Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Kasım 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Suya atılan taş...


Genelkurmay İkinci Başkanı Org. İlker Başbuğ, dün düzenlediği basın toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gündemdeki konulara ilişkin görüşlerini açıkladı.
Org. Başbuğ'un geniş yer ayırdığı konuların başında son dönemde gündemin üst sıralarında bulunan AB İlerleme Raporu ve azınlıklar konusu geliyordu.

Halka etkisi
Org. Başbuğ, azınlıklar tartışmasına girmeden önce AB ve bölge ülkeleri açısından bir uyarıda bulundu.
Türkiye'nin iç güvenliğinde meydana gelecek en küçük bir sarsıntının, bir göle atılan taşın yarattığı halkalar gibi, bulunduğu bölgeden başlayarak geniş bir çevreyi etkileyecek güçte olacağını söyledi. Bu nedenle de Türkiye'yi coğrafyası, yönetim yapısı, ekonomisi, dini, tarihi vb. nedenlerle sorgulayan, en çok da kendi güvenliklerini korumak için huzurlu ve güvenlikli bir Türkiye'ye tahminlerinden çok daha fazla ihtiyaçları olduğunu vurguladı.
İç dengeler açısından Türkiye sorunlu bir yapıya dönüşürse sonuçlarını tüm ülkelerin tahmin etmek durumunda olduklarını belirtti. Org. Başbuğ'un bu sözleri açık bir uyarı niteliğindeydi. Eğer, Türkiye karışır, karıştırılırsa bunun diğer ülkeler için de büyük sorunlar yaratacağını, sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaklarını, bu tür girişimlerde bulunan veya destekleyen ülkelerin, bunun kendilerine döneceğini hesaplamaları gerektiği mesajını verdi.
Org. Başbuğ'un kastettiği sorunlu Türkiye ise kuşkusuz, ulus ve ülke bütünlüğü sıkıntıya girmiş, üniter yapısı zedelenmiş, siyasi ve sosyal barışı bozulmuş, iç çatışmalara düşmüş bir Türkiye tanımıydı. Bu sonuçları doğuracak girişimler içinde azınlık ve üniter yapı tartışmalarının da sayıldığı Org. Başbuğ'un ifadelerinden anlaşılıyordu.

TSK'nın 'ama'ları...
Org. Başbuğ, TSK'nın Türkiye'nin AB'ye girişini desteklediğini iki açık ifadeyle teyit etti:
1- AB Komisyonu'nun 6 Ekim raporunda Türkiye'nin Kopenhag kriterlerini yerine getirdiğini ve bu nedenle ortaklık görüşmelerinin başlaması önerisinde bulunmasını memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti.
2- TSK'nın AB üyeliğini Atatürk'ün çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma hedefinde bir araç olarak gördüklerini vurguladı. Org. İlker Başbuğ, bu iki ifadesiyle TSK'nın AB konusundaki duruşunu daha da netleştirmiş oldu.
Ancak, Org. Başbuğ, İlerleme Raporu ve bundan kaynaklanan tartışmaları değerlendirirken ve TSK'nın görüşünü açıklarken "ama"ları da altını çizerek sıraladı.
AB İlerleme Raporu'nda 69 kez azınlık kelimesinin geçtiğini, Kürt kökenli vatandaşlar ile Alevi vatandaşların azınlık olarak gösterildiğini, bunu basın toplantısında ifade etmekten bile rahatsız olduklarını, raporda azınlık hakları çerçevesinde düşünülen ve istenilen bazı hakların, kültürel hakları aşarak siyasal alana taştığını, yüzde 10'luk seçim barajının sadece belli bir topluluğun Meclis'e girmesi için eleştirilmesinin buna örnek oluşturduğunu, azınlık yaklaşımında Lozan'ın dışına çıkıldığını belirtti.
Org. Başbuğ, bu "ama"ları sıraladıktan sonra, TSK'nın, İlerleme Raporu'ndaki bu yaklaşımı ve imaları tasvip etmediğini ve "düşündürücü" bulduğunu üstüne basarak kaydetti.
Millet tanımı
Genelkurmay İkinci Başkanı, bu konu içinde millet ve azınlık tartışmalarına yaklaşırken, Atatürk'ün, "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir" tanımını anımsattı ve bu tanımın Anayasa ile hukukileştirildiğini vurguladı. Bu yaklaşıma uygun olarak Lozan'da ifade edilen gayrimüslimler dışında azınlık olmadığını kaydetti. Atatürk'ün tanımının Türkiye coğrafyası üzerinde ve ülkü bağıyla birbirine bağlı olan Türkiye halkının, üniter devlet yapısı içinde milleti oluşturduğunu ifade etti.

