Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Kasım 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
'Erkek adam ağlamaz' deyip ellerini kremliyorlar

her yıl 68 ülkede gerçekleştirilen büyük anket çalışması Target Group Index (TGI), üç yıldır Türkiye'de AGB Anadolu - İngiliz BMRB ortaklığı ile yapılıyor. 'Şeytanı ayrıntıda' arayan araştırmanın yöneticisi Funda Tuğrul Kadıoğlu'nun deyimiyle bu 'deli araştırma' 20 bin kişiye 3'er bin soru sorularak yapılıyor. sonuçlar çok çarpıcı. 'Erkek adam ağlamaz' görüşüne 'kesinlikle' katılan Türk erkeklerinin yarısı el kremi kullanıyor. Türkiye'nin AB'ye girmesi gerektiğini düşünen erkeklerin yüzde 67.6'sı 'ailenin reisi erkektir' diyor. Yüzde 56.6'sı da 'kadının yeri evidir' görüşünde. Yani uygar dünyaya ait olmak isteyen Türk erkekleri AB'ye 'evet', reislik tahtının terkine 'hayır' diyorlar. Gözlüklüler 'daha iyimser' görünüyorlar ve alışveriş için genelde cumartesi günleri tercih edilmesine karşın gözlüklüler cuma günü alışveriş yapıyor. Başka bir bulgu; Coca - Cola lıght içenler daha fazla korku filmi izliyor

SERKAN ARMAN

'Erkek adam ağlamaz' görüşüne 'kesinlikle' katılan Türk erkeklerinin yarısı el kremi kullanıyor. Coca - Cola light içen Türkler tüm kola içenlere göre korku filmi izlemeye daha fazla meyilli. Oyuncak alanların yüzde 54.6'sı 'çocuklarına hayır' demekte zorlanıyor. Gözlük kullananlar daha iyimser. Kentli nüfusun yüzde 61.1'i Avrupa Birliği'ne (AB) girişi destekliyor. Türkiye'nin AB'ye girmesi gerektiğini düşünen erkeklerin yüzde 67.6'sı 'ailenin reisi erkektir' diyor. Yine, AB yanlısı erkeklerin yüzde 56.6'sı 'kadının yeri evidir' görüşünde. Türkiye'de erkeklerin yüzde 35.7'si, kadınların ise yüzde 42.7'si beş vakit namaz kılıyor...

20 bin kişiye 3 bin soru
Birbiriyle alakasız gibi gözüken tüm bu sonuçlar Target Group Index (TGI) Türkiye'nin 'şeytanı ayrıntıda' arayan ve her yıl 20 bin kişiye 3'er bin soru sorarak - yöneticisi Funda Tuğrul Kadıoğlu'nun deyimiyle 'deli' araştırmasında ulaşılan bulguların bazıları. TGI, bu araştırmayı 68 ülkede her yıl yapıyor ve kıran kırana rekabet eden firmaların önüne koyuyor. Her bir kişiye 3 bin soru sorulduğu için oldukça 'ekstrem' bulgulara ulaşılabiliyor.
Araştırmada evli ve çocuklu ev kadınlarının kaçının saçında kepek olduğu ve kola içenlerin ne kadarının hangi mağaza ve marketlerden alışveriş yaptığı kolayca hesaplanıyor. Bütün bu sonuçlar ilginç istatistikler olmak dışında kullanışlı bir amaca hizmet ediyor. Kadıoğlu, Coca - Cola Light ile korku filmi ilişkisini kastederek, "Bu hafta AFM'de bir korku filmi gösteriliyor. Coca - Cola'ysanız ve hedef kitlenizle buluşmak istiyorsanız, bu sonuca göre oraya reklam verebilirsiniz" diyor.

'Herkes kaydediliyor'
TGI'nın 68 ülkede yaptığı bu araştırma üç yıldır Türkiye'yi de kapsıyor. Bu haberde okuduğunuz sonuçlar toplu olarak ilk kez açıklanıyor. Funda Tuğrul Kadıoğlu, araştırmanın amacını şöyle açıklıyor:
"Hemen herkesin sürekli olarak 'kaydedildiği' bir dünyada yaşıyoruz. İnsanlar kredi kartı ve cep telefonu ekstrelerinden, internet kullanım alışkanlıklarına kadar izleniyor ve haklarında 'fikir' sahibi olunmak isteniyor. Piyasanın mantığı açısından insanların homojenleşmesi gerekiyor. Ama homojenleşmiyorlar. Birşeyler satmak için kıran kırana rekabet edilen bir ortamda bildik yöntemlerden farklı hareket eden insanlar avantajlı duruma geçecek. Müşteri şu anda kral. TGI Türkiye araştırması bu anlamda 'farklı' hareket ediyor. 15 yaş üzeri 20 bin kişiye yüzyüze 3 bin ila 3 bin 500 soru yöneltiyor. Türkiye'de minimum altı - yedi saat süren bu süreç iki oturumda yapılıyor. Dil zorlukları yüzünden Hindistan'da bir anket 18 saat sürüyor. Anket, tüketicilerin boş zaman etkinliklerinden tüketim eğilimlerine ve yaşam biçimlerine kadar tüketimi belirleyen tüm unsurları kapsıyor."

