Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Ekim 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Ralli pistlerindeki gelin-görümce

Pistlerin tek gelin-görümce ikilisi Ayça ve Merve Hasbay, 2004 Türkiye Kadınlar Ralli Şampiyonası'nda birinciliğin en büyük adayı. Ralli aşklarının aileden kendilerine geçtiğini belirten Hasbaylar "Yarışta lastik patlamasın diye dua ediyoruz. Çünkü değiştirmek çok zor oluyor ve zaman alıyor" diyorlar

GÜLAY FIRAT


Ralli sporuna gönül veren gelin-görümce Ayça ve Merve Hasbay, 2004 Türkiye Kadınlar Ralli Şampiyonası'nda birinciliğe koşuyor. Şu ana kadar katıldıkları etaplarda elde ettikleri puanların toplamıyla birinciliğin en büyük adayı olan ikili, yarışlarda sırayla pilot koltuğuna geçiyor, bol bol dua ediyor; "Allahım, lütfen lastik patlamasın!" diyor.
Yarışlara Citroen adına katılan Ayça Hasbay (25) aile şirketinde yönetim kurulu üyesi ve satış ve pazarlama sorumlusu, gelin Merve Hasbay (40) ise 14 ve 10 yaşlarında iki çocuk annesi. Hasbayların akraba olmaları dışında ortak paydaları ralli merakı. Bunu onlara aşılayan ise Hasbay ailesinin 20 yıldır ralliyle ilgilenen erkekleri.

"Yarış pistlerinden uzaktayken pistin tozunu bile özlüyorum"
Alabama Üniversitesi İşletme Fakültesi (ABD) mezunu Ayça Hasbay, rallilere katılmaya geçen yıl başladıklarını belirtiyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: "Abilerim Ahmet ve Tamer Hasbay sayesinde daha çocukken bu sporla tanıştım. Yengem Merve ile Hakan Dinç, Volkan Işık ve Ercan Kazaz'dan pilotluk dersleri aldık. Gelecek yıllarda daha da iyi olmayı hedefliyoruz. Marketten top alıp futbol oynayabiliyorsunuz ama istediğiniz zaman otomobil sporu yapamıyorsunuz çünkü maliyeti çok yüksek. Ben aynı zamanda çalışıyorum. Antrenmanlar sırasında kimi zaman birkaç hafta işe gitmek sorun oldu. Hem iş hem de bu sporu birlikte götürmeye çalışmak gerçekten zor."
Başarılarının sırrını uyguladıkları taktiğe bağlıyor. Yarışta hiç limiti zorlamadıklarını, arabayı çukura sokmadıklarını, yağmurda hız kestiklerini söylüyor.
Haftanın altı günü İstanbul'dan Çorlu'ya
120 kilometre yolu kendi tabiriyle "uslu uslu" alan Ayça Hasbay, yarışırken bir yandan da dua ettiğini itiraf ediyor: "Yarışta lastik patlamasın diye dua ediyorum çünkü değiştirmek gerçekten çok zor ve zaman alıyor. Ama kadınlarla yarışmak eğlenceli. Daha fazla kadının bu yarışlara ilgi göstermesi çok iyi olurdu. Ama yarışta örneğin saçınız bozuluyor, manikürünüz bozuluyor, elleriniz lekeleniyor... Mesela motor yağını üç gün tırnaklarımdan çıkaramadım. Yine de bu spor insanın içinde olmalı, ben yarış pistlerinden uzak kaldığım zaman pistin tozunu bile özlüyorum."

"Çocuklarım 'Anne sen yaparsın' diyerek beni destekliyorlar"
Merve Hasbay'ın otomobil merakı ise eşinden geliyor. Aslında Avusturyalı ve diplomat bir babanın çocuğu Merve Hasbay, Ahmet Hasbay ile evlendikten sonra hem adını, hem dinini hem de milliyetini değiştirmiş.
Eşi ve kayınbiraderinin 20 yıldır ralli yarışlarına katıldığını anlatan Merve Hasbay "İtalya'da evlendik" diyor. "Eşim yine ralli yarışlarına katılıyor. Evliliğimizin ilk yıllarında çocuğumuz yokken, hep birlikte antrenmanlara giderdik. Eşim pilot olarak direksiyonda, yanında co-pilot kayınbiraderim Tamer ve arka koltukta ben... Artık bir sağa bir sola savrularak ama sıkı tutunup araba içinde ralli antrenmanlarına katılırdım!"
Beş yıl önce Türkiye'ye dönen Merve Hasbay, çocuklarının da kendisini "Anne sen yaparsın" diyerek desteklediğini belirtiyor: "Çocuklarım yazın tüm yarışları izlemeye de geliyor. Bazen de babaanneleri onlara bakıyor. Eşim ve kayınvalidem en büyük destekçim. Ev hanımı olmam bu sporu rahat yapmama katkı sağlıyor. Komşularım 'Sen artık rallici oldun' diye takılıyor."

"Maddi durumumuz iyi olunca bir gün Ayça ile ayrı ayrı yarışırız"
Sırayla direksiyon koltuğuna geçtiklerini anlatan Merve Hasbay, bunu hem görümcesi ile çok iyi geçinmesine bağlıyor hem de rallinin pahalı bir spor olmasına. "Maddi durum iyi olunca inşallah bir gün Ayça ile ayrı ayrı yarışırız" diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: "40'ımdan sonra başladım, hırslı değilim ama yarışlarda konsantrasyonum tam!"
Ona göre, rallinin erkek sporu olarak algılanması kızlara küçük yaşlarda verilen misyondan kaynaklanıyor: "Kızlar bebeklerle oynar. Biraz büyüdüklerinde elbiselere, giyim kuşama merak salar. Erkekler ise önce oyuncak araba, sonra ilk ehliyet, otomobil önde gelir. Bu ralli sporuna da yansıyor olabilir."

CUMARTESİ
"Şarkılarımı her isteyen okur, aralarında seçim yapmıyorum"
"Benim yapacağım şovun dünyada bir örneği yok"
Bu kışın seksi ikilisi: Saten ve dantel
Ralli pistlerindeki gelin-görümce
İstanbul'un en güzel balkonları
Güneşli havanın ardından yağmur gelecek
İftar sofraları
Dostluğu pekiştiren projeler
"Türk müziğinin kıymetini bilin"
En sağlıklı günler bu hafta sonu
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI
Mürit





DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2004 Milliyet