Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Ekim 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

Pendik olaylarının gerçek sorumluları


Pendik Aydos mevkiindeki Ertuğrul Gazi mahallesindeki olaylar kanlı bir meydan savaşına dönüştü. İlkokul yapılmak üzere Devletin ayırdığı 4.5 dönümlük arazinin üstüne kaçak inşaat yapanlar, yerlerinden çıkarılmak isteniyor. Onlar da direniyorlar.
Kimi devlet arsalarının üstüne, kimileri de tapulu arsalara yapılan kaçak inşaatlar sorunu bu şekilde yeniden gündeme geldi.
Kamuoyu kimi suçlamalı ?
Acaba bu kaçak inşaat sahipleri mi, yoksa bu inşaatları yapanlara, oy veya belediyeye yardım kısvesi altında göz yumanlar mı sorumlu?
Bu olayı ikiye bölmemiz gerekiyor.
Bir bölümü, Anadolu'dan göçen yertsiz yurtsuz fakirleri kandırıp, arsa paylaştıran mafya tarafından örgütleniyor. Bu kişilerin kimler olduğunu, nasıl çalıştıklarını en iyi bilenler de mahalli belediyeler ve emniyet güçleridir.
Diğer bölümü ise, devlet arsaları üstünde koca koca bina yaptıranlardan oluşuyor. Onların kimlikleri de bilinir.
Bu girişimlerin gizli kapalı bir yanı yoktur.
İnşaatlar başladığı andan itibaren görülür. Belediyenin de, emniyitin de haberi olur. Ancak kimse sesini çıkartmaz. Mafya veya kaçak inşaatçılar, hem belediyeleri hem de güvenlik güçlerini çeşitli yöntemlerle sustururlar. Belediyeye yardım adı altında para verirler, polis de şikayet gelmediğinden dolayı hareket etmez.
Aradan yıllar geçer, bu defa belediyeler ve devletin çeşitli kurumları, siyasi etkenlerle (oy için) bu yerleşim noktalarına yol su elektrik, hatta telefon hizmeti dahi getirirler. Artık hayat başlamıştır. Bu mahallelerin önemli bir bölümü giderek büyür ve genişler.
Ne zamanki, arsaların tapulu sahipleri veya devlet uyanır ve harekete geçer, işte o zaman kıyametler kopar. Yıkıma gelenler ile sahipler arasında kan gövdeyi götürür. Kaçak inşaatçılar, diğer kaçak yerleri gösterirler "madem onlara dokunmuyorsunuz, neden bize saldırıyorsunuz?" diye sorup direnirler. Artık yaşamlarının bir parçası haline giren bu mülkleri korumak isterler.
Şimdi kimi sorumlu tutmamız gerekiyor?
Mallarına sahip çıkmayan devlet veya tapu sahiplerini mi?
Kaçak yapıma gözünü yuman, hatta ardından buralara hizmet getiren belediyeler ve devlet kurumlarını mı ?
Bu çarpıklığı hala düzeltebilmiş değiliz.
Son çıkan yasalarla, bundan böyle kaçak inşaatlara hizmet verenlere de ceza kesilmesi kararlaştırıldı, ancak yapım hala sürüyor. Başbakan, gecekonduların yıkılması gerektiğini söylemesine rağmen, belediye başkanları harekete geçemiyor veya geçmek istemiyorlar.
Kaçak inşaatçılar haksızlar. Bir topluma ait yerlere el koyarak haksız gelir elde ediyorlar.
Belediyeler ve devlet kurumları da haksız, zira onları adeta teşvik ediyorlar.
Olan, arada kalan ve savaş vermek zorunda bırakılan güvenlik kuvvetlerine oluyor.
Hikayenin aslı işte bu...