'Müşteriniz yürüyor, servis koyun'
Kadıoğlu'nun verdiği bilgilere göre, araştırma sonuçları birçok market ve mağaza için oldukça enteresan sonuçlar içeriyor. Bunlardan örnekler veren Kadıoğlu şöyle diyor:
"Tansaş müşterilerinin alışverişe yürüyerek gitme eğilimleri diğer süpermarket müşterilerine göre fazla. Burada kilit nokta yürüyerek alışverişe giden biri çok sayıda ürün alabilir mi? Çünkü onları taşıyacak. Eğer müşteriniz yürüyerek geliyorsa ona ömrü billah fazla sayıda ürün satamazsınız. Dükkânınızdan küçük poşetlerle çıkar. Bu noktada müşteri servisleri üzerine odaklanma akla gelebilir."

Amerikalılar sinemacı
TGI araştırmasının, aynı standartlarda toplanmış veriler içerdiğinden örneğin 'Çinlilerin nasıl insanlar oldukları'yla 'Peruluların nasıl insanlar oldukları'nı karşılaştırmaya olanak sağladığını belirten Kadıoğlu, global verilerden son 12 ay içinde sinemaya gidenler incelendiğinde ortaya ilginç sonuçlar çıktığını söyleyerek şöyle devam ediyor:
"En çok sinemaya giden ülke halkı Amerikalılar. Nüfusun üçte biri ayda bir kez ve bunların yüzde 12'si de ayda dört kerenin üzerinde sinema salonunda film izlemiş. Doğu Avrupa'da bilet fiyatlarının yüksek olması yüzünden filme pek gidilmiyor. Bu yüzden Romanya'da filmde uydu ve kablolu yayının hakimiyeti var. Meksika ve Brezilya'da izlenen filmlerin yüzde 77'si Hollywood yapımıyken Hindistan'da Bollywood olarak adlandırılan yerli film sektörünün filmlerine gidiliyor. Türkiye'de 18 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 19.9'u (2.814.000 kişi) son 12 ay içinde sinema salonunda film seyretmiş." Kadıoğlu, "Bu şekilde dünyanın heryerindeki rakiplerinizi ve rakip ürünleri kullananları görebiliyorsunuz. Sizin müşterilerinizden nasıl farklılaştıklarını anlayabiliyorsunuz. Bu bence deli birşey" diyor.

'Beni bulmanız mümkün değil'
Kadıoğlu, yüksek lisans sahibi ve İngilizlerle ortak bir projenin yöneticisi olduğu halde kendi sektöründe kullanılan sosyo - ekonomik statü tanımlarına göre C2, yani en altın bir üstü. "Sosyo - ekonomik statüyü ölçmeye çalışan endeks değerlerinin benim hayatımda karşılığı yok" diyen Kadıoğlu, "Televizyon, cep telefonu, mikrodalga fırın gibi aletlerin sahipliği baz alınıyor. Benim evimde televizyonum yok ama beş bin tane kitabım var. Ben C2'yim. Birçok üretici için değerli bir tüketici değilim. Kıyıda kenarda kendi hayatımı değerlendirme parametreleri dışında örgütlüyorum ve tüketiyorum. Beni bulmanız mümkün değil çünkü o şekilde sormuyorsunuz" diyor.

1940'ların sınıflandırma anlayışı
Türkiye'deki anlayışın insanları ceplerindeki paraya, eğitim durumlarına göre sınıflandırmak ve maddiyat ekseninde tanımlamak olduğunu belirten Kadıoğlu bunun 1940'lardan kalma bir anlayış olduğunu söylüyor.
Kadıoğlu, "Bu Amerikan yaklaşımıydı ve 1960'larda Avrupa'da bu bakış açısı değişti. İnsanların sosyal ve kültürel sermayeleri de var. Anneden, dededen devredilen alışkanlıklar var. Evde salça yapmak öyle birşey mesela. Salça alabilecek insanlar da evde salça yapıyor. Kültürel sermaye de sadece eğitim değil. Eğitim entelektüel olmayı garanti etmiyor. İnsana artık daha farklı bakıyor olmak gerekiyor. İnsanlar bu şekilde baktıklarında rekabet avantajı sağlayabilecek" diyor.

