekli 3 yıllık yeni ekonomik program yürürlükte kaldığı sürece vergi politikası da her türlü sürprize de gebe olacaktır.
Cari açığa vergi darbesi
Hükümetler vergilerle oynayarak tüketici talebini, dış ticaret rejimini, fiyat ve üretim tercihlerini değiştirir. Örneğin cari açık sorunu 2005 yılında da devam eder ve şiddetlenirse hükümetin müdahale tercihi vergilerle oynamak olacaktır.
IMF'yle varılan mutabakata göre "tahminler tutmaz ve belli kalemlerde vergi kaybı olursa" kaybın o kalemden karşılanması şartı bulunumuyor. IMF toplam vergi gelirlerinin tutturulup tuturulmadığıyla ilgileniyor. Bu durumda toplam gelir grafiklerine bakarak Maliye politikalarına analiz etmek daha doğru olur.
Vergi dışı gelire 3 katrilyon
2005 bütçe gelirlerinin önceki yıllara göre önemli bir farkı var. Özel gelir elde eden kurum ve kuruluşlar bu gelirlerini yılbaşından itibaren Maliye'ye bırakacak. Özel gelirlerden dolayı vergi dışı gelir kalemi 3 katrilyon lira büyüdü.
Vergi kaçırmayın
Özel gelir eklentisine rağmen vergi dışı gelirlerin toplam bütçe gelirleri içindeki payı 2005 yılında düşecek. Lojman kiraları, vergi, mahkeme ve trafik cezaları gibi kalemlerin oluşturduğu bu tür gelirlerin oranı yüzde 15.6'dan yüzde 14.3'e gerileyecek. Yıl sonunda 119 katrilyon lira gelir elde edilmesi öngörülmüşken, vergi dışı gelir tutarı 18.6 katrilyon lira olarak tahmin edildi. 2005'te bu rakamlar 19.9 ve 138.8 katrilyon lira olarak öngörüldü.
Vergi ve vergi dışı dengenin vergi lehine dönmesi aynı zamanda gelir idaresinin etkinleştiğine ve takiplerin daha sonuç alıcı olacağını gösteriyor.
| Kuruluşların bütçe ödenekleri | | Hazine Müsteşarlığı | 74.153 | 61.162 | -17.5 | 49.72 | | Adalet Bakanlığı | 1.295 | 1.593 | 23.0 | 0.87 | | Milli Savunma Bakanlığı | 10.012 | 10.977 | 9.6 | 6.71 | | İçişleri Bakanlığı | 623 | 783 | 25.7 | 0.42 | | Maliye Bakanlığı | 22.504 | 27.487 | 22.1 | 15.09 | | Milli Eğitim Bakanlığı | 12.366 | 14.882 | 20.3 | 8.29 | | Bayın. ve İskan Bak. | 483 | 677 | 54.6 | 0.29 | | Sağlık Bakanlığı | 4.555 | 5.448 | 19.6 | 3.05 | | Ulaştırma Bakanlığı | 380 | 687 | 81.1 | 0.25 | | Tarım ve Köy İşl. Bak. | 877 | 4.410 | 402.9 | 0.59 | | Enerji ve Tab. Bak. | 168 | 249 | 48.3 | 0.11 | | Kültür ve Tur. Bak. | 534 | 632 | 18.5 | 0.36 | | | |
Verginin yüzde 47.4'üyle faizi karşılama hedefi
Türkiye, 2005 bütçesiyle faiz kıskacından çıkmanın işaretlerini veriyor. Faiz ödemelerinde 2004 yılı için 7 katrilyon lira tasarruf edileceği hemen hemen kesinleşti. Önümüzdeki yıl bütçesi 155.4 katrilyon lira öngörülürken, yıllardan sonra ilk defa nominal olarak faiz ödeneği düşürüldü. Eğer bir yol kazası yaşanmazsa devlet 2005 yılında 58.5 katrilyon yerine 56.4 katrilyona faiz ödemesi yapacak. Maliye'nin bütçe yönetimine göre Türkiye "zarardan kar yoluna girdi."
