Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Ekim 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Küçükken düşlediği ejderhalar onu ünlü bir yazar yaptı

Şimdi 19'unda olan Christopher Paolini'nin 15 yaşında yazmaya başladığı "Eragon", yakaladığı başarıdan dolayı "Harry Potter" ile karşılaştırılıyor. Kitabın yayımlanacağını hiç düşünmeyen Paolini: "Duşta, arabada bile uçan ejderhalar gözümde canlanırdı"

GÖKÇE ACAR

Fantastik bir dünyada, bir çocuk tesadüf eseri mavi bir taş bulur. Taş aslında bir ejderha yumurtasıdır. Saphira'nın yumurtadan çıkmasıyla beraber Eragon ve ejderhası Saphira türlü maceralara atılır, büyü yapar, kötülüğe karşı şavaşır ve iyilerin umudu olur. Bu, Christopher Paolini'nin yazdığı ve yayınlandığı zaman Amerikan listelerinde uzun süre birinci sırada kalmış bir romanın özeti. Bu kitap, Altın Kitaplar tarafından dilimize yeni çevrildi.
Montana'da kırsal bir alanda yaşayan, hiç okula gitmemiş ve evde annesi tarafından eğitilmiş Paolini 15 yaşındayken, okuyacak daha iyi bir kitap bulamayınca kendi hikayesini yazmaya karar verir. "Miras" adlı üçlemenin ilk kitabı "Eragon" böyle ortaya çıkar. Üç yıl sonra, bir gün eski bir yayınevi yöneticisi olan annesi ve babası müsveddeyi okur ve başarısı karşısında çok şaşırırlar. Bunun üzerine yayımlanan kitap, piyasaya çıktıktan kısa bir süre sonra büyük ilgi görür. Öyle ki 19 yaşındaki Paolini, "Harry Potter"ın yazarı J. K. Rowling'le karşılaştırılıyor. Genç yazar kaleme aldığı bir makalede "Duş alırken, divanda otururken ya da arabada giderken heybetli, uçan muhteşem ejderhalar gözümde canlanırdı. Bu yaratıklar aklınızı istila edip ele geçiriveriyorlardı. Başınıza bu bir kez geldi mi biraz 'kafayı yersiniz'... Belki de bu nedenle 18 yaşında kitabım basıldı" diyor. Paolini, e-posta ile sorularımızı cevapladı.

Genellikle 15 yaş başarılı bir kitap yazmak için erkendir gibi bir düşünce vardır. Başarısız olma, tepkiler alma korkunuz olmadı mı?
Hikayeler anlatmayı her zaman sevmişimdir. Ben hiç okula gitmedim ve eğitimimi evde aldım. 15 yaşında liseden mezun olduğumda koleje gitmeden önce bir şeyler yapmak istedim. Kendimin de okumaktan hoşlanacağı bir roman yazmayı denemeye karar verdim. Yani bu sadece kendime meydan okumaydı. Açıkçası insanların ne söyleyeceğini hiç umursamadan bir hikaye yazdım. Daha iyi hikayeler arayışım kendiminkini yazmaya itti.

Niçin fantastik kurguyu şeçtiniz?
Fantezi romanlarına bayılırım. Beni görüntüleri ve kelimeleriyle hayranlık uyandıran, sersemleten ve büyülü bir dünyaya götürürler. En iyi fantezi kitabı belkemiğimden aşağı bir karıncalanma yayan kitaptır. İşte bu "Eragon"da yapmaya çalıştığım şeydi. 10 yaşındayken büyükbabam bana Eddings'in "Yakut Şövalye"sini getirmişti. Fantastik edebiyatı böyle keşfettim. Liseden mezun olduğum sırada yerel kütüphanedeki tüm bilimkurgu ve fantastik kitapları okumuştum. "Eragon"u film olması için yazmıştım ama elbette bunu filme çekecek param yoktu. Ben de kitabını yazayım dedim. Ne kadar büyük bir işe kalkıştığımın farkında değildim.

"Rowling'le kıyaslanmak benim için inanılmaz"
Kitaptaki değişik fikirler nasıl geldi aklınıza? Size ilham veren bir şey var mı?
Bir çocuğun bir taş satın aldığı ve bunun, içinden çıkan yavru bir ejderhayla sonuçlandığı bir hikaye okumuştum. Bu fikri o kadar sevdim ki bir türlü aklımdan çıkaramadım ve üzerine gittim. Evimin yanındaki Beartooth Dağları, hemen yanımızda akan Yellowstone Nehri bana ilham verdi. Hatta camdan bakıp gördüğüm dağların karlı ve keskin zirvelerinde uçan ejderha Saphira'yı bile görebiliyordum.

Bu yaşınızda bu kadar başarılı ve ünlü olmak hayatınızı değiştirdi mi?
Basit hayatım "Eragon"un başarısından sonra karmaşıklaştı. Ülkeyi dolaştım. Bir sürü yeni insanla tanıştım. Her yaştan hayranlarım oldu. Ama eve girdiğimde yine ailemle televizyon seyrettim, yemek sonrası bulaşıkları yıkadım. Yani çok fazla bir şey değiştirmedi ünlü olmak.