Gözlüklünün favorisi cuma
İnsanların çok kenarda kalmış özelliklerinin onları tanımlamak ve konumlandırmak için kullanılabileceğini anlatan Kadıoğlu, "Bunun için alışık olduğumuz yöntemlerin dışında şeyler yapıyor olmak durumdayız" diyor.
Türkiye'de gözlük kullananların cuma günü alışverişe gitme eğiliminin gözlük kullanmayanlara göre daha yüksek olduğunu söyleyen Kadıoğlu, "Bütün dünyadaki trend cumartesi. Bunun üzerine neden cumartesi gitmiyor sorusunu sormanız lazım. Bir gözlük örneğinden çok farklı yerlere gidebiliyorsunuz" diyor.
"Tüketim rasyonel birşey olarak algılanıyor ancak o kadar da rasyonel değil. Özellikle de Türklerinki değil" diyen Kadıoğlu, şöyle devam ediyor:
"Yurtdışında bir süpermarkette market arabasını diğerlerine göre iki kat fazla dolduran birini görürseniz büyük ihtimalle Türk'tür. İnsanlar sağlık, eğitim harcaması yapmıyorlar ama otomobil ve çok gelişmiş televizyon alıyor. Temizlik görevlisi sokağı süpürürken bir yandan da cep telefonuyla konuşuyor. Bu elitizm değil ama insanlar imajlar dünyası üzerinden hareket ediyorlar."

GÖZLÜKLÜ MÜŞTERİLER (%) (Türkiye)
MigrosMavi JeansBoynerMcDonald'sTansaş
22.711.815.516.821.8


TÜRKİYE'DE KOLA İÇENLERİN PROFİLİ (%)
Evli 62.9
Çocuklu56
Geniş aile 10.7


TÜKETTİKLERİ
Sigara 38.7
Cips 46.5
Çikolata 73.7
Kahvaltılık gevrek 9.9
Güneş yağı 10.1
Şampuan 85.7


KULLANDIKLARI / YAPTIKLARI
Banka hesabı 24.7
İnternet bankacılığı 1.7
Kredi kartı 14.6
Hayat sigortası 1.87
Tatil 25


Erkeklerin yüzde 35.7'si, kadınların yüzde 42.7'si beş vakit namaz kılıyor
TGI verilerine göre, Türkiye'de erkeklerin yüzde 35.7'si, kadınların ise yüzde 42.7'si beş vakit namaz kıldığını belirtiyor. Erkeklerin yüzde 64.4'ü, kadınların ise yüzde 66.1'i imam nikahının da resmi nikah kadar gerekli olduğunu düşünüyor.
Kentli nüfusun yüzde 61.1'i Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) girmesi gerektiğini düşünüyor.

'Evin reisi benim' diyor
Erkeklerin yüzde 65.3'ü, kadınların ise yüzde 56.9'u üyelikten yana. Tam zamanlı işlerde çalışanların yüzde 65.9'u, yarım zamanlı işlerde çalışanların yüzde 62'si ve işsizlerin ise yüzde 58.6'sı AB'ye girmeyi destekliyor.
Türkiye'nin AB'ye girmesi gerektiğini düşünen erkeklerin yüzde 67.6'sı ailenin reisinin erkek olduğu fikrine katılırken, bu oran AB yanlısı kadınlar arasında yüzde 56.9. AB yanlısı erkeklerin yüzde 56.6'sı kadının yerinin evi olduğunu düşünürken, bu fikre katılma oranı kadınlar için yüzde 51.1.
Türkiye'nin AB'ye girmesi gerektiğini düşünen erkeklerin yüzde 83.6'sı, kadınların ise yüzde 88.4'ü dinin yaşamlarında önemli bir yeri olduğunu söylüyor.

Her 100 kentliden 41'i tiryaki
TGI araştırmasına göre Türkiye'de 18 yaş ve üstü kentli nüfusun yüzde 40.7'si sigara tiryakisi. Sigara içenlerin yüzde 63.7'sinin ise evlerinde çocuk var. Yüzde 68'i erkek, yüzde 32'si kadın bu sigara tiryakileri 18 ve üzeri yaş grubunda kentli nüfustan yaklaşık 11 milyon kişiyi temsil ediyor.
Bu kişilerin yüzde 5.46'sı günde iki paket ya da daha fazla miktarda sigara içiyor. Günde bir paket sigara içen yaklaşık 4 milyon kişi, 18 yaş ve üzeri sigara içen kentli nüfusun yüzde 36.8'ini oluşturuyor. Günde bir paketten az sigara içenlerin oranı ise yüzde 45.4.
Yüzde 12.3'lük bir kesim ise günde 1 - 5 adet sigara içiyor. Sigara içmeyenlerin yüzde 68.5'i, içenlerin ise yüzde 62.3'ü kamuya açık yerlerde sigara içilmesinin yasaklanması fikrine herhangi bir düzeyde katılıyor.

