|
Zor seçim...
SABAH bu yazıyı okurken, ABD'deki seçimlerin sonucunu belki öğrenmiş olacaksınız. Belki diyoruz; çünkü kamuoyu araştırmalarının eşit güçte gösterdiği iki adaydan hangisinin - kıl payıyla da olsa - kazandığı, ancak bugün önümüzdeki saatlerde veya önümüzdeki günlerde belli olabilir...
Dolayısıyla seçim sonucunu değerlendirmek için biraz daha beklememiz gerekecek. Oysa, geçmişte Amerikan seçimlerinin galibi, genelde oy kullanma süresinin tamamlanmasından az sonra öğrenilebiliyordu.
Gerçekten geçmiş yıllarda bizim de ABD'de izlediğimiz seçimler, bize sonucu - hemen hemen kesinleşmiş şekliyle - yerel saatle akşam sekiz veya dokuzda gazetemize bildirmek, gazetemizin de sabahın erken saatlerinde "son" veya "ekstra" baskısıyla haberi okurlarımıza aktarmak olanağını veriyordu.
* * *
ANCAK az da olsa, bazı hallerde başa baş giden adaylardan birinin galip ilan edilmesi kolay olmamış, hatta karışıklığa yol açmıştır. Örneğin 1948'de bazı ABD gazeteleri Thomas Dewey'i yeni başkan olarak gösterirken, sonradan Harry Truman'ın kazandığı anlaşılmıştı. Benzer bir durum 2000 yılında da olmamış mıydı? Bazı gazeteler Al Gore'u galip ilan ederken, 36 gün sonra - o da Seçici Kurulu'nun kararı sonucunda - George W. Bush'un başkanlığı kesinleşmişti...
Acaba o seçimleri Bush'un yerine, Gore kazansaydı, ABD'nin ve dünyanın durumu ne olurdu? Belki Demokrat yönetim, Cumhuriyetçi Bush'un geliştirdiği müdahaleci doktrinden farklı hareket ederdi, Irak'a saldırmazdı, müttefikleriyle bozuşmazdı, dünyada siyasal ve ekonomik çalkantılara yol açan hegemonik davranışlarda bulunmazdı...
Bunun takdirini tarihe bırakıp bugüne dönelim. Bakalım bu kez ne olacak, Bush - Kerry yarışı aynı heyecanı yaşatacak ve finiş noktasında nefeslerin tutulmasına yol açacak mı?..
Değişim oyu...
SEÇİM deyince bugünlerde tabii ki akla gelen, Amerikan seçimleridir. Ama ABD dışında, gene Amerika kıtasında yapılan bir seçim daha var ki, üzerinde durulmaya değer.
Uruguay 3.5 milyon nüfuslu küçük bir Güney Amerika ülkesi. 170 yıldır (askeri yönetimler dışındaki dönemlerde) hep sağcı hükümetler tarafından yönetilmiş.
Geçen pazarki seçimlerde ise ilk kez bir sol grubun başındaki aday, Dr. Tabare Vasques, daha ilk turdan galip çıkmayı başardı. "Geniş Cephe" adı verilen grubun içinde sosyalistler, komünistler, eski gerillalar bile yer alıyor...
* * *
BU olayın anlamı, Uruguay'da seçmenin verdiği "değişim oyu" sonucunda, gerçek bir rejim değişikliğinin gerçekleşmesi ve ülke siyasetinin sağdan sola kaymasıdır. Bu herhalde zamanla ülkenin ekonomiden dış ilişkilerine kadar, tüm politikalarına yansıyacaktır.
Uruguay'daki bu değişim aslında Güney Amerika'da görülen yeni siyasal akım doğrultusundadır. Bir süredir Latin Amerika ülkelerinin çoğunda, sol veya merkez sol partiler ve başkanlar seçim yoluyla iktidara gelmiş bulunuyor. Venezüella, Brezilya, Arjantin, Şili, Paraguay bu ülkeler arasında. Bu hafta sonu Venezüella ve Şili'de yapılan belediye seçimleri de, Hugo Chavez ve Ricardo Lagos'un artan gücünü kanıtladı.
Evet, Latin Amerika'da önemli bir değişiklik gerçekleşiyor: Hem de demokratik yoldan...
skohen@milliyet.com.tr
|
|