"Eragon"un "Harry Potter"dan daha başarılı olduğu söyleniyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Harry Potter'ın yazarı J. K. Rowling fantastik kurguya ve genç insanlar arasında okumaya karşı ilgiyi artırdı. Bence bu harika. Onunla karşılaştırılacak kadar başarılı olmaksa inanılmaz. "Eragon"u yazmak, okuyabileceğim bir hikaye çabasından başka bir şey değildi. Yayımlanacağı hiç aklıma gelmedi. Dünyanın çeşitli yerlerindeki okuyucularımın maceralarımdan zevk alması beni gururlandırıyor.

Kitabın tanıtımı için ortaçağ kostümleri giymişsiniz.
"Eragon" basıldıktan sonra bunu etrafta nasıl tanıtabiliriz diye düşündük. Aklımıza benim kitapları kostümle imzalamam ve tanıtımı da aynı şekilde yapmam geldi. Hatırlanmak için bunu yaptık ve işe yaradı. Bir keresinde 8-9 yaşındaki Texas'lı çocuklara yine kostümümle tanıtım yapıyordum. Biri Montana'da insanların böyle mi giyindiğini sordu. Düşünsenize deri çizmeler, kırmızı savaşçı gömleği, siyah bere falan. "Hayır" dedim. Çok komikti.

"Yolculuk sahnelerini Mozart eşliğinde yazarım"
Nasıl bir ortamda yazıyorsunuz?
Yazarken en çok ihtiyacım olan beni duygusal anlamda yakalayabilecek müziktir. Beethoven ve Mahler'in senfonilerini dinlerim. "Eragon"daki son savaşı mesela Carl Orff'un "Carmina Bruna"sını dinleyerek yazdım. Mozart yolculuk ya da tartışma bölümlerini yazmak için ideal. Klasik müziği çok sevmekle beraber Beatles'ı da bir kenara atamam.

Başka neler yapıyorsunuz?
Boş zamanlarımda zincirli zırh ve tahta bıçaklar yaparım, dağlarda değnekle yürürüm, nehirde taş kaydırırım, ağırlık kaldırırım ve yoga yaparım. Ayrıca çizim ve boyama yapmaktan hoşlanıyorum.

Geleceğe yönelik planlarınız neler?
Serinin ikinci kitabını yazıyorum. Yakında "Eragon"un bilgisayar oyunu ve filmi için bazı anlaşmalar yapacağım.

"Okula giden gençlerden farklı olarak hayal kuracak zamanım oldu"
Eğitiminizi evde aldınız ve hiç okula gitmediniz. Bunun size nasıl bir etkisi oldu?
Evde eğitim almış olmam bugünkü gençlerin sahip olamayacağı özgürlükler verdi. Yerine getirilmesi gereken sosyal sorumlulukların baskısı altında ezilmedim. Kendim olabildim. Kendi seviyeme göre çalışıp erken mezun olmama olanak verdi. Böylece fazladan boş zamanım oldu ve bu kitabı yazabildim. Birçok gencin uyduğu çılgın bir zaman çizelgem yok. Rahatça hayal kurabiliyorum.

Anneniz size nasıl bir eğitim verdi?
Annem bir ders programı hazırladı. Kız kardeşime ve bana bu şekilde okuldaki dersleri verdi. Düzenli olarak kütüphaneye yapılan geziler artık hayatımızın bir parçası oldu. Kız kardeşim ve ben, kollarımız kitap kuleleriyle dolu olarak kütüphaneden çıkan obur okuyucular olduk. Ayrıca dışarıdan, aktörlerin ve denizaşırı ülkelerdeki diplomatların çocukları için tasarlanmış bir okulu bitirdim. Bana posta yoluyla ders kitapları, testler gönderiyorlardı. Eğitimimi evde almak bana öğrenme aşkı, kendine güven ve araştırma kabiliyeti kazandırdı. Ben de çocuklarımı bu yöntemle yetiştirmek isterim.

PAZAR
"Onlar artık bizim köylüler"
Bir Cafe Marmara da Pera'ya geldi
Küçükken düşlediği ejderhalar onu ünlü bir yazar yaptı
Harvard mezunu Türkler 10'uncu yıllarını kutluyor
Hepimiz bir sitenin güller açan dalıyız
"Çalıp çırpanlar utanır, insan içine çıkamazdı"
100 yönetmen 1 filmde buluşacak
"Çekimlerden önce evde oturup sevişme sahneleri izledim"
Güzelliğin tarifi
Her 10 çocuktan biri horluyor
"Olimpiyatlarda yarı final oynarız"
Asker misin, sivil misin?
Ne nostaljisi? Ramazanini dandanini dan dan!
Limanın iki gözdesi
"Carissima Sevgilim"
Avrupa Birliği mi yoksa Balkan Birliği mi?
"Clubbing öldü, yaşasın... Sıradaki!"
Oscar Wilde 150 yaşında





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
Mine Kırıkkanat
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2004 Milliyet