Evinde 5 bin kitap var ama onu 'C2 grubu'nda sayıyorlar
Onun evinde televizyon yok. Hatta kendisi cep telefonu dahi kullanmıyor. Klasik gelir grubu sınıflamalarına göre o 'C2' yani alt gelir grubunun bir üstü. Ancak kütüphanesinde beş binin üzerinde kitap, üç adet profesyonel fotoğraf makinesi var. Adı Funda Tuğrul Kadıoğlu.
Yaşı söz konusu olduğunda kendisini '25 - 34 yaş arasında' olarak tanımlayan Kadıoğlu, tarzından da anlaşılacağı gibi büyük bir araştırma şirketinde çalışıyor. Kadıoğlu AGB Anadolu ve British Market Research Bureau (BMRB) ortaklığıyla gerçekleştirilen Target Group Index (TGI) Türkiye Araştırması'nı yönetiyor. Bu, Türkiye'nin yanı sıra Nijerya'dan Avusturalya'ya, Filipinler'den Venezüella'ya 68 ülkede gerçekleştirilen devasa bir anket çalışması. Sık sık TGI Türkiye araştırması içinde kaybolan müşterilerinin çıktığını belirten Kadıoğlu araştırmanın bu denli geniş tutulmasının nedenini şu sözlerle anlatıyor:
"Çok küçük hedef kitlelere ulaşmak amacındayız. Türkiye'de televizyon izleyicileri yüzde 98'in üzerinde bir kitle. Yüz kişiyle görüşseniz bunlara ulaşırsınız. Radyo dediğinizde ise yüz kişiden 60 tanesi radyo dinliyor. Gazete okuyanlara gelindiğinde bu sayı 30'a inecek. Bilgisayar kullananlar yüzde 13 - 14, internete temas etmişler dediğinizde yüz kişiden 9 kişiyle görüşüyor olacaksınız. Kullanımı az olan ürünlere indiğiniz zaman belki o kişiye çarpmayacaksınız. Çarpma imkânını artırmak için büyük örneklemlerle çalışıyoruz." Kadıoğlu, araştırmalarından deterjan kullanan ve alerjisi olan kadınlar veya deterjan kullanan evli ve çocuklu Ankaralı kadınlar gibi kitleler oluşturulabileceğini ve incelenebileceğini söylüyor.

TGI, 68 ülkeyi araştırıyor
Dünyada 68 ülkede uygulanan ve Türkiye'de AGB Anadolu AŞ ve BMRB (British Market Research Bureau) ortaklığı ile gerçekleştirilen TGI Türkiye Araştırması her yıl 15 yaş ve üzeri, kentli 20 bin kişi ile yüzyüze ve yaklaşık 3 bin soru sorularak gerçekleştiriliyor. Araştırma, tüketicinin farklı sektörlerdeki tüketim eğilimlerinin; boş zaman etkinliklerinden ilgi alanlarına, yaşam biçimlerinden medya tüketimine kadar, tüketimi belirleyen tüm unsurların analizi ve raporlanmasında kullanılıyor.


Her hafta 7.7 milyon kişi alışveriş yapıyor
15 yaş ve üzeri 7.726.000 kişi,
İstanbul'da 1.839.000 kişi,
Ankara'da 815.100 kişi

Bu kişiler...
Çocuklu kadın 1.968.000 kişi
İngilizce bilen, meslek sahibi erkek 72.800 kişi
Aile reisi 1.883.000 kişi
Hane tüketim ürünlerinin satın alma kararını veren 3.547.000 kişi
Eve alınan ürünlerin tamamını ya da tamamına yakınını seçen 2.405.000 kişi
Kadın giyim alışverişi için Çarşı (Boyner) mağazalarına giden 298.000 kişi
Nike spor ayakkabı giyen 53.200 kişi


Gözlüklüler daha iyimser
Türkiye'de 15 yaş ve üzeri kentli nüfusun yüzde 12.3'ü gözlük kullanıyor.
Gözlük kullananlar tüm kişilere göre daha iyimser
Evin gıda ve temizlik ürünlerinin tümünü seçen kişi olma eğilimleri daha yüksek
Gıda ve temizlik ürünleri için alışverişe cuma günü gitme eğilimi yüksek
Yalnız yaşayan kişi ya da çocuksuz aile olma ihtimali yüksek
En ucuza satan yeri bulmak için dolaşmaktan kaçınmama ve her kuruşun hesabını yapma eğilimleri tüm kişilere göre daha yüksek

