|
 |
|
|
Atatürk, Cumhuriyet, İzmir
Satır Arası / Deniz Sipahi
Falih Rıfkı Atay, Atatürk'e sorar. "İzmir'e kadar gittiniz. Orayı kurtardınız. Fakat doğduğunuz yer olan Selanik'i niye kurtarmadınız?"
Atatürk'ün cevabı şöyledir.
"Selanik'i kurtarmaya kalksaydık, İzmir'i de kaybederdik."
Siyaset denilen olay hayallere değil, gerçeklere dayanır.
* * *
TBMM'nin 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i ilan etmesi ve ardından Gazi'nin Cumhurbaşkanı seçildiğinin İzmir'de duyulması üzerine halkın kendi sivil girişimiyle şenlikler düzenlemesi ve önceden organize edilmemiş bir kutlamanın hemen o gece kendiliğinden yaşanması, İzmir halkının yeni rejimin ilanı karşısında gösterdiği anlamlı tepkiyi Atatürk hiç unutmadı.
Atatürk, Türkiye'nin laik devlet olma yolundaki en önemli engel olan halifeliğin kaldırılmasıyla ilgili mesajı, yine 1924 yılı başında İzmir civarında düzenlenen askeri manevralar sırasında verdi.
Ancak kendisine karşı suikast girişiminde bulunanlar da 1926 yılında yine İzmir'i seçmişlerdi.
Atatürk, Ankara'nın bürokratik havasından kaçıp soluklanmak istediğinde İzmir'e gelir ve İzmir halkı tarafından satın alınarak kendisine hediye edilen İzmir Palas'ı adeta bir karargah olarak kullanırdı.
Atatürk için İzmir, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini şekillendirdiği, buna uygun stratejiler ürettiği ve en anlamlı yer olmuştur.
* * *
Ulusal egemenlikle çocuk arasında, Cumhuriyet ile gençlik arasında en anlamlı bağı kurabilmiş tek lider Atatürk'tür. En büyük eserim dediği Cumhuriyet ve demokrasinin vazgeçilmez unsuru Meclis'e baktığımızda nasıl bir Türkiye fotoğrafıyla karşı karşıya kaldığımız çok net gözüküyor.
Atatürk'ün bizlere verdiği emanetin ne siyasal, ne sosyal, ne ekonomik alanda hedeflenen düzeye taşındığını söylememiz mümkün değil.
Türkiye geçen dönemde ne yazık ki kötü yönetilmiştir; yanlışlar krizleri getirmiştir, siyasiler krizleri yönetememiştir.
Kaliteli beynini göç veren, kalanını kayıp bir nesil hale getiren Türkiye; şimdilerde ise geleceğini arıyor.
Oysa Türk insanının ne yapması gerektiği ve nereden gelinip nereye gidildiği hepimizin okuduğu Nutuk'un içinde öylesine açık ki...
Bugünün süper gücü ABD'nin tüm başkanları şu cümleyi ısrarla dile getirmiştir.
"Savaşların, ekonomik ve sosyal sorunların üstesinden gelebilmek için, kendisi ve çevresinin gücünün farkında olan bilgeler gerekiyor. Bu yüzden, şu an dünyanın, Atatürk gibi evrensel liderlere ihtiyacı var..."
* * *
Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni Batılı ülkelerle savaşarak kurmuş, ancak, hedef olarak Batı'yı göstermiş, ittifaklarını Batı'yla kurmuş ve rotayı oraya çevirmiştir. Atatürk bunu sadece söylemek veya göstermekle kalmamış, ömrünün sonuna kadar uygulamıştır da...
Avrupa Birliği hedefi Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefiyle çelişki içinde değil, aksine örtüşme halindedir.
Bu topraklarda, kökleri Osmanlı dönemine uzanan iki temel çizgi varlığını her zaman korudu. Birinin yüzü Batı'ya, ötekinin yüzü Doğu'ya dönüktü.
17 Aralık o yüzden bir başka önem kazanıyor.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|