|
Kotler'den gerilla tipi pazarlama
Son günlerde sık sık rastladığınız motosikletli kız, köpeğini gezdiren adam, ya da alnında dövmeleriyle dolaşan gençler; aslında ürün reklamı yapıyor olmasın?
Diyelim ki siz her gün işiniz gereği kentin en işlek caddesinden geçmek durumundasınız. Ve son günlerde sık sık motosikletli çekici bir genç hanımın yanınızdan geçip gittiğini görüyorsunuz. Ne düşünürsünüz?
Dünyanın önde gelen pazarlama gurularından Prof. Philip Kotler'i hafta başında Lütfi Kırdar'da dinlememiş olsaydım, motosikletli genç hanımın, yeni bir pazarlama yöntemi olarak günler boyu kentin en işlek caddelerinde ücret karşılığı gidip geldiği aklıma gelmezdi doğrusu.
Doğan Burda Rizzoli konferansları kapsamında Türkiye'ye gelen Kotler, her türlü haber ve reklam bombardımanı altında şaşkına dönen tüketicinin dikkatini çekecek yeni pazarlama tekniklerini, ilginç örneklerle anlattı. Kotler'i dinledikten sonra artık varlıklı semtlerde yolun kenarına park etmiş son model lüks otomobile yaslanmış şık takım elbiseli, saçları kırlaşmış orta yaşlı adamın da birini beklediğini sanmayacağım. Onun görevi de, ücreti mukabilinde tüketicinin dikkatini söz konusu otomobile çekebilmek. Anlayacağınız ücretli bir konu mankeni.
Reklam alan köpek
Kotler'den öğrendiğimize göre insanların yanı sıra köpekler de reklam alıyorlarmış. Firma olarak hangi müşteri kitlesine hitap etmek istiyorsanız ona uygun köpek cinsini seçiyorsunuz ve sahibiyle birlikte kiralıyorsunuz. Ve köpekle sahibi, firmanın öngördüğü mesai saatlerinde ve semtlerde sabahtan akşama dolaşıyorlar. Bazı durumlarda reklam sadece köpeğe giydirilmiş giysinin sırt bölümünde yer alıyor, diğer bazı durumlarda ise hem köpeğin, hem de sahibinin sırtına konuyor.
Canlı billboardlar
Londra'ya son gidişimde işlek caddelerde fosforlu sarı ve turuncu giysileri içinde ellerinde levhalarla caddeyi boydan boya sürekli dolaşan canlı billboardlara ben de rastlamıştım aslında.
Bir de insan vücudunun billboard olarak kullanıldığı reklamlar varmış. Özellikle gençlere yönelik ürünlerde, kışın sadece yüze, yazın ise kollara ve sırta geçici dövmeler yapılarak pazarlanıyormuş ürünler. Gezici reklam mankenleri genelde haftalık kiralanıyormuş. Bazı firmalar, tüketicinin dikkatini çekip satışı arttıranlarla uzun süreli anlaşmalara gidiyorlarmış.
9 dolara blucin
Sadece pazarlamada yaratıcılık değil; yeni pazar yaratmak, rakipten pazar kazanmak ve pazara egemen olmak kavramlarına yönelik teorileriyle de ünlü olan Kotler, firmaların mevcut müşteri profili dışındaki gelir gruplarına yönelerek yeni müşteriler edinebileceklerine işaret etti. Çok ilginç bir örnek de verdi:
Amerika'da 25 dolara blucin satan bir firma, "Malımı daha düşük gelir gruplarına da nasıl satarım?" diye düşünürken; aynı kumaştan, aynı kesimde ve aynı dikiş kalitesindeki blucini, biraz daha zahmetli de olsa 9 dolara satmanın yolunu bulmuş. Her beden için normalden bir miktar daha fazla kesim yapılıyor, ama dikilmiyor. Biçilmiş blucinler bir torba içinde, cep astarından fermuarına ve düğmesine kadar, 25 dolara satılanlarla tıpatıp aynı malzemelerle birlikte 6 dolara satılıyor. Blucini 3 dolara dikebilecek terzi adresleri de veriliyor müşteriye. Böylelikle bütçesinden 9 dolar ayırabilen 25 dolarlık blucine sahip olurken, firma daha düşük kalitedeki 9 - 10 dolarlık blucinciden de pazar kapmış oluyor.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|