|
Milyonlarca milyoner iflas mı ediyor!
HERKESİ Yeni Türk Lirası heyecanı sardı. Hele şu son 3 gündür basında ve TV'lerde "hazret"lerle elimizi değdirmeden de olsa tanışınca, özellikle orta yaş kuşağın iyice kafası karıştı!
Acaba yanlışlık mı yaparım? Kazık mı yerim endişeleri!
Ama yılbaşına varmaz, herkesin Yeni Türk Lirası profesörü kesildiğini görürsünüz! Para bu parrra! Nasıl tanınmaz, nasıl öğrenilmez?
Niçin orta yaş ve sonrası kuşağın kafası karıştı? Çünkü onlar yalnız kuruşu değil, parayı da hatırlıyorlar da ondan! Örneğin, benim çocukluğumda 100 para, paraydı, harçlıktı! Çikolata, bisküvi, leblebi, kalem, defter alınabilirdi. Sonra bir kuruş, evet bir kuruşa 2. Dünya Savaşı'nın öncesi günlük akşam gazetesi Halk satılırdı. Başyazarı galiba Nizamettin Nazif'ti. Üç kuruşa irili ufaklı gazeteler vardı ama Cumhuriyet, Tasvir-i efkar, Tanin, Yeni Sabah 5 kuruştu, öte yandan simit de 5 kuruştu. Şimdikiler gibi kocaman değil, yarısı kadardı; daha lezzetliydi.
Gazeteler 5 kuruştu, ancak 10 - 12 sayfa çıktıkları pek nadirdi. Genellikle 6 veya 8 sayfa. Bugün ise malum 74 sayfa, 100 sayfa çıktığımız günler oluyor!
Bir gün baktık, 10 kuruş oluvermiş gazeteler. Okurlardan özür özür... derken 15 kuruş, derken 25 kuruş, 50 kuruş, nihayet bir lira, vb...
Şimdi ise, o zamanın bir apartman katı fiyatı bir gazete!
Ama simit... simit daha da pahalı gazeteden, 400 - 500 bin lira.
25 kuruş olacak ama!
Ee, peki n'olacak? Şu hale göre, gazetelerin fiyatları 25 kuruş, 35 kuruş veya Cumhuriyet gibi 50 kuruş yılbaşından sonra.
Kusura bakmasın okuyucularımız ama bugün 250 bin liraya, yılbaşından sonra da böyle bol sayfalı, geniş içerikli, yüzlerce meslektaşın emek sarf ettiği bir gazeteyi 25 kuruşa satmak pek pek ucuz gibime geliyor! Ayda 7.5 milyon liraya veya Yeni Türk Lirası ile yedi buçuk liraya 30 gün gazete! Allah yöneticilerimize kuvvet versin... veya ilanlar daha bollaşsın da gazeteler, gazeteciler kendilerini kurtarsınlar!
Tabii bütün bunlar yine de siyasi istikrara, huzura ve ekonomide işlerin iyi gitmesine bağlı.
Şimdi maaşlar ne olacak? Olacak yeni bir şey yok! Sadece sıfırların gittiğini düşünün.
Atatürk, Hasan Âli Yücel'i genç bir eğitimciyken tanımış, sormuş ona; meşhur anektottur.
- Solda sıfır nedir?
Hasan Âli hemen cevap vermiş o davudi sesiyle:
- Sizin yanınızda ben...
Ama şimdi bugün atılan sıfırlar solda değil sağda sıfırlar ki, bir değer ifade ediyor! Neyse efendim, biz yine maaşlara gelelim.
500 milyonluk maaş; 500 lira olacak. Bir milyar; bin lira. Beş milyar; beş bin lira. Aman sakın, iflas mı ettim filan diye endişelenmeyin! Her mahallede milyonerler olacak derken, dilencilerin bile milyarder sınıfına girdiği ülkemizde artık aslımıza dönüyoruz!
Eski rakamlar, yeni rakamlar tıpkı bir zaman tüneli gibi!
Haydi hayırlı olsun.
|
|