Evli ve çocuklu kadınların yüzde 7.9'unun ehliyeti var
Sayıları 2.552.000.
Yüzde 66'sı bugünlerde gazete okumuş
Yüzde 21'i reklamların vaktini boşa harcadığı fikrine karşı
Yüzde 24.7'sinin yaşadığı hanede otomobil bulunuyor. Ama sadece yüzde 7.9'unun ehliyeti var
Çok katlı departman mağazaları son üç ay içinde yüzde 39.8'i ziyaret etmiş
Yüzde 54.6'sı çocuklarına hayır demekte zorlanıyor ve yüzde 6.9'u çocuklarının tercih ettiği markaları alıyor
Yüzde 34'ü domates salçasını, yüzde 15.1'i ise tereyağını açık/markasız satın alıyor
Yüzde 5.3'ü açık parfüm alıyor
Yüzde 41.6'sı son üç ayda pazardan alışveriş yapmış
Yüzde 2.5'i işportacılardan kitap almış

İyimserler şiddet ve suçtan endişeli
Kadın giyim alışverişi için Boyner (Çarşı) mağazalarına girmiş olanların ne kadarı erkek? (Yüzde 42)
6 kişilik hanelerde yaşayan kredi kartı sahipleri, tüm kredi kartı sahipleri içinde ne kadarlık paya sahip? (Yüzde 5)
Tüm erkekler içinde 'erkek adam ağlamaz' görüşüne 'kesinlikle' katılanların ne kadarı el kremi/losyonu kullanıyor? (Yüzde 47)
Saç jölesi kullanan kadınların ne kadarının saçında kepek var? (Yüzde 38)
Tüm kişiler içinde, kendini 'iyimser' olarak tanımlayanların ne kadarı şiddet ve suçtan endişe duyuyor? (Yüzde 64)
Alışveriş yaparken her kuruşun hesabını yaptığını söyleyenlerin ne kadarı için fiyat alışveriş yapılacak yer seçiminde önem taşıyor? (Yüzde 29)
Alışverişte her kuruşun hesabını yaptığını söyleyenlerin ne kadarı alışverişe çıktığında vitrinde görüp daha önce aklında olmayan bir şeyi satın alıyor? (Yüzde 15)

Sinemaya gitmiyorlar
(15+ YAŞ KENT / EVLİ VE ÇOCUKLU EV KADINLARI)
Yüzde 38.8'i 25 - 34 yaş grubunda (7.595.000 kadın)
Yüzde 40.9'unun saçının doğal rengi siyah ve yüzde 24.1'inin saçında kepek var.
Yüzde 32'si güzellik ve bakım ürünlerine çok az harcama yaptığını düşünüyor.
Oje kullanma eğilimleri tüm kadınlara göre yüzde 39 daha küçük
Yüzde 8.5'i evinde hayvan besliyor; çoğunlukla kuş ve en az kedi
Sadece yüzde 11.7'si zayıflamaya çalışıyor. Tüm kadınlara göre zayıflama istekleri yüzde 13 daha az
Yüzde 92'si hiç sinemaya gitmemiş

Kimin, neyi var?
Hanede sahiplikYüzde
Konut sahipliği66.5
TV sahipliği98.5
Otomobil sahipliği28.2
PC sahipliği4.9


BUSINESS
 'Erkek adam ağlamaz' deyip ellerini kremliyorlar
 Editörden
 İran'a göğüssüz, Araplar'a kafasız manken satıyor
 'Etikle niye uğraşıyorsun? Başka işin mi yok!'
 'Biz butik merkeziz, herkes gelmesin'
 Üç trend dönemi: Uzay çağı eksenli yaşam, lüks ve yavaşlama
 Kafkas arısının kıymetini bilirsek balımız bol olacak
 Mimaride etik, iş etiği tartışmasında öne çıkan en önemli konudur
 Unakıtan - Babacan gerilimi artıyor
 Eurobondlarda kazanç nasıl tespit edilecek?
 'Başımıza bela olur' dediler ama o iddialı bir marka oldu
 Morglu, 25 ambulanslı 'bitki hastanesi' kurdu
 Açıklar büyük Kerry daha 'gerçekçi'
 Kubbeler
 Sanal alemin Marko Paşa'sı
 Modacılar Bush ve Kerry'den daha heyecanlı





© 2004 Milliyet