Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 30 Ekim 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Gazeteci 'Özer Abi' öldü


Milliyet'in eski çalışanlarından "Gazeteci Özer Abi" öldü. Hem de pat diye öldü. Halbuki, TÜSİAD'ın ilk Başkanı Feyyaz Berker bizi köfte yemeye götürecekti. Feyyaz Berker "Haydi gidelim" diye telefon ettikçe, "bugün - yarın" diyerek erteledik, durduk... "Yarın ölecekmiş gibi düşün... Hiçbir işi erteleme... Hiç ölmeyecekmiş gibi düşün... Çalışmaya devam et..." derler ya... Demek ki, büyüklerimizin dediği doğruymuş.
Özer Oral'ı, otuz yıl önce Ankara'dan İstanbul'a göç ettiğimde tanıdım. Yüzü daima gülen, insanlarla çok iyi ilişki kuran, gazeteciliği ciddiye alan, "çelebi" ve efendi bir insandı.
O yıllar sol hareketin canlı olduğu, işçi sendikalarının güçlü olduğu yıllardı. Özer Abi sol çevrelerin ve işçi sendikalarının ileri gelenleriyle çok iyi diyalog kuran gazetecilerden biriydi.
O yılları yaşayanlar inanamazlar ama, o yıllarda iş çevrelerinin "bürokrasi ve medya"yla ilişki kurmaları imkânsızdı. Aralarında yüksek bir duvar vardı. Büyük sermaye çevreleri İstanbul'da TÜSİAD'ı (Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği) işte bu yıllarda kurdu. Gazetelerde ekonomi sayfalarının önem kazanmaya başladığı ekonomi gazeteciliğinin meslek haline geldiği yıllardı. Ali Gevgilili'nin yönetimindeki Milliyet gazetesinin ekonomi bölümü bu konuda öncü durumdaydı. Milliyet gazetesi ortanın solundaki konumuyla işçi ve sendika hareketlerine geniş yer verirdi. İşte Özer Oral da bu haberlerden sorumluydu...

Hep sevilen kişi oldu
O yıllarda milli gelir, enflasyon, bütçe, dış ticaret, üretim, sanayileşme, serbest piyasa ekonomisi gibi konular yeni yeni gazete sayfalarında yer almaya başlamıştı. TÜSİAD'ın ekonomik araştırmalar bölümü, Ankara'dan ve dünyadan bilgi derleyerek ekonomi basınına aktarmaya başlayınca, TÜSİAD genç gazetecilerin sık sık uğradığı bir "enformasyon merkezi" haline geldi.
İşçi ve sendika hareketlerini izleyen Özer Oral da işte o dönemlerde TÜSİAD'a gelir giderken Başkan Feyyaz Berker'le dost oldu... Bir gün Feyyaz Berker'e, "Dün akşam sendika başkanlarıyla yemekteydik..." diyerek sendikaların bekleyişinden söz ederken, Feyyaz Berker atıldı. "Gazeteci olarak sendika başkanlarıyla yemek yiyorsunuz da... Bir işadamıyla yemek yemekten neden çekiniyorsunuz?" dedi.
(Bugün bu anlatım okuyana çok acayip gelebilir. O dönemi yaşayanlar çok iyi bilir. O dönemde gerçekten bir gazetecinin bir işadamının sofrasında görünmesi saygınlığının yok olmasına yol açardı.)
Feyyaz Berker bunları söyleyince, Özer Oral, "Güngör de gelirse, sizle yemeğe giderim... Ama parasını ben öderim... Lokantaya da götüremem... Köfte yeriz" dedi. Feyyaz Berker çok memnun oldu. Özer Abi bizi, Dikilitaş'ın hemen arkasında (bugün de faaliyetini sürdüren) küçük dükkanın üst katına çıkardı. Feyyaz Berker hayatında ilk defa böyle bir köfteci dükkânına geliyordu. Hayatında ilk defa Erol ve Haldun Simavi, Ercüment Karacan gibi gazete patronları ve de Abdi İpekçi gibi gazete genel yayın müdürü dışında bir gazeteciyle yemeğe gidiyordu. Köfteleri yedik. Özer Abi hesabı ödedi... Zaman geçti... Zamanla çok şey değişti... Ama Özer Abi'ye tanıdıklarının sevgisi ve sempatisi azalmadı...

Bir araya gelecektik...
Osman Arolat'ın Dünya gazetesinde yayımlanan yazısını okuyan Feyyaz Berker bana telefon etti. "Özer Abi'yi de çağıralım... Bir araya gelelim... gene köfte yiyelim. Ama bu defa hesabı ben öderim..." dedi. Özer Abi'ye telefon ettim. Memnun oldu... Ama birlikte köfteciye gidemeden, o bizi bırakıp gitti. Allah rahmet eylesin... Çok iyi bir insandı...
(Bu yazıya bir ekleme yapmak istiyorum... Özer Abi'nin oğlu Emre Oral şimdi babasının eski gazetesi Milliyet'te çalışıyor. Yayın Koordinatörü olarak elinize aldığınız bu gazeteyi hazırlıyor.)

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Atatürkçü dış politika'
ATATÜRKÇÜ dış politika veya Atatürkçü ekonomi...
Çetin ALTAN
Çayla simit...
TÜRKİYE bayram ve bayram tatili meraklısı. Yı...
Melih AŞIK
Şikeli sohbet...
Gazete ve televizyonlarda çarşaf çarşaf şike ...
Fikret BİLA
Cumhuriyet ve kimlik
Cumhuriyetimizin 81. yılını kutladık. Cumhuri...
Hasan CEMAL
ABD'de seçimle değişim!
Dünyanın gözü Amerika'da. Haftaya, 2 Kasım sa...
Güneri CIVAOĞLU
Dul/bakire İstanbul
Profesör Ernest Hirsch, Hitler yönetiminden k...
Can DÜNDAR
Atatürk'ün sansürlenen demeci
Okuyup dinledikçe yüreğine su serpen birkaç i...
Abbas GÜÇLÜ
Türkiye daha ne yapsın!
Türkiye'nin AB macerasına ilişkin olarak bugü...
Sami KOHEN
Arafat'ın bitmeyen savaşı
BATILILAR ona boşuna "the survivor", yani uğr...
Mehmet Y. YILMAZ
Sen uçuşu hatırla, kuş ölümlüdür!
Küçüklüğümden beri en çok sevdiğim "dükkânlar...
Meliha OKUR
Vanlı kadınların AB yolculuğu
Onlar ilk kez bu yaz ishalden dolayı çocuklar...
Hasan PULUR
Çankaya davetleri...
SİZ, biz, onlar, milyonlarca insan, evine kim...
Derya SAZAK
Gazetecinin ölümü
Gazetecilik mesleğinin hakkını veren, çilesin...
Meral TAMER
41.5 milyon banka kartına hayat öpücüğü
Cumhuriyetimizin 81. yılını kutladığımız dünk...
Tamer HEPER
Artık tüketici mahkemeleri var
Bir okuyucum gelişigüzel ödemek zorunda kaldı...
Güngör URAS
Gazeteci 'Özer Abi' öldü
Milliyet'in eski çalışanlarından "Gazeteci Öz...
M. Ali BİRAND
Bugün BJK'yı destekliyorum (!)
İçimden ne geçiyorsa onu yazmaya karar verdim...

© 2004 Milliyet