* * *

ZİHNİYET DEĞİŞMEDİKÇE, YASA DEĞİŞTİRMEK YETMEZ
Gazetelerde çıkan bir haber hiçbirimizi şaşırtmadı.
Yargıtay 8 inci ceza dairesi, 312 sayılı madde değişmesine rağmen, eski yaklaşımını sürdürdü. 17 Ağustos depremi ile 28 Şubat müdahelesi arasında bir bağlantı kuran, Yeni Asya yazarı Mehmet Kutlular'ın ve Kemalizm ile Satanizmi ilişkilendiren Nurettin Şirin'in cezalarını onadı. Gerekçesi, halklar arasında düşmanlığı tahrik etmek.
Bu onamaya sadece, ceza dairesi reisi Zeki Arslan karşı çıktı. Bunun bir düşünce tarzı olduğunu ve düşüncenin de cezalandırılamayacağını belirtti.
312 dinci yayınları engellemek için çıkarılmış, ardından AB Kopenhag Kriterlerine uyum sağlamak amacıyla değiştirilmişti. Ancak anlaşılıyor ki, yasayı değiştirmek yetmiyormuş.Herşeyden önce zihniyetlerin değişmesi ve kararlarında buna göre değişmesi gerekiyormuş.
Yaptıklarımızla övünüp, Kopenhag Kriterlerine tam uyum sağladığımızı ileri sürmeyelim. Gidilecek daha uzun yol var.

* * *

CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN...
Cumhuriyet'in toplum olarak hepimiz açısından ne kadar önemli olduğunu, her geçen gün biraz daha anlıyoruz. Bir ülkeyi orta çağ düzeninden çıkarmak ve batılı değerlere taşımanın Türkiye'yi nerelere getirdiğini açıkça görüyoruz.
Atatürk'ün değerini, yapmak istediklerinin derinliğini de daha iyi hissediyoruz.Eğer bugün Avrupa Birliği yolunda adımlar atabiliyorsak, Avrupaya tam üyeliği konuşabiliyorsak, bunun tamamen Atatürk'ün devrimleri sayesinde olduğunu unutmamalıyız.
Bu devrimleri bazen sert biçimde uyguladık, bazen görmezden geldik. Ancak bugün bu kadarıyla dahi Avrupaya yakınlaşabildik. Eğer Atatürk devrimleri ve Cumhuriyet'e sahip çıkma arzumuz olmasaydı, kimse Türkiye'nin Avrupaya katılabileceğini tartışmazdı.
Nice bayramlara...

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Cumhuriyet ve değişim
KOMPLO teorileri sosyal bilimleri nasıl katle...
Çetin ALTAN
Politik safsataların büyüttüğü umacılar
ORTALIĞA her gün biraz daha bolca dökülmeye b...
Melih AŞIK
Yaşasın Cumhuriyet
Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu'da Tele...
Fikret BİLA
KKTC'de seçime doğru
KKTC'de hükümet sorunu sürüyor. Derviş Eroğlu...
Hasan CEMAL
29 Ekim: En büyük bayram!
Cumhuriyet Bayramı, en büyük bayram, birtakım...
Güneri CIVAOĞLU
Çağın şafağında
Türkiye Cumhuriyet Bayramı ile AB Anayasası i...
Abbas GÜÇLÜ
Öğrenciler işte bu yüzden sıfır alıyor
Müdür yardımcılığı için yapılan sınavda, öğre...
Hurşit GÜNEŞ
Dış ticaret dengesi düzeliyor mu?
Yıl sonunda cari işlemler açığının 12 milyar ...
Sami KOHEN
Dış politikada Cumhuriyet kriterleri
BUGÜN kuruluşunun 81. yıldönümünü kutladığımı...
Mehmet Y. YILMAZ
Farkı yaratan cumhuriyetin ilanıydı!
Geçenlerde İran'a kısa bir gezi yapıp dönen b...
Faik ÖZTRAK
IMF ile müzakerelere ara vermenin riski
Yeni stand - by düzenlemesiyle ilgili Türkiye...
Hasan PULUR
Cumhuriyet ve Sevr paranoyası...
BUGÜN Cumhuriyet Bayramı...
Derya SAZAK
Atatürk ve Cumhuriyet
Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun 81. yıldönüm...
Meral TAMER
Kotler'den gerilla tipi pazarlama
Diyelim ki siz her gün işiniz gereği kentin e...
Ece TEMELKURAN
Hayat Okulu mu Kitap Okulu mu?
İhtiyarlar, hatta orta yaşını yeni aştığı içi...
Yaman TÖRÜNER
Kalpazanlara gün doğdu
Yeni Lira dünyanın en kolay taklit edilebilec...
Güngör URAS
Çankaya
Bugünün önemini unutmayınız. Hiç olmazsa bugü...
M. Ali BİRAND
Pendik olaylarının gerçek sorumluları
Pendik Aydos mevkiindeki Ertuğrul Gazi mahall...

© 2004 Milliyet