Maliyecilerin bakış açısını resmeden önemli bir veri var. Konsolide bütçe harcamalarının gayrisafi milli hasıla (GSMH) içindeki payına bakıldığında zirve noktası 2001 yılını, yani kriz yılını gösteriyor. Bu yılda harcama / GSMH oranı yüzde 44.2. Çünkü Türkiye bu tarihte yeniden borç alabilmek için para sahiplerine çok yüksek miktarlarda faiz ödüyor. Yıllar içinde faiz yükü azalırken nihayet 2005 bütçesinde bu oran yüzde 32.3'ye gerileyecek.
Faiz dışı harcama istikrarı
Bütçeden, geçen beş yılda GSMH'ye oranla en düşük yüzde 19.8, en yüksek yüzde 21.4 oranında faiz dışı harcama yapıldı. 2005 hedefi de aynı oran için yüzde 20.6. Rakamlardan sıyrılmaya çalışırsak, durumu "Ekonomi ne kadar büyüdüyse faiz dışı harcama miktarı da o kadar arttı" şeklinde ifade etmek mümkün. Geriye devletin geçen 5 yılda faiz - borç oyun alanına sıkıştığını tespit etmek kalıyor.
Vergilerden faize düşük pay
Vergi gelirleri 2001'de faiz ödemelerini karşılayamadı. Çünkü faiz ödenekleri vergi gelirinin yüzde 103.3'ü seviyesine erişti. Bu oran sonraki yıllarda yüzde 87, 69.4, 62.9'a geriledi. 2004 yılında vergi gelirlerinin yüzde 58.3 ile faiz ödemesi hedefleniyor. Bu hedef tutar, 2005 bütçesinde aynen uygulanırsa vergilerin faizi karşılama oranı yüzde 47.4'e gerileyecek.
Sosyal harcama beklemeyin
Faiz cephesindeki iyileşme devletin sosyal sorumluklarına ne ölçüde yansıyacak? 2005 bütçe dökümanlarına bakılırsa sosyal güvenlik gibi kara deliklerin büyümesi engellenemeyecek ama kanamanın artmaması sağlanacak. Bunun dışında toplumun devletten 2005 yılında sosyal harcama yapmasını beklemesi gerçekçi olmayacak. Hükümet sosyal harcama niyetine 'öğrencilere bedava kitap, yoksula kömür' sözlerini yinelemek durumunda kalacak. Böyle söyledik ama hükümetin günlük propagandasına malzeme olabilecek bazı yeni harcama kalemleri de bütçeye sıkıştırılmış durumda.
Öğrenciye 110 milyonluk burs
Transfer bütçesindeki en yüksek oranlı artışın Kredi Yurtlar Kurumu ödeneklerinde yapıldığı görülüyor. Kredi Yurtlar Kurumu eliyle öğrencilere dağıtılan bursların toplam miktarı yüzde 41.9 oranında artırılarak 829 trilyondan 1 katrilyon 176 trilyona çıkartılacak. Bütçedeki burs tertibi dikkatle incelendiğinde ortaya çıkan sonuç öğrenci burslarının yüzde 20 - 25 civarında artırılmasına niyet gösterildi. Eğer bu zam yapılırsa halen aylık 90 milyon lira olan öğrenci bursları 110 milyon liraya çıkarılacak.
Köylüye para yok
Doğrudan gelir desteği ödemeleri ile desteklenen tarım sektörü önümüzdeki yıl da sevinemeyecek. Ödemelerdeki artış oranı yüzde 8'lik enflasyon kadar artırılırken, çiftçiler ekonomik büyümenin nimetlerinden yararlanamayacak. 2004'te başlangıç ödeneğinin 22 trilyon lira altında kalan tarımsal destek miktarı için önümüzdeki yıl 3.5 katrilyon lira ayrıldı. Bu paranın yetersiz olduğunu düşünen Tarım Bakanlığı doğrudan gelir desteği dışında farklı transfer yolları bulmak için şimdiden çalışmaya başladı.
Sosyal güvenlikte kritik yıl
Bütçenin harcama tarafındaki belki de en kritik kalem sosyal güvenlik transferleri. Sosyal güvenlik kuruluşlarının 2005 yılında da ciddi açıklar vereceği öngörüldü.
Emekli Sandığı açık miktarını bu yıla göre 1.1 katrilyon lira artıracak, Hazine'den 8.9 katrilyon lira destek isteyecek. Bağ - Kur'un açığı 664 trilyon lira artışla 6 katrilyon liraya çıkacak. SSK ise 758 trilyon liralık artışla 6.6 katrilyon lira Hazine desteği alacak. Üç sosyal güvenlik kurumu arasında Emekli Sandığı açıklarının tempolu artışı doğal olarak bu kuruluşa yönelik tedbirleri de çağıracak. Önümüzdeki yıl memurların sosyal güvenlik haklarına yönelik yeni politikalar geliştirilecek.
