|
 |
|
|
Hepimiz kaybedeceğiz
Kirlenmiş, kördüğüm olmuş içinden çıkılmaz bir lig yaşıyoruz. Bu ligi şike dosyalarıyla, çirkin iddialarla sporun doğasına ve etiğine uymayan davranışlarla kirlettik, çirkinleştirdik... Eğlenceden kavgaya dönüştürdük.
Hafta sonunda Lig TV'nin gündeme taşıdığı gerçekler, ilgilileri (en başta biz medyayı), yetkilileri sorumsuz sorumluları artık uyandırmalı.
Tribünde çatışan taraftar... Yardım beklerken polis copu ve yumruklarıyla dövülen genç futbol seyircisi... Ambulansa giderken yabancı madde (!) yağmuruna tutulan futbolsever...
... Ve "Baba beni eve götür" diyerek ağlayan çocuk...
Herşeyi sayılar, istatistikler, puan cetvelindeki rakamlarla ifade eden, oyunu unutup futbolu kar - zarar, kazanmak - kaybetmek, varolmak - yokolmak çizgisine getiren kör, sağır ve duygusuz anlayış, sonunda o çocuğu böyle ağlatıyor işte. Birlikte oynamıyor, savaşıyoruz. Gazete sütunlarından, TV programlarına, radyodaki konuşmalara, stadyum içi anonslara kadar hemen her yerde kavga, polemik, spekülasyon var. Artık oyun, oyun olmaktan çıktı. Doksan dakikalık futbol maçları hafta boyu süren abuk - sabuk , sonuç üretmeyen çirkinliklere dönüştü.
Uyandırmalı
Bu kirli Lig'in, mafyoz karanlıklara, tehditlere, şantajlara, her gerçeğin ardında bir başka gerçek arayan paranoyalara dönüşmesi artık hepimizi uyandırmalı. Önümüze bakıp utanmalıyız. Birlikte oluşturduğumuz bu zengin, iddialı ve güzel yarışmanın nasıl kirlendiğini, nasıl çözümsüzlüklerle, çatışmalarla pislendiğini anlamalıyız.
Lig TV'ye teşekkürler... Oradaki kameraman, yönetmen, programcı arkadaşlar gerçeği gözler önüne seriyor. Bu gerçekler hoş ve güzel olmadığı için onları suçlamak, eleştirmek, alınganlık göstermek hiç de sportmence değil. Boy aynasında kendimizi görüyoruz. Aynaya vurup kırmak kolay. Ama orjinal değişmiyor. Aynaya değil, kendimize kızalım.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Levent Bıçakcı, anlamadığım bir yok saymayla, ilgisiz görünmekle, duyarsız davranmakla bu işleri düzeltemezsiniz. Lütfen sosyal bir sorumluluk örneği göstererek lider gibi davranın. Sorunların üstüne dürüstçe gidin, cesaretle çözüm arayın. Herkese elinizi uzatın. Ama el uzatmayanların da elini kırın!
Çözüm bulalım
Medyadaki sevgili dostlarım...Yıllar sonra utanmak istemiyorsanız eğer; daha sorumlu, daha duyarlı ve lütfen daha ilkeli olun.
Aksi halde ne spor sayfaları okunacak, ne programlar izlenecek, ne de stadlar dolacak... Sonuç dünyanın en güzel oyunu futbol için tam bir hüsran olacak. Çocuklar evlerinden çıkmayacaklar, topa ayak uzatmayacaklar. Toptan bomba gibi korkacaklar.
Çözüm bulalım, bu çılgın kavgada ayrılalım, aklımızı başımıza alalım.
Yoksa hepimiz kaybedeceğiz.
Yüz yıllık kulübün gündemi
Fatih Akyel'in Fenerbahçe ile sözleşmesini feshetmesinden sonra Galatasaray'ın gündemine yeni bir bomba düştü: Fatih Akyel gelsin mi? Kalsın mı?
Herşeyden önce Fatih Akyel'e bugünkü Galatasaray takımının ihtiyaç duyduğunu düşünmüyorum. Ama bu teknik bir konu. Farklı düşünenler olabilir.
Ancak bir futbolcunun geçmişteki davranışları üzerine bu kadar yoğunlaşarak tribünlerde pankart açmak, slogan atmak bir nefreti eyleme dönüştürmek doğru değil. Kulüpleri sorumsuz taraftar grupları yönetmiyor. Taraftar ağzına bakıp popülist tavırlar almak da Başkan Özhan Canaydın'a yakışmıyor. Hele Ergun Gürsoy'un başkanın tavırına rağmen Fatih Akyel'in alınması için ısrar etmesi kamuoyu önünde bir uyumsuzluğu, iktidar çatışmasını resmediyor.
Hale bakın... Yüz yıllık koca Galatasaray kulübü bir futbolcu yüzünden tartışıp çelişkiler, komiklikler sergiliyor.
Özür dile Emre
1984 Los Angeles Olimpiyatı'ndan beri kameralar yarışı değil, yarış içindeki ayrıntıları gündeme getiriyor.
Sporcunun mimikleri, davranışları, üzüntüleri, sevinçleri hep "big brother" tarafından izleniyor.
Beşiktaşlı Emre Aşık'ın Nobre'ye parmaklarını kullanarak yaptığı hareket asla sportif değil, insani değil... Erkekçe hiç değil! Bu hareket ne sporumuza ne de kültürümüze yakışıyor.
Bebek yüzlü, iyi kalpli Emre yaptığı kontrolsüz ve çirkin davranışın hesabını vermeli. Kameraların önünde meslektaşı Nobre'den özür dilemeli.
Bazı eski sporcuların "Böyle şeyler oluyor" diyerek olaya bir normallik, doğallık kılıfı geçirmesini de asla kabul etmiyorum.
Özür dile Emre. Gerçek kimliğine dön. Sporcu ol, adam ol.
Kötü örnek olma...
Böyle meslektaşlık olmaz
Galatasaraylı Tomas, Akçaabat Sebatsporlu İsmet'i oyundan attırdıktan sonra üstüne bir de alayı, aşağılamayı, el hareketini, küfürü ekliyor.
Geçen yıl Fenerbahçe formasını fırlatıp, attıktan sonra bu yıl da rakibine kazık atıyor.
Bu bir meslek ayıbı. Rekabetle, ikili mücadeleyle, sportif davranışla tavan tabana zıt. Galatasaraylı bir futbolcu bunu yaparsa, varın gerisini siz hesaplayın.
Tomas'ın yaptığı terbiyesizliktir, ayıptır, yönetmeliklerde karşılığı olmasa da kamu vicdanında suçtur. Cezasını vermek de Galatasaray Kulübü'nün sorumluluğudur.
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|