|
 |
|
|
İstanbul'un en güzel balkonları
İki ünlü deprembilimcinin eşleri, Sheree Barka ile Oya Şengör, kentin en güzel ve şirin balkonlarını inceleyip "İstanbul'un Balkonları" adlı bir kitap hazırladı
ÖNAY YILMAZ
Merhum Prof. Dr. Aykut Barka'nın İngiliz eşi Sheree Barka ile Prof. Dr. Celal Şengör'ün eşi Oya Şengör, kentin en güzel, en gösterişli ve en şirin balkonlarını "İstanbul'un Balkonları" adlı kitapta topladı.
Çitlembik Yayınevi'nden çıkan kitapta, Barka ve Şengör; Boğaz, Beyoğlu, Yeşilköy, Şişli, Büyükada, Nişantaşı, Moda gibi kentin çeşitli yerlerinin en göz alıcı balkonlarından bir derleme yapmış ve Türklerin balkona tutkunluğunu göz önüne sermişler. Barka ve Şengör kitapta, çeşitli semtlerde yer alan, farklı dönemlerde yapılmış balkonların fotoğraflarına yer vererek onları adeta konuşturmuşlar.
"İstanbul sokaklarında yürürken başınızı kaldırıp yukarılara baktınız mı? Merak ettiniz mi İstanbul'un balkonlarını? Biz merak ettik" diyen Barka ve Şengör şöyle devam ediyor: "Onları keşfetmekten büyük keyif aldık. Bu kitap, bu çalışmanın ürünüdür ve özellikle bu güzel sanat formunu gözler önüne sermeyi amaçlamaktadır. Utanması olmayan görkemli balkonlardan ince bir tevazu taşıyan balkonlara kadar geniş bir araştırma yaptık."
"Balkonlar insanlara bir kaçış, bir sığınma fırsatı sunuyor"
Kendilerini bu araştırma da Prof. Dr. Vedia Dökmeci ile, eşleri Celal Şengör ve merhum Aykut Barka'nın desteklediğini söyleyen araştırmacılar, balkonlar hakkında da şu bilgileri veriyorlar:
"Başlangıçta balkonlar, daha çok pratik gereksinimleri karşılamak amacıyla yapılıyordu. Sıcak iklimlerde ender esen bir rüzgardan yararlanarak evin içinde hava akımını temin etmek veya yaşamı canlandıran güneş ışığına davetiye çıkarmak gibi! Günümüzde balkonlar kişiye bir kaçış, bir sığınma fırsatı da sunar.
İçinde ufak tefek işlerle oyalanabileceğimiz, sevdiğiniz çiçekleri ekebileceğiniz rahat bir mekan, bir şeyler okumak, çay içmek için bir yer, bazen aşağıdaki sokakta süregiden yaşamın gözlenebileceği bir nokta, bazen de şehrin, denizin ya da güzel bir manzaranın seyredilebileceği bir sundurma..."
Fotoğrafları Atilla Altın, İlkay Muratoğlu, Tolga Tezkavuşan ve Nikos Michalakis'in çektiğini belirten araştırmacılar "Bu kitabın bir amacı da balyozlar işlerine başlamadan önce orada neyin olduğunu hatırlamamızı sağlamaktır" diye konuşuyorlar.
"Arka sokakları keşfetmek güzel"
Merhum Prof. Dr. Aykut Barka'nın karısı Sheree Barka "İstanbul'da her şey arka sokaklarda saklı" diyor,
Bu proje nereden aklınıza geldi?
Aykut'u kaybettikten sonra kendimi çocuklarıma adadım. Ailesi ve çocukların okulları burada olduğu için bu ülkeyi terk etmek de istemedim. Benim de İngiltere'de kimsem kalmamıştı. Ama bir şeyler yapmak da istiyordum. Aykut'la beraber sürekli İstanbul'u yürüyerek geziyorduk. Sokakları keşfediyorduk. Balkon projesi fikri Prof. Vedia Dökmeci'den geldi. Ben de seve seve projeye girdim.
Peki nelerle karşılaştınız?
İstanbul'un arka sokaklarını keşfetmek çok güzel çünkü sizi sürprizler bekliyor. İnsanlar genellikle otomobille gezmeyi seviyor, yürümüyorlar. Oysa her şey bu arka sokaklarda saklı.
Bu araştırmada beni en çok üzen, o güzelim binaların yok olduğunu görmek oldu. Bunlara kim, nasıl izin veriyor anlamak mümkün değil.
Neden böyle oluyor?
Türkler bu binaların kıymetini ileride daha iyi öğrenecek ve onlara sahip çıkacak. Bunun için benim gözlemlerime göre daha 5-10 sene gerekiyor. Umarım çok gecikilmez. Yoksa bütün güzellikler bir gün yok olabilir. Balyozlar elde hazır bekliyor.
Türkler balkona meraklı mı?
Türkler balkonları seviyor ve çok önem veriyor. İnanılmaz güzellikte balkonlarla karşılaştık. Sanıyorum bunun altında Türklerin pek fazla dışarıya çıkmaması, çıkamaması, evcimen olması yatıyor. Ailede kadınların ve kız çocuklarının evde tutulmasının, dışarıya çıkmasına izin verilmemesinin bunda payı büyük olabilir. Dünyayı o küçük balkonlarından, pencerelerinden keşfetmek zorunda kalıyorlar. Örneğin İngiltere'de balkon kültürü pek yoktur.
"Kapıları ve cumbaları da araştırmayı düşünüyorum"
Başka bir kitap projesi var mı?
Şimdi İstanbul'un kapılarını ve cumbalarını araştırmak istiyorum. Herkes başını kaldırıp baksın, oralarda inanılmaz güzellikleri keşfedecekler.
Bu arada Aykut Barka'nın çok tutkun olduğu bir otomobili vardı...
Evet, 1973 model bir Peugeot. Otomobil kullanmayı bilmiyorum. Ayrıca ona Aykut gibi de bakamazdım. Aykut'u kaybettikten sonra o garajda her geçen gün yok oluyordu. Görünce üzülüyordum. Sonra sattım. Onun değerini bilen bir başkasının daha iyi bakacağını umuyorum.
|
|
|

|