Sonuç...
Sonuç olarak Org. Başbuğ, tartışılan konularla ilgili olarak TSK'nın duruşunu şöyle çizmiş oldu:
1- Türkiye'de Lozan'da belirlenenler dışında azınlık yoktur.
2- Millet anlayışı Atatürk'ün tanımladığı biçimdedir ve hukukileşmiştir.
3- Türkiye'nin kültürel zenginliklerini yaşatma başka şeydir, bunları siyasal alana taşımak, ulus ve ülke bütünlüğüne yöneltmek, üniter yapıyı değiştirmek için siyasi araç olarak kullanmak başka şeydir. Bu haklar bireyseldir ve kültürel alanla ilgili ve sınırlıdır.
4- TSK, AB'ye girmeyi Atatürk'ün hedefine ulaşmanın aracı olarak görüp desteklemektedir, ancak bu süreçte ulus ve ülke bütünlüğünü, üniter yapısını zedeleyecek gelişmelere karşıdır.
5- Türkiye'nin karıştırılması, huzursuzluğa ve iç çatışmaya yönlendirilmesinden başta bölge ülkeleri olmak üzere bütün ülkeler zarar görür.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Amerika'da yetmiş iki millet
AMERİKA 'yetmiş iki millet'ten oluşan gerçek ...
Çetin ALTAN
Kuşlara yem sunan kedi, çıngıraklar mıngıraklar...
KÖYCEĞİZ'deki iki avuçluk yeşil bahçede, bodu...
Melih AŞIK
Maksadı bilelim...
"TBMM Muhafız Taburu Gazinosu'nda askeri kura...
Fikret BİLA
Suya atılan taş...
Genelkurmay İkinci Başkanı Org. İlker Başbuğ,...
Hasan CEMAL
Nasıl bir Amerika?
Amerika'yla kötü olmak gibi bir lüksü yok dün...
Güneri CIVAOĞLU
Avrupa Çankaya'sı
Askerden gelen sesler sağduyuyu yansıtıyor. G...
Abbas GÜÇLÜ
Yabancı dille eğitim kalkacakmış!
Milli Eğitim Bakanlığı, anadolu liselerinde y...
Hurşit GÜNEŞ
Petrol fiyatlarının artması Türkiye'ye yarar mı?
Bir süre önce televizyon kanallarından birind...
Nail GÜRELİ
Gazeteciler tarih yazıyor
Gazetecinin tarihe tanıklık ettiği yaygın bir...
Sami KOHEN
Zor seçim...
SABAH bu yazıyı okurken, ABD'deki seçimlerin ...
Mehmet Y. YILMAZ
"Yiğit basınımız sakalı tartışsın!"
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent A...
Hasan PULUR
Fenerbahçe'nin antrenmanını gör, maçını anla!
HANİ "Gözlerimle görmesem inanmazdım!" diye b...
Meral TAMER
Halk, yolsuzluğa karşı mitinge de hazır, eyleme de...
Yolsuzluklara karşı harekete geçmeye istekli ...
Ece TEMELKURAN
İftar çadırları vicdan sofraları
Bedava yemek için bütün bir yıl Ramazan ayını...
Yaman TÖRÜNER
Çukurova ile ilgili iki iddia
Aşağıdaki iddiaların doğruluğunu araştıramadı...
Osman ULAGAY
Dövizin kıtlığı mı sorun olur, bolluğu mu?
Türkiye'nin dış ticaret açığının ve ona bağlı...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem dövizli kirayı merak ediyor
Ayşe Hanım Teyzem, elinde 18 Ekim 2004 tarihl...
M. Ali BİRAND
Biz bu kafayı ve bu insanları istemiyoruz
Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu adın...

© 2004 Milliyet