Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Kasım 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
İftar çadırları vicdan sofraları


Bedava yemek için bütün bir yıl Ramazan ayını mı bekliyor acaba insanlar? O açlığı bir yıl boyunca içlerinde mi tutuyorlar?
Yardımlarını lütfetmek için diğerleri, diğer insanlar, Ramazan ayını mı bekliyorlar? O vicdanı bir yıl boyunca içlerinde mi küflendiriyorlar?
O kadar mı uyuşuktur insanın vicdanı? Ancak sevap vaadiyle uyandırılabilecek kadar uyuşuk... Sevap yoksa zenginliği paylaşmak da yok!
Eşitsizliği devam ettirir zenginin yoksula yardımı. Küçük bir vicdan aklama molasıdır bu. Masadan düşen kırıntılarla doyunca karınlar, haksızlık ziyafeti daha uzun ve huzurlu sürer.
İftar çadırları vicdan aklama istasyonlarıdır. Aç olan ertesi sabah yine acıkacaktır. Yardımını lütfeden ise vicdanını bütün yıl tok tutacaktır!
O çadırlarda olup biten ekmeğini paylaşmak değildir. Çünkü gerçek paylaşım zenginliği yok edecektir. Tuhaf olan şudur; bunu, aslında açlar bile hayal etmek istememektedir. Acıklı olan da budur zaten. İnsanların aç kalmasından daha acıklı olan...

Bomba değil, yiyecek!
Önümüzdeki günlerde İstanbul'un bir yerinde bir eylem olacak. Bu eylemde muhtemelen ıspanak, pırasa, diğer mevsim sebzeleri olacak. Sebzeli eylem! Sıcak yemeklerin dumanı elden ele dağılacak. Dumanı tüten eylem! Bu eylem sırasında ne slogan atılacak ne de pankartlar taşınacak. Birtakım insanlar belli bir noktada durup pişirdikleri yemekleri dağıtacaklar. Bu insanlar zengin olmayacak. Eylem, zenginliğin kırıntılarını lütfetmekle ilgili olmayacak. Bu insanlar bir gün önce pazarda satılmamış sebzeleri toplamış olacaklar, kendi elleriyle pişirmiş olacaklar. Kendilerine bir kap yemek ayırıp gerisini sokakta dağıtıyor olacaklar. Yemeklerin yanında küçük ilanlar dağıtılıyor olacak şöyle diyen:
"Biz, biz de var olanı paylaşıyoruz. Biz topluyoruz, pişiriyoruz, paylaşıyoruz. Çünkü bomba değil, yiyecek kapitalizmi öldürür!"
Bu arkadaşlar heyecanlı, gaza gelmiş gençler değil. Anarşistler ve aç insanları görünce insanlıktan midesi bulanan diğer insanlar. Uluslararası düzeyde etkinliği ve bağlantıları olan "Food Not Bombs!" (Bomba değil, yiyecek!) örgütünün Türkiye'de harekete geçirdiği ya da fikir verdiği insanlar. Yeryüzünün tüm yiyeceklerinin eşit paylaşıldığı zaman kimsenin aç kalmayacağını bilen, bunu yemek yaparak anlatan insanlar. Daha önce Mc Donald's önünde bir eylem yaptılar. Eylem dedimse, yemek dağıttılar yani. Sonra Eminönü Camii önündeydiler. Yine sessizce paylaştılar. Vicdanlarını diriltmek için özel bir ayı beklemeyen insanlar. Onlar için aç bir insan görmek yetiyor yani, anlamak için olan bitenin haksızlık olduğunu...

Para değil, çaba!
Paylaşmak için zengin olmak gerekmiyor. Üstelik zenginlik paylaşmayı engelleyen bir şey. Çünkü paylaşmak olsaydı gerçekten, zenginlik olmayacaktı. Paylaşmak zenginliği tehdit eder. Öyle...
Sözünü ettiğim eşitsizlik karşıtı yiyecek eylemi için de zengin olmak değil, emek vermek gerekiyor. Yiyecek toplamak gerekiyor. Nereden olursa... Otellerden mesela, lokantalardan, pazarlardan, evlerden... Ertesi gün o yiyecekleri pişirmek gerekiyor. Sonra tabii eylemin zamanını yakalamak, bu örgütlenmeyi becerenlerle iletişime geçebilmek... Bu sebepten, belki arzu edersiniz diyerekten iletişim adresi şöyledir efendim:
www.savaskarsitlari.org
www.istanbul.indimedia.org

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
Amerika'da yetmiş iki millet
AMERİKA 'yetmiş iki millet'ten oluşan gerçek ...
Çetin ALTAN
Kuşlara yem sunan kedi, çıngıraklar mıngıraklar...
KÖYCEĞİZ'deki iki avuçluk yeşil bahçede, bodu...
Melih AŞIK
Maksadı bilelim...
"TBMM Muhafız Taburu Gazinosu'nda askeri kura...
Fikret BİLA
Suya atılan taş...
Genelkurmay İkinci Başkanı Org. İlker Başbuğ,...
Hasan CEMAL
Nasıl bir Amerika?
Amerika'yla kötü olmak gibi bir lüksü yok dün...
Güneri CIVAOĞLU
Avrupa Çankaya'sı
Askerden gelen sesler sağduyuyu yansıtıyor. G...
Abbas GÜÇLÜ
Yabancı dille eğitim kalkacakmış!
Milli Eğitim Bakanlığı, anadolu liselerinde y...
Hurşit GÜNEŞ
Petrol fiyatlarının artması Türkiye'ye yarar mı?
Bir süre önce televizyon kanallarından birind...
Nail GÜRELİ
Gazeteciler tarih yazıyor
Gazetecinin tarihe tanıklık ettiği yaygın bir...
Sami KOHEN
Zor seçim...
SABAH bu yazıyı okurken, ABD'deki seçimlerin ...
Mehmet Y. YILMAZ
"Yiğit basınımız sakalı tartışsın!"
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent A...
Hasan PULUR
Fenerbahçe'nin antrenmanını gör, maçını anla!
HANİ "Gözlerimle görmesem inanmazdım!" diye b...
Meral TAMER
Halk, yolsuzluğa karşı mitinge de hazır, eyleme de...
Yolsuzluklara karşı harekete geçmeye istekli ...
Ece TEMELKURAN
İftar çadırları vicdan sofraları
Bedava yemek için bütün bir yıl Ramazan ayını...
Yaman TÖRÜNER
Çukurova ile ilgili iki iddia
Aşağıdaki iddiaların doğruluğunu araştıramadı...
Osman ULAGAY
Dövizin kıtlığı mı sorun olur, bolluğu mu?
Türkiye'nin dış ticaret açığının ve ona bağlı...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem dövizli kirayı merak ediyor
Ayşe Hanım Teyzem, elinde 18 Ekim 2004 tarihl...
M. Ali BİRAND
Biz bu kafayı ve bu insanları istemiyoruz
Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu adın...

© 2004 Milliyet