Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Ekim 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Kotler'den gerilla tipi pazarlama

Son günlerde sık sık rastladığınız motosikletli kız, köpeğini gezdiren adam, ya da alnında dövmeleriyle dolaşan gençler; aslında ürün reklamı yapıyor olmasın?


Diyelim ki siz her gün işiniz gereği kentin en işlek caddesinden geçmek durumundasınız. Ve son günlerde sık sık motosikletli çekici bir genç hanımın yanınızdan geçip gittiğini görüyorsunuz. Ne düşünürsünüz?
Dünyanın önde gelen pazarlama gurularından Prof. Philip Kotler'i hafta başında Lütfi Kırdar'da dinlememiş olsaydım, motosikletli genç hanımın, yeni bir pazarlama yöntemi olarak günler boyu kentin en işlek caddelerinde ücret karşılığı gidip geldiği aklıma gelmezdi doğrusu.
Doğan Burda Rizzoli konferansları kapsamında Türkiye'ye gelen Kotler, her türlü haber ve reklam bombardımanı altında şaşkına dönen tüketicinin dikkatini çekecek yeni pazarlama tekniklerini, ilginç örneklerle anlattı. Kotler'i dinledikten sonra artık varlıklı semtlerde yolun kenarına park etmiş son model lüks otomobile yaslanmış şık takım elbiseli, saçları kırlaşmış orta yaşlı adamın da birini beklediğini sanmayacağım. Onun görevi de, ücreti mukabilinde tüketicinin dikkatini söz konusu otomobile çekebilmek. Anlayacağınız ücretli bir konu mankeni.

Reklam alan köpek
Kotler'den öğrendiğimize göre insanların yanı sıra köpekler de reklam alıyorlarmış. Firma olarak hangi müşteri kitlesine hitap etmek istiyorsanız ona uygun köpek cinsini seçiyorsunuz ve sahibiyle birlikte kiralıyorsunuz. Ve köpekle sahibi, firmanın öngördüğü mesai saatlerinde ve semtlerde sabahtan akşama dolaşıyorlar. Bazı durumlarda reklam sadece köpeğe giydirilmiş giysinin sırt bölümünde yer alıyor, diğer bazı durumlarda ise hem köpeğin, hem de sahibinin sırtına konuyor.

Canlı billboardlar
Londra'ya son gidişimde işlek caddelerde fosforlu sarı ve turuncu giysileri içinde ellerinde levhalarla caddeyi boydan boya sürekli dolaşan canlı billboardlara ben de rastlamıştım aslında.
Bir de insan vücudunun billboard olarak kullanıldığı reklamlar varmış. Özellikle gençlere yönelik ürünlerde, kışın sadece yüze, yazın ise kollara ve sırta geçici dövmeler yapılarak pazarlanıyormuş ürünler. Gezici reklam mankenleri genelde haftalık kiralanıyormuş. Bazı firmalar, tüketicinin dikkatini çekip satışı arttıranlarla uzun süreli anlaşmalara gidiyorlarmış.

9 dolara blucin
Sadece pazarlamada yaratıcılık değil; yeni pazar yaratmak, rakipten pazar kazanmak ve pazara egemen olmak kavramlarına yönelik teorileriyle de ünlü olan Kotler, firmaların mevcut müşteri profili dışındaki gelir gruplarına yönelerek yeni müşteriler edinebileceklerine işaret etti. Çok ilginç bir örnek de verdi:
Amerika'da 25 dolara blucin satan bir firma, "Malımı daha düşük gelir gruplarına da nasıl satarım?" diye düşünürken; aynı kumaştan, aynı kesimde ve aynı dikiş kalitesindeki blucini, biraz daha zahmetli de olsa 9 dolara satmanın yolunu bulmuş. Her beden için normalden bir miktar daha fazla kesim yapılıyor, ama dikilmiyor. Biçilmiş blucinler bir torba içinde, cep astarından fermuarına ve düğmesine kadar, 25 dolara satılanlarla tıpatıp aynı malzemelerle birlikte 6 dolara satılıyor. Blucini 3 dolara dikebilecek terzi adresleri de veriliyor müşteriye. Böylelikle bütçesinden 9 dolar ayırabilen 25 dolarlık blucine sahip olurken, firma daha düşük kalitedeki 9 - 10 dolarlık blucinciden de pazar kapmış oluyor.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Cumhuriyet ve değişim
KOMPLO teorileri sosyal bilimleri nasıl katle...
Çetin ALTAN
Politik safsataların büyüttüğü umacılar
ORTALIĞA her gün biraz daha bolca dökülmeye b...
Melih AŞIK
Yaşasın Cumhuriyet
Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu'da Tele...
Fikret BİLA
KKTC'de seçime doğru
KKTC'de hükümet sorunu sürüyor. Derviş Eroğlu...
Hasan CEMAL
29 Ekim: En büyük bayram!
Cumhuriyet Bayramı, en büyük bayram, birtakım...
Güneri CIVAOĞLU
Çağın şafağında
Türkiye Cumhuriyet Bayramı ile AB Anayasası i...
Abbas GÜÇLÜ
Öğrenciler işte bu yüzden sıfır alıyor
Müdür yardımcılığı için yapılan sınavda, öğre...
Hurşit GÜNEŞ
Dış ticaret dengesi düzeliyor mu?
Yıl sonunda cari işlemler açığının 12 milyar ...
Sami KOHEN
Dış politikada Cumhuriyet kriterleri
BUGÜN kuruluşunun 81. yıldönümünü kutladığımı...
Mehmet Y. YILMAZ
Farkı yaratan cumhuriyetin ilanıydı!
Geçenlerde İran'a kısa bir gezi yapıp dönen b...
Faik ÖZTRAK
IMF ile müzakerelere ara vermenin riski
Yeni stand - by düzenlemesiyle ilgili Türkiye...
Hasan PULUR
Cumhuriyet ve Sevr paranoyası...
BUGÜN Cumhuriyet Bayramı...
Derya SAZAK
Atatürk ve Cumhuriyet
Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun 81. yıldönüm...
Meral TAMER
Kotler'den gerilla tipi pazarlama
Diyelim ki siz her gün işiniz gereği kentin e...
Ece TEMELKURAN
Hayat Okulu mu Kitap Okulu mu?
İhtiyarlar, hatta orta yaşını yeni aştığı içi...
Yaman TÖRÜNER
Kalpazanlara gün doğdu
Yeni Lira dünyanın en kolay taklit edilebilec...
Güngör URAS
Çankaya
Bugünün önemini unutmayınız. Hiç olmazsa bugü...
M. Ali BİRAND
Pendik olaylarının gerçek sorumluları
Pendik Aydos mevkiindeki Ertuğrul Gazi mahall...

© 2004 Milliyet