Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Ekim 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Dış politikada Cumhuriyet kriterleri


BUGÜN kuruluşunun 81. yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyet döneminin dış politikasını bu köşenin dar çerçevesi içinde etraflıca değerlendirmek olanaksız. Ama uygulamadaki başarıları veya aksamalarıyla, Türk dış politikasına toplu bir bakıştan çıkarabileceğimiz sonuç, bu politikanın Cumhuriyet'in kuruluşuyla birlikte sağlam temellere oturtulduğu ve bu temel kriterlerin günümüze dek sürdürüldüğüdür.
Atatürk'ün Türkiye'nin yeniden yapılanması sürecinin başında, içteki "inkılaplar"la birlikte, dış "münasebetler" konusunda ortaya koyduğu ilkelerin ve hedeflerin, bunca yıl ve hala bugün geçerli olması, bu stratejinin doğruluğunu ortaya koyuyor.
***
ÜLKENİN ve dünyanın bugünkünden oldukça farklı şartları içinde Mustafa Kemal'in dış politikada belirlediği temel prensip ve kriterleri şöyle özetleyebiliriz:
  • "Yurtta sulh, cihanda sulh".

  • Bu sadece bir slogan değil, içerikli bir stratejinin ifadesidir. Atatürk modernleşen, hızla kalkınan bir Türkiye için ilk şartın, barış ve huzur ortamının yaratılması olduğu kanısıyla bu ilkeyi ortaya koymuştu. Bu düşünceyle, İstiklal Savaşı'nda karşı koyduğu "düşman" ülkelerle "barış" kurmak, hatta onlarla dostluk ve işbirliği anlaşmaları imzalamak için, hızla harekete geçmişti...
    Bu politika Atatürk'ten sonra da devam etti. Türkiye İkinci Dünya Savaşı'nın dışında kalmayı başardı. Soğuk Savaş'ta ve sonrasında içte ve dışta barışı korumaya çalıştı. Bugün özellikle bölgemizdeki karışık ortamda bu strateji hala geçerlidir.
  • "Misakı Milli".

  • Cumhuriyet Türkiye'si, kendi ulusal sınırlarını ve egemenliğini korumanın dışında bir amaç gütmemiş, bazı eski topraklarından (örneğin Musul'dan) vazgeçmiştir. Atatürk, o dönemde kimilerine cazip görünen Pan - İslamist veya Pan - Türkist emellere hiç itibar etmemiş, Cumhuriyet Türkiye'sinin temel dış politikası buna göre yönlendirilmiştir. Bunu statükocu bir tutum olarak görenler olabilir, ama bu yön günümüze dek değişmemiştir.
  • "Real politik".

  • Atatürk'ün dış politikaya getirdiği anlayış - hele 1930'larda Avrupa'da hakim olan ideolojik akımlara karşılık - pragmatik bir yaklaşımdı. Nitekim Türk diplomasisi çeşitli dönemlerde gerçekçi, esnek ve akılcı bir yol izlemeyi yeğlemiştir.
  • "Çağdaşlaşma".

  • Atatürk'ün iç ve dış politikasında ("muasır medeniyet" adı altında) önde çıkan gelen hedef ve kriter budur. Onun döneminde ve sonrasında, bunun "Batılılaşma"dan ve "dünyaya açılma"dan geçtiği düşüncesi hep hakim olmuştur... Avrupa ile bütünleşmek için yarım yüzyıldır harcanan çabalar da, bu temel düşünceye ve vizyona dayanıyor...
    ***
    TÜRKİYE çeşitli dönemlerde, çeşitli hükümetlerin yönetiminde - yöntem ve uygulamadaki bazı farklılıklara rağmen - bu kriterlerin çerçevesi içinde kalmaya özen göstermiştir.
    Tabii ki, dış politikada her zaman arzulanan sonuç alınamamış, zaman zaman ciddi krizlerle karşılaşılmıştır. Halen de Türkiye Kıbrıs, Ege, Ermeni, Kürt, Irak gibi meselelerle uğraşmak zorunda.
    Ancak zorluklara, hatalara, aksamalara rağmen, dış politikada 80 küsur yıl önce belirlenen kriterler, hedefler değişmemiştir. Bu da Cumhuriyet döneminde, Türk dış politikasının tutarlılığını ve sürekliliğini koruyabildiğini gösteriyor...

    skohen@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Cumhuriyet ve değişim
    KOMPLO teorileri sosyal bilimleri nasıl katle...
    Çetin ALTAN
    Politik safsataların büyüttüğü umacılar
    ORTALIĞA her gün biraz daha bolca dökülmeye b...
    Melih AŞIK
    Yaşasın Cumhuriyet
    Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu'da Tele...
    Fikret BİLA
    KKTC'de seçime doğru
    KKTC'de hükümet sorunu sürüyor. Derviş Eroğlu...
    Hasan CEMAL
    29 Ekim: En büyük bayram!
    Cumhuriyet Bayramı, en büyük bayram, birtakım...
    Güneri CIVAOĞLU
    Çağın şafağında
    Türkiye Cumhuriyet Bayramı ile AB Anayasası i...
    Abbas GÜÇLÜ
    Öğrenciler işte bu yüzden sıfır alıyor
    Müdür yardımcılığı için yapılan sınavda, öğre...
    Hurşit GÜNEŞ
    Dış ticaret dengesi düzeliyor mu?
    Yıl sonunda cari işlemler açığının 12 milyar ...
    Sami KOHEN
    Dış politikada Cumhuriyet kriterleri
    BUGÜN kuruluşunun 81. yıldönümünü kutladığımı...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Farkı yaratan cumhuriyetin ilanıydı!
    Geçenlerde İran'a kısa bir gezi yapıp dönen b...
    Faik ÖZTRAK
    IMF ile müzakerelere ara vermenin riski
    Yeni stand - by düzenlemesiyle ilgili Türkiye...
    Hasan PULUR
    Cumhuriyet ve Sevr paranoyası...
    BUGÜN Cumhuriyet Bayramı...
    Derya SAZAK
    Atatürk ve Cumhuriyet
    Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun 81. yıldönüm...
    Meral TAMER
    Kotler'den gerilla tipi pazarlama
    Diyelim ki siz her gün işiniz gereği kentin e...
    Ece TEMELKURAN
    Hayat Okulu mu Kitap Okulu mu?
    İhtiyarlar, hatta orta yaşını yeni aştığı içi...
    Yaman TÖRÜNER
    Kalpazanlara gün doğdu
    Yeni Lira dünyanın en kolay taklit edilebilec...
    Güngör URAS
    Çankaya
    Bugünün önemini unutmayınız. Hiç olmazsa bugü...
    M. Ali BİRAND
    Pendik olaylarının gerçek sorumluları
    Pendik Aydos mevkiindeki Ertuğrul Gazi mahall...

    © 2004 Milliyet