Memurun potansiyel riski
Memur aylıkları ortalama yüzde 10.7 oranında artırılırken, unvan ve derecelere farklı oranlarda artış yapılabilmesi için sistem değişikliğine gidildi. Devletteki 2 milyona yakın memurun, halen 455 milyon 50 bin lira olan taban aylığı değiştirildi. Alt kademe memurların taban aylıkları yüzde 8 civarında artırılarak toplam zam oranı yüzde 12.1 olarak belirlendi.
Oysa üst düzey memurlarda bu oran en düşük yüzde 2.5 oranında tutuldu. Taban aylığında yapılan değişiklik maaş bazını değiştirdiği için önümüzdeki yıllarda yapılacak maaş artışlarının bütçeye getireceği yük daha fazla olacak.
2.3 katrilyonluk özel ödenek
Bakanlık ve diğer kamu kuruluşlarının özel gelir ve özel ödenekleri kaldırıldığı için bütçe ödeneklerinin dağılımında ciddi değişiklikler oldu. Maliye Bakanlığı 2004 fiyatlarıyla 2.3 katrilyon lira büyüklüğündeki özel ödeneklerin tamamını merkezi bütçeye kaydetti, bakanlıklara da "Gerektiği ölçüde biz size bütçeden dağıtacağız" talimatı verdi.
Bu nedenle örneğin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın bütçesi yüzde 54.6, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesi yüzde 48.3, Adalet Bakanlığı bütçesi yüzde 23 oranında arttı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bütçesinde yüzde 402.9 oranında artış ise 3.5 katrilyon liralık doğrudan gelir desteği ödemelerinin bu bakanlık yetkisine verilmesinden kaynaklandı.
Fak - Fuk Fon ödeneği kalktı
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu'ndan yapılan harcamalar bütçe içine alınınca ödeneği sıfırlandı. Yeşil kartlıların sağlık tedavilerinde kapsam göz ve diş harcamalarıyla genişletilirken ayrılan ödenek miktarı 700 trilyon liradan 1 katrilyon 150 trilyon liraya çıkartıldı.
93 trilyonluk ucuz kredi
Ziraat ve Halk bankalarının çiftçi ve esnafa piyasa faizinin altında ucuz kredi sağlayabilmesi için görev zararı tertibine 93 trilyon lira ödenek yazıldı. Bu ödenek 2004 için 50 trilyon lira olarak belirlenmişti.
Özerk kurullara 1.2 katrilyon
Patent Enstitüsü, GAP İdaresi, BDDK, Enerji Piyasası gibi üst kurullara ayrılan ödenek miktarı yüzde 25.6 oranında artışla 1 katrilyon 225 triyon lira olarak belirlendi. Özerk kurullar 2006 yılından itibaren kendi bütçelerini oluşturacakları için bir sonraki bütçe döneminde bu tertip harcama için ödenek ayrılmayacak.
Tren kazasına yüksek ödenek
Hükümet demiryolu yatırım ödeneklerini yüksek oranlarda artırdı. Demiryollarının inşaası ve rehabilitasyonu için ayrılan ödenek miktarını yüzde 58.2 oranında artırarak 1.2 katrilyon lira olarak belirledi. İki tren kazasına tanık olan Ankara - İstanbul demiryolu hattının iyileştirilmesi için 496 trilyon lira ayrıldı. Bu hattın 2004 ödeneği ise 170 trilyon lira seviyesindeydi. Hattın Esenkent - İnönü etabının da 2005 yılında tamamlanması öngörüldü.
Boğaz'a 413 trilyon
Marmaray projesine ayrılan toplam ödenek miktarı da 170 trilyondan 413 trilyona yükseltildi. Bu çerçevede Boğa Demiryolu Tüp Geçişi'ne 230, Gebze - Halkalı banliyö hattının iyleştirilmesine 169, müşavirlik hizmetlerine 14 trilyon lira ödenek ayrıldı. Ayrıca Marmaray için 2005 yılında yapılacak kamulaştırma işleri için 90 trilyon lira tahsis edildi.
|
